Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sabahattin Ali ve Kürk Mantolu Madonna Hakkında Ortamlarda Anlatmalık İlgi Çekici Detaylar

-

Büyük bir kesim Sabahattin Ali'yi Kürk Mantolu Madonna ile tanısa da, kendisi en başından beri edebiyatımızın önemli isimlerinden biriydi. "sbakgul"un derlediği bilgiler sayesinde hem Sabahattin Ali hem de Kürk Mantolu Madonna hakkında pek çok ilgi çekici bilgiyi öğreniyoruz.

Bu yazı, yazarının izniyle yayımlanmaktadır!

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/64207788

Okuduğumuz, sevdiğimiz yazarların nasıl bir hayatı olduğu ve yazarken neler hissettikleri hep dikkatimi çekmiştir.

Ben de bununla ilgili biraz İnternet üzerinden bakındım. Ufkunuzu iki katına çıkarır mı bilmem ama belki işinize yarayabilecek bir şey olabilir.

Doldurun viskileri, açın klasik müziğinizi; edebiyat konuşacağız. 

Not: Aslında burada birçok yazar ile ilgili kısa kısa ilginç gelen noktaları belirtecektim ama isimleri araştırınca kısacık yazılarla geçiştirerek saygısızlık yapmak istemedim. Daha sonra sırasıyla giderek yazarlar hakkında bilgileri olabildiğince toparlayarak ilgi çekici noktaları sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Sabahattin Ali:

- Babası, Tevfik Fikret ve Prens Sabahattin'le olan dostluğundan dolayı ilk oğluna Sabahattin, diğerine Fikret ismini vermiştir.

- Sabahattin Ali'nin huzursuz bir aile ortamında yetiştiği söylenir.

- Yaşadıklarını şiir, öykü ve denemeler ile kaleme almıştır.

Okulda sürekli sanatla ilgilenmesinden dolayı ailesinin yanına gönderilmek ile tehdit edilmiş ve bunun üzerine karamsar bir ruh haliyle intihar edeceğini söylemiştir.

O dönemde arkadaşı olan Naci Çevik'e bir mektup bırakır. Durumu anlayan arkadaşı, nöbetçi öğretmene haber verir ve Sabahattin Ali okulun bahçesinde yakalanır. Bunun üzerine okul müdürü onu kovamaz ve bir yolunu bularak İstanbul'a naklini sağlar.

Büyük şans olarak, İstanbul'da Muallim Mektebi'nde edebiyat öğretmeni olan Ali Canip Yöntem'in kendisine yardım etmesiyle yazdıklarını önemli dergilerde yayımlayabilmiştir.

Hayatında büyük iz bırakan olay olarak babasının ölümünü belirtir. Bunun üzerine 15 Ocak 1927'de "Babam İçin" şiirini kaleme alır.

Babam İçin 

Allahım! .. İşte bugün, 
Şu zavallı ömrümün 
En matemli bir günü. 

Elim böğrümde kaldım, 
Ben bugün haber aldım: 
Babamın öldüğünü. 

Bitti hayatın tadı, 
Bu haber bırakmadı, 
Dudağımda tebessüm. 

Kalbim oyuldu yer yer, 
Aman Yarabbi, meğer 
Ne acıklı imiş ölüm 

Daha birkaç gün evvel, 
Yüzümü okşayan el, 
Şimdi toprak oluyor. 

Kendi vücudum kadar 
Bana yakın olanlar, 
Birden, uzak oluyor. 

Ah Baba! ..Daha düne 
Kadar senin göğsüne 
Saklıyordum başımı. 

İnan babacığım, inan, 
Bu ateş, menba’ından 
Kuruttu gözyaşımı... 

Sabahattin Ali

Soyadı kanunu sonrası "Şenyuva" soyadını alır fakat babasının ön adı olan "Ali"yi kullanmak ister; ancak izin alamaz.

Bunun üzerine "Ali" olarak kullanılmasını tercih eder.

Öğretmenlik yıllarında alacaklıların kendisini öldürme korkusuyla milli eğitim camiasından dostlarına söyleyerek Yozgat'tan ayrılmak istediğini belirtmiştir.

Bunun üzerine Mustafa Kemal Atatürk'ün, öğretmenlerin yabancı dile tam hakim olması amacıyla oluşturulan İngiltere, Almanya, Fransa'ya giden grupların arasından Almanya'ya dahil olmuş ve yaşamının belli bir dönemini orada geçirmiştir.

Sevgi beslediği ve karşılık göremediği birçok insan olmuş fakat iki ismin yerinin başka olduğunu, yazdığı mektuplarda belirtmiştir.

Bunlardan birinin hepimizin yakından bildiği Kürk Mantolu Madonna romanına ilham verdiği söylenir.

İlki olan Frolayn Puder hakkında Ayşe Sıtkı İlhan'a yazdığı mektupta şöyle der:

“Almanya’da Frolayn Puder isminde bir hatuna ziyadesiyle âşıktım. (Bu kadın arkadaşlar arasında 28 namıyla meşhurdur.) O zamanlarda ise Berlin’de şu meşhur deli şarkıcı filmi oynamıştı ve oradaki Sonny Boy şarkısı herkesin ağzında idi. Şimdi bunu mırıldanınca sisli ve yağmurlu teşrinievvel günlerinde 28 ile müzelere veya sinemaya gidişim aklıma gelir. Yolda mütemadiyen kızcağızın yüzüne dalar, önümü görmezdim, o da hafif bir tebessümle başını bana doğru çevirerek bu salaklığımı mazur gördüğünü anlatmak isterdi. Âşık olduğum kimseler arasında bana bu kadın kadar iyi muamele edeni olmamıştır. Parmağının ucunu bile koklatmadığı halde beni kırmaz, aramızda genişlemeyen ve daralmayan muayyen bir mesafe muhafaza etmesini gayet iyi bilirdi...”

İkincisi ise, öğrencisi olan Melahat Muhtar'dır.

Aşkına karşılık bulan Sabahattin Ali, Melahat Muhtar'a atfen "Çocuklar Gibi" şiirini yazmıştır.

Çocuklar Gibi

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı 
Kırlara yayılan ilkbahar gibi 
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı 
Göğsümün içinde ateş var gibi 

Bazı nur içinde, bazı sisteyim 
Bazı beni seven bir göğüsteyim 
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim 
Her yere sokulan bir rüzgar gibi 

Aşkım iki günlük iptilalardı 
Hayatım tükenmez maceralardı 
İçimde binlerce istekler vardı 
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi 

Hissedince sana vurulduğumu 
Anladım ne kadar yorulduğumu 
Sakinleştiğimi, durulduğumu 
Denize dökülen bir pınar gibi 

Şimdi şiir bence senin yüzündür 
Şimdi benim tahtım senin dizindir 
Sevgilim, saadet ikimizindir 
Göklerden gelen bir yadigar gibi 

Sözün şiirlerin mükemmelidir 
Senden başkasını seven delidir 
Yüzün çiçeklerin en güzelidir 
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi 

Başını göğsüme sakla sevgilim 
Güzel saçlarında dolaşsın elim 
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim 
Sevişen yaramaz çocuklar gibi 

Sabahattin Ali

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'ye yazdığı "Hey Anavatanından Ayrılmayanlar" şiiri yüzünden 22 Aralık 1932 tarihinde tutuklanır ve 1 yıllık ceza alır.

- Cumhuriyetin 10. kuruluş yıl dönümü sebebiyle çıkan genel aftan yararlanarak 10 ay sonra serbest kalır.

- Yeniden atanmak için yaptığı görüşmelerin sonucunda Mustafa Kemal Atatürk hakkında "Benim Aşkım" şiirini kaleme almış ve bir süre bekletildikten sonra memuriyete geri dönüş yapabilmiştir.

Kendisine lanse edilen komünist sıfatını terse çevirmek için oyunlar yazdığını ve sahneye konacağını belirtmiştir.

Bu sırada arkadaşı olan Ayşe Hanım'a yazdığı mektubun sonuna bir not bırakarak evlilik teklifi eder. Fakat Ayşe Hanım "Yazdıklarında ciddi olduğunu düşündüysen büyük çocukluk etmişsin" diyerek geri çevirir.

Kaçak olduğu dönemde kendisine rehberlik edecek eski subay, silah çalmak suçundan ordudan ihraç edilen Ali Ertekin ile tanışır.

- Ali Ertekin, Sabahattin Ali'yi kitap okurken sopayla yüzüne defalarca vurarak öldürür.

- Ali Ertekin verdiği ifadede Sabahattin Ali'nin Rusya ve Bulgaristan'da çalışmalar yaparak Türkiye'de ihtilal çıkaracağını ve bu sebepten dolayı sürekli tartıştıklarını söyler. 

Kaynaklar: 1 2 3

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erhan-armada-ozsoy

Başlığı kim yazdıysa "Kürk Mantolu Madonna Hakkında Ortamlarda Anlatmalık" bir durum söz konusu bile değil!!!bir sürü güzel yazarlarımız mevcut bizim ama 2 kelime yazmışınız kitap hakkında pekte ilgi çekici cinsten değil kitap o kadar da basite indirgenmemeli ayrıca asalaklık Yapmanın alemi de yok;Gidip bir zahmet alıp okuyun amk kitabı.Ayrıca diğer kitaplarınıda bir okuyun sadece TEK Kitap üzerinden konuşmak doğru değildir.hayat hikayesi anlatılışına lafım yok yemişler adamı resmen.

reira-serizawa

Silik bir adammis kitaptaki adam gibi, kendini ve askini yazdigini bilmiyordum, kitap biraz daha manali geldi simdi, 2 sene once ,okudugumda garip gelmisti.

sairsehabe

Sen bana benimde bir ruhumun olduğunu öğrettin.

Başlıklar

AlmanyaEvlilikFransaİngiltereİntiharİstanbulKitapRusyaTercihYozgatolay
Görüş Bildir