Tam 460 Ton Taşıyabiliyor: Avustralya'nın Dev Yol Trenleri!
Türkiye'de yolda gördüğümüz en uzun araç tek dorseli çeken bir tır. Avustralya'da ise aynı çekicinin arkasında üç, dört, hatta altı dorse birden olabiliyor. Ülkenin bazı kasabaları bir sonrakine binlerce kilometre uzaklıkta olduğu için, karayolu taşımacılığı orada apayrı bir biçim almış durumda. 'Yol treni' denen bu kombinasyonların dokuz farklı dizilimi var. En büyüğü olan Powertrain, çekicisindeki ve dorsesindeki iki ayrı motorla toplam 1.000 beygir üretiyor ve tek seferde 460 ton cevher taşıyor.
Avustralya'daki Yol Trenlerinin Dokuz Farklı Dizilimi Var ve Her Birinin Ayrı Bir Adı Bulunuyor
Avustralya'da demir yolu ağı limanlarla dağıtım merkezlerini bağlamaya çalışıyor, ama şehirleri ve kasabaları birbirine bağlayan asıl damar karayolu taşımacılığı. Verimlilik baskısı zamanla birbirinden farklı dokuz dizilim doğurmuş. En bilineni, çekicinin arkasına iki dorsenin doğrudan bağlandığı B-double. Ona bir dorse daha eklenince B-triple oluyor. İkili yol trenlerinde dorseler birbirine 'dolly' denen bir ara aparatla bağlanıyor.
Listenin geri kalanı iyice iddialı: AB-triple, BAB Quad, ABB Quad, üçlü yol treni ve 2AB Quad. Harflerin anlamı aslında basit; B doğrudan birbirine oturan dorseleri, A ise aralarına bir çeki düzeneği giren bağlantıları anlatıyor. Dörtlü kombinasyonlar 60 metreyi bulabiliyor, yani bir futbol sahasının yarısından uzun. Listenin en tepesinde ise kendi başına ayrı bir sınıf duruyor: Powertrain.
Dünyanın En Büyüğü 460 Ton Taşıyor: Hem Çekicide Hem Arka Dorsede Ayrı Birer Motor Var
Powertrain, hem Avustralya'da hem dünyada çalışan en büyük yol treni. Kuzey Toprakları'nın batısındaki Granites altın madeninde görev yapıyor ve 200 tonluk damperli madenci kamyonların yerine kullanılıyor. Sebebi ise maden sahasındaki taşıma mesafelerinin o kamyonlar için fazla uzun olması.
İşin teknik tarafı da bir o kadar sıra dışı. Çekicide 19 litrelik, 600 beygirlik bir Cummins motor var; ancak tek başına bu ağırlığı çekmeye yetmiyor. Bu yüzden arkadaki B-double dorsesinin içine 400 beygirlik ikinci bir Cummins motor daha yerleştirilmiş ve otomatik şanzımanla tekerleklere güç veriyor. İkisi birlikte 1.000 beygir üretiyor. Yani bu araç, arkasından itilen bir tren değil, uzunluğu boyunca birden fazla noktadan güç alan bir sistem.
Bu Devler Şehre Giremiyor: Yolculuk Kasabanın Ucundaki Sanayi Sitesinden Şafakta Başlıyor
Powertrain'in bu boyutlara ulaşabilmesinin bir nedeni var: özel mülk üzerinde çalıştığı için kamuya açık yollardaki ağırlık ve uzunluk kurallarına tabi değil. Normal yollarda ise durum çok farklı. Şehir ve kasaba sınırları içinde araç ve dorse uzunluklarına sıkı sınırlar konuyor. Bu trenler, şehir içi kamyonlar gibi kısa mesafede frenlemiyor ve dönemiyor. Bu yüzden yolculuklar kasabanın en dışındaki sanayi sitelerinden, trafiğin sıkışmadığı şafak ya da akşamüstü saatlerinde başlıyor. Yol kenarındaki 'yol treni güzergâhı' tabelaları da sürücülere nereye kadar devam edebileceklerini gösteriyor.
Türkiye'de bu ölçekte bir şey yok; bizim yollarımızda tek dorseli tırlar var ve şehirlerarası mesafelerimiz de Avustralya'daki gibi boşlukla ayrılmıyor. Ama oradaki tabloyu anlamak zor değil: bir kasabayla diğeri arasında binlerce kilometre varsa, gıda da hayvan da inşaat malzemesi de aynı seferde gitmek zorunda.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın