Tarihi Bir Muamma: Timur Esir Aldığı Yıldırım Bayezid'i Demir Kafese mi Hapsettirdi?

-

1402'de cereyan eden ve Osmanlıları meşhur fetret devri içerisine sokan Ankara Savaşı hakkında birçok tartışmalar ve çeşitli görüşler mevcuttur. Savaşta esir düşen Yıldırım Bayezid'in başına gelenler ise hala soru işaretleri içerisindedir.

Ankara Savaşı sonrasında Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid esir düştüğü halde oğulları arasında da bir taht mücadelesi başlamıştı.

Osmanlı fetret devrine girerken, Timur'un eski padişah Bayezid'e nasıl muamele ettiği konusunda çeşitli iddialar mevcuttur. Timur'un kendi tarihlerinde, Bayezid'e gayet saygılı ve iyi, padişahlara yaraşır bir şekilde yaklaştığı anlatılır. Fakat bizzat hükümdarın emrindeki bu tarihçilerin olumsuz bir şey yazmaları hiç de mümkün değildi.

Ciddi bir iddia da Bayezid'in Timur tarafından bir demir kafese hapsedilerek Semerkand'a bu şekilde götürüldüğü üzerinedir.

Timur'un tarihlerinde bu konuya değinilmese de Arap, Bizans ve birkaç Osmanlı kaynağında bu iddia açıkça dile getirilmiştir. 16. ve 17. asır Osmanlı tarihçilerinde bu meseleyi tamamen reddederek aksini savunma eğilimi görülür. Fakat Evliya Çelebi de kafes meselesinin gerçekliğine inananlar arasındadır.

Osmanlı üzerine araştırmalarıyla tanınan 19. asrın ünlü tarihçisi Joseph von Hammer ise iddiayı kabul etmeyenler arasındadır.

Hammer, demir kafes meselesini savunan Osmanlı tarihçilerinin, Arap kaynaklarını yanlış yorumlayarak bu meselenin arkasından gittiklerini düşünmektedir. Ona göre Arap tarihçilerinin bildirdiği bu ''demir kafes'' ile kastedilen bir tahtırevandır. 

Osmanlının kuruluşu üzerine araştırma yapan bir başka yazar H. A. Gibbons ise, Hammer'in aksine, 16. ve 17. asırlardaki Osmanlı saray tarihçilerinin konumlarından ötürü bu gerçeği reddettiklerini ileri sürerek, Aşıkpaşazade ve Neşri gibi kaynaklarda zikredilen kafes meselesinin gerçekliğine inanmaktadır.

Ankara Savaşı sonrasında Yıldırım Bayezid'in durumunu inceleyen Ord. Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü ise konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor.

Evvela ''demir kafes'' meselesinden bahseden veya hiç bahsetmeyen devrin önemli kaynaklarını ele alan Köprülü, batılı Ünlü Türkologların görüşlerine de başvuruyor. Böyle bir örneğin daha önceki tarihlerde aynı coğrafyada mevcut olup olmadığını soruşturan Köprülü, Samanoğulları'nda, Hindistan'da, İlhanlılar'da, Safeviler'de daha önce demir kafese hapis uygulamasının cereyan ettiğini belirtiyor. 

Fuad Köprülü, aynı zamanda Büyük Selçuklu hükümdarı Sancar'ın da Oğuz isyanı sonrasında esir düştüğünde yine demir bir kafese hapsedildiğini anlatıyor. Ele aldığı kaynaklar ve araştırmadan çıkan sonuç olarak, kendisi de Yıldırım Bayezid'in demir bir kafese hapsedilmesinin, tarihi bir vakıa olduğuna hükmediyor.

Fakat soru işaretleri bu ucu açık mesele ile de sınırlı kalmıyor. Yıldırım Bayezid'in ölümü de tamamen ayrı bir gizem konusu!

Temelde üç iddia ön plana çıkıyor:

  • Timur'un Bayezid'i öldürtmesi.

  • Bayezid'in eceliyle hayata veda etmesi.

  • Bayezid'in yüzüğündeki zehri içerek intihar etmesi.

Timur'un tarihçileri bu konuda da aynı şekilde Yıldırım Bayezid'in eceliyle öldüğünü belirtmektedirler. Hatta Timur'un bu ölüm haberini aldığında çok kederlendiğinden de bahsederler.

Arap ve İran kaynaklarının ise bazılarında Yıldırım Bayezid'in Timur tarafından idam ettirildiği, bazılarında da eski padişahın eceliyle öldüğü belirtilir. Buna karşılık en eski Osmanlı kaynaklarından biri olan Aşıkpaşazade, Yıldırım Bayezid'in intihar ettiğini söylemektedir. 16. ve 17. asırda yazılmış Osmanlı tarihlerinde ise, eski padişahın intiharı meselesi reddedilmektedir.

Fuad Köprülü bu konu üzerinde de eski tarihlerdeki misallere müracaat etmeyi tercih ediyor.

Büyük Selçuklular'da, Gazneliler'de ve Safeviler'de yüzükte zehir taşımanın örneklerinin görüldüğünü belirten Köprülü, Yıldırım Bayezid'in de böyle bir zehirli yüzük taşıyabileceğinin mümkün olacağını söylüyor. İçerisinde bulunduğu şartlar, ortam ve psikolojinin de padişahı intihara sürükleyebileceğine değinen Köprülü, Yıldırım Bayezid'in bu şekilde intihar ettiğine kanaat getiriyor.

Netice itibarıyla Ankara Savaşı sonrasında Yıldırım Bayezid'in yaşadıkları halen tam olarak aydınlığa kavuşmamıştır.

Biz burada sadece sizlere, ortaya atılan iddiaları ve araştırmaları, düzenli ve anlaşılır bir şekilde nakletmeye çalıştık. 1402'deki savaştan bir yıl sonra Yıldırım Bayezid'in hayata veda ettiğini ve ardında bıraktığı oğullarının gergin bir mücadeleye girdiklerini bilmekteyiz. 

Eski padişahın başına gelenler ve ölümü ise, görüleceği üzere kaynaklardaki farklı iddialarla anlatılmaktadır. Bu iddialardan hangisinin daha gerçekçi veya doğru olduğunu tespit etmek ise, şu anda neredeyse mümkün değildir. Dolayısıyla bir tarih okuyucusunun üzerine düşen, bu iddialardan birisini seçmek veya her biri hakkında fikir sahibi olup çekimser kalmaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
samet-aztekin

pazz ona bakarsan bayezidde tüktü arap değildi mal mal konuşma

pazz

Kendi bi b*k zanneden Arap dölü Bayezid'a Türk oglu TÜRK TİMUR HAN haddini bildirmiştir.. Kafese koymayi birak keşke anasını s*kseydi..

nebusimdi

Rusların Moskova'nın güneyine inmesini engelleyen Altınorda devletini yıkarak Rusların Kafkaslara, Balkanlara kadar inmesinin yolunu da açmıştır Timur aynı zamanda. Türk'tür, ama kendisini hep Cengiz ailesinin damadı olarak tanıtmıştır. "Ali Cengiz küregenliğinden (damatlığından)..." diye ferman yazar. Cengiz ise Moğoldur. "Kendini bi b.k zanneden" Bayezid ise (Karamanoğulları dahil) o zamana kadar Farsça olan resmi dili ilk defa Türkçe yapan Osmanlı soyundandır. Yani çok şeyetmemek lazım.

bunyamina

Beyazid mektuplarini arapca yazmistir. bu konuda yazilmis bir tez yazisini ekte veriyorum bakiniz: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/258120 Bayezid in babasi murat1 ve annesi Rum olan Mariyadir. (sonradan Gulcicek adini almistir) Dolayisiyle bize Bayezid 1 i Turk diye ittirmeye calismadan once biraz arastirin lutfen.

hukumran

tarih galipler tarafından erkek gözü(his-story) ile kaleme alınan bir simülasyondur. felsefe ve sosyoloji ile desteklenmeyen tarih kör ve topal kalacaktır.

mehmetolkun

Arkadaşlar şunu unutmayalım ki beyazit ve timur arasındaki diyalog sadece mektuplar aracılığı ile olmamıştır. Elçiler aracılığı ile bir çok görüşme yapılmıştır.Evet timur mektuplarda saygılı görünüyor idi ise de osmanoğlundan kabul edilemez taleplerde bulunmuştur. Bunlardan biri beyazıt'ın oğullarından birini kendisine göndermesini istemesidir. Aslında Ankara savaşı kaçınılmazdı ve timur osmanoğlunu bir şekilde etkisiz hale getirecekti. Ancak çin seferi öncesi bunu olabildiğince kansız halletmek istedi ve olmadı.

feyk

sonuc, tarihi gercekler degil, tarihciler yazar.

Başlıklar

AnkaraHindistanİdamİntiharİranTercih
Görüş Bildir