Tiyatronun Sinemadan Çok Daha Keyif Verdiği 12 An
Sinemanın rahat koltukları, dev ekranı ve patlamış mısır kokusu akla gelince her şey tamam gibi gözüküyor. Ama aslında tiyatronun elinde sinemanın kolay kolay karşılık veremeyeceği çok önemli bir koz var. O da her şeyin sadece birkaç adım mesafede, tam olarak seyirci önünde yaşanması.
Bütün salonun aynı anda kahkaha atması gibi deneyimlerin bazıları sadece tiyatro sahnesinde yaşanıyor. İşte tiyatronun sinemadan çok daha keyifli olduğunu kanıtlayan 12 an!
1. Perdenin ilk kez açıldığı o büyüleyici an.
Filmde mekan değiştirmek için kurguda atlama yapmak yeter. Tiyatroda ise birkaç metrekarelik sahnenin kısa süre içinde bambaşka bir dünyaya dönüşmesi gerekir. İşte bu nedenle perde açılıp da seyircinin sahne dekorunu ilk kez gördüğü o an, insana bambaşka bir keyif verir.
2. Oyuncuyla ilk kez göz göze geldiğin o an.
Sinemada oyuncularla doğrudan bağ kurmak gerçek anlamda imkansızdır. Tiyatro sahnesinde ise karşında performans sergileyen biriyle göz göze gelme şansın vardır. Üstelik ön sıralardaysan bu gayet gerçek bir ihtimal olabilir ve seninle uzun süre kalacak özel bir anıya dönüşebilir.
3. Etkinlik programının çok zengin olduğunu keşfettiğin an.
Tiyatronun güzel taraflarından biri de tek bir oyunla sınırlı kalmaması. Özellikle İstanbul Tiyatro Festivali gibi dönemlerde farklı sahneler, farklı hikayeler ve farklı anlatım biçimleri peş peşe karşına çıkar. Bir oyuna bakarken kendini birkaç dakika sonra başka bir gösterinin tarihini kontrol ederken bulman mümkün. Bu da tiyatroyu bazen birkaç haftaya yayılan unutulmaz bir keşfe dönüştürür.
4. Bütün salonun aynı anda tepki verdiği o an.
Sinemada film izlerken bazen seyircinin aynı anda güldüğü olur. Ama genellikle o sahnenin etkisi herkeste aynı değildir. Tiyatrodaysa gerçek bir duygu bütünlüğü vardır. Dekor, sahne ve müzik işin içine girdiğinde herkesin aynı anda duygulanması, kahkaha atması ve sevinmesi kadar doğal bir şey de olmaz.
5. Karşında gerçekten sanat icra edildiğini anladığın o an.
Bir tiyatro oyunu asla sadece karşılıklı konuşmalardan ibaret değildir. Oyuna yer yer dahil olan orkestralar, şarkılar, dans gösterileri ve kostüm değişimleri seni gerçek bir yolculuğa çıkarır. Bu maceranın bir kayıttan değil de karşında canlı kanlı sergilendiğini görmekse gerçekten büyüleyicidir.
6. Oyuncunun seyirciye laf attığı o an.
Tiyatro gösterilerinin en beklenmedik taraflarından biri, seyirci ve oyuncu arasındaki dinamiktir. Bazen oyuncunun şapkası seyircinin kucağına düşer, bazen de iletişim doğrudan interaktif bir hal alır. Üstelik bazı gösteriler doğrudan seyirciyi oyunun içine dahil eder. İşte bu da tüm duvarların yıkıldığı o çok özel anı doğurur.
7. Doğaçlamanın önemini anladığın o an.
Tiyatro oyunlarının belki de en güzel yanı, insana özgü olmasıdır. Repliklerin unutulması, oyuncuların düşmesi veya koreografinin karışması gibi ufak aksaklıklar bazen gecenin parlayan anına dönüşür. Üstelik bazen krizler öyle büyük bir ustalıkla önlenir ki, karşındaki insanlara hayran olmaktan başka seçeneğin kalmaz.
8. Bildiğin bir hikayeye bambaşka bir taraftan baktığın an.
Tiyatro oyunlarındaki birçok senaryoyu daha önce ya daha önce okumuş ya da bir yerlerde görmüş olabilir. Ama her oyun bir diğerinden farklıdır ve bildiğin hikayeye bambaşka bir perspektif aralar. Bunu en iyi çocuk tiyatrolarında hissedersin. Bazen bilindik bir hikayenin çocuk neşesiyle buluşması kadar anlamlı olan çok az şey vardır.
9. Sahnedeki oyunculuk ve şovla hipnotize olduğun an.
Tiyatro salonlarında bazen tek bir çıt bile çıkmaz. O anlarda seyirciler koltuklarına yapışarak adeta buz keser. Sahnedeki duygusal an ve heyecan doğrudan seyircinin içine işler. Bazen de araya öyle bir koreografi girer ki duygunun başka türlü anlatılamayacağını düşünürsün. İşte ışık, oyunculuk, müzik ve sahne tasarımı gerçekten iç içe geçer.
10. Oyuncuların selama çıktığı o an.
Bir film bitiminde insanların salondan ayrılmasıyla tiyatro perdesinin kapanması birbirinden tamamen farklıdır. Sinema salonunda erkenden çıkıp trafiğe kalmamak isteyebilirsin. Tiyatro salonunda ise herkes perdenin tekrar açılıp oyuncuların selama çıkacağı o anı bekler. İşte o an, daha önce olmadıysa bile oyuncularla göz göze gelme şansın gerçekten yükselir.
11. Herkesin ayakta alkışladığı o an.
Bir tiyatro oyunundan sonra perde kapanır, ışıklar söner ve salon birkaç saniye sessiz kalır. Ne zaman ki perde açılır, işte o zaman herkes daha önce anlaşmış gibi ayağa kalkıp oyuncuları alkışlar. Bu duygu bütünlüğünün insanda bıraktığı etki sinema salonunda yaşanamayacak kadar güçlüdür.
12. Oyun bitse de üzerindeki etkisinin devam ettiği an.
Bir tiyatro bitse ve perde kapansa bile o oyunun sende bıraktığı etki uzun süre devam eder. Yani bir tiyatro oyunu sonrasında durup durup aynı sahne dekorunu, aynı monoloğu ya da aynı dans gösterisini hatırlaman çok olası. Çünkü tiyatro sana hızlı tüketilecek bir hikaye vermez. Zamana yayılan, çok özel ve anlamlı bir senaryo sunar. Bu da onu benzersiz kılar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın