Seçim Sonrası Dev Hizmet: Kübler-Ross Modeli ile Hayata Tutunma Rehberi

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Kimdir bu Kübler-Ross? Tam adı Elisabeth Kübler-Ross’tur, 1926 - 2004 yılları arasında yaşamış, ölüm, ölmekte olan kişilerle ilişkiler, yas ve yas tutma konuları hakkında araştırmalar ve çalışmalar yapmış İsviçreli bir psikiyatristtir kendileri.

Bize şu öğüdü vermiştir: ”Tanıdığımız en güzel insanlar; yenilgiyi, acıyı, çileyi, mücadeleyi ve kaybetmeyi tanımış ve en diplerden tekrar çıkış yolu bulabilmiş olan insanlardır. Bu kişilerin; hayatı takdir eden, duyumsayan ve anlayışla karşılayan nitelikleri, onları yoğun bir merhamet, nezaket ve sevgi duygusuyla doldurmuştur. İnsanın erdemi bir anda oluşuvermez.”

İşte size içine düştüğünüz kötü durumdan çıkış yolu, Kübler-Ross modeliyle hayata tutunma rehberi.

İşte Elisabeth Kübler-Ross'un gençliği.

Bu da yaşlı halleri.

Burada Kübler-Ross yöntemini kullandığı bir hastasıyla birlikte.

Ve bu da son zamanlarından bir fotoğraf. Şimdi gelelim Kübler-Ross Modeli'nin evrelerine:

1. İnkar

Önce inkar edeceksiniz... "Bu nasıl olur", "inanmıyorum", "mümkün değil bu olamaz", "birisi bu bir rüya desin", vs. diyeceksiniz. Anlamsız, saçma, yer yer patlama şeklinde tepkiler olacak bunlar, bir türlü kabul edemeyecek, inanamayacaksınız. Korkmayın, kısa bir süre sonra "yoksa", "acaba, "olabilir mi", vb. kelimeler dökülecek dudaklarınızdan. Artık ikinci aşamaya geçmeye hazırsınız.

2. Öfke

Artık her şey kesindir, korktuğunuz başınıza gelmiştir. Bundan sonra içinizi büyük bir öfke kaplayacak, hiçbir şeyi kabul etmeyeceksiniz. Sürekli "neden biz", "neden böyle oldu", "bu çok saçma", "kabul edilemez", "oysa anketler", vs. diyeceksiniz. Kırıp dökeceksiniz belki, sinirinizi birilerinden, bir şeylerden çıkarmaya çalışacaksınız. Bir isyan dalgası kaplayacak içinizi, savaşçı ruhunuz depreşecek, öfkeniz gözünüzü kör edecek. Ama üzülmeyin, bu da geçecek.

3. Pazarlık

Öfkenizin dinmesinin ardından bir pazarlığa girişeceksiniz. "Şu olsaydı bu olurdu", "şu olsun bunu yaparım", "keşke şöyle olsaydı", "bari şunu yapsaydık", vb. sözlerle bir yandan kendinizi yatıştırmaya, diğer yandan boş vaatlerde bulunmaya başlayacaksınız. Bu evrenin en dramatik bölümündesinizdir, bu çaresizliğiniz, bu kendinizi kandırma çabalarınız yakın çevrenizde bulunanların gözlerini doldurur.

4. Depresyon

Ve bunalımlı günler, içe kapanma, hayata küsme, normalde yapılan günlük aktivitelerin zevk vermemesi, ölümden korkma... Artık aşırı mutsuz, içe kapanma eğilimleri gösterdiğiniz bir evredesiniz. Bu evreden çıkmak diğerlerine göre nispeten zordur, arkadaşlarınızın, sevdiklerinizin, ailenizin, vs. yardımları çok önemlidir. Yaşadıklarınıza inanamamanın getirdiği ağır yük, çabalarınızın boşa gitmiş olmasının yarattığı hissiyat, kaybetme duygusu sizi derin bir mutsuzluk kuyusuna çekecektir. Küsmeyin hayata, bu kadar kolay vazgeçiyor olamazsınız.

5. Kabullenme

s1253.photobucket.com

Ve sonunda içinde bulunduğunuz şartları kabul edeceksiniz. Artık kendinize ilişkin planlar yapmaya başlayacak, ne olduysa oldu önümüze bakalım diyeceksiniz. Korkmayın, er geç bu evreye gelecek ve daha pozitif, daha olumlu düşünmeye başlayacaksınız. Dünyanın sonu değil ya diyeceksiniz, kendinize yeniden umut aşılayacaksınız. Artık içine girdiğiniz derin kuyudan çıktınız, gerçeklerle yüzleştiniz, kabul ettiniz ve önünüze bakıyorsunuz. Tıpkı olması gerektiği gibi.

Teşekkürler Elisabeth Kübler-Ross!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
itsasin

boşverin abi sürünsünler

king-arthur

Sosyal medyadan ülke yönetilse ne güzel olurdu değil mi kendini entel sana cahiller? Sosyal medyadan halka ne çok saldırılırsa bu loserlar o kadar çok kaybediyor. Kusun kininiz, dökün nefretinizi, sandıkta alıyorsunuz cevabınızı.

crystalon

Üzülmeyelim artık olan oldu bu ülke çok badireler atlattı bunu da atlatır ben son evreyi yaşıyorum galiba.

akin-turk

Sen Türkiye de ki her iki kişiden birini beyinsiz olarak algılarsan,Türk geleneklerini hiçe sayarsan,Türkiye yi ,kendi dar kalıbına sokmaya kalkarsan,her yerde kara propaganda yapıp Türkiye yi kötülersen,bu vatanın gerçek vatanseverleri çıkıp bir yumrukla sizi işte böyle yere serer.Kimse unutmamalı ki kendisini ağır siklet sananların aslında tüy siklet olduğunu bu millet çok iyi biliyor..Lazıyla ,çerkeziyle,kürdüyle,alevisiyle,sünnisiyle , bu zafer kazanıldı.Gerçek vatansever işte onlar.Eski halk artık yok aranızda. İnsanları birbirine rahatça kırdırabileceğiniz oyunlara gelen beyinler azaldı artık.Türkiye iyi yolda ilerliyor ,bazı kanı bozuklar ne kadar istemese de.Allah inşallah bu ülkeye daha da güzel günler gösterecek.Beğenmeyen çekip gitsin o çok övdüğü ülkelere.Orda seslerini çıkarmadan kuzu gibi yaşasınlar.Kimin diktatör olduğunu görsünler.Ve son olarak yüzde 0.4 artışı başarı olarak gören bir adama ve barajı yurt dışı oylarıyla son anda geçmeyi başarı olarak gören Seloya oy veren beyinlerin ,bizim beynimizi sorgulamalarına hiç hakları yoktur.

pers-prensi

sağlam yazmışsın

FACEBOOK YORUMLARI

Görüş Bildir