Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Özgür Akın Yazio: Gen Teknolojisi İnsanlığı Nasıl Dönüştürecek? Gelecekte Bizi Neler Bekliyor?

24PAYLAŞIM
Yazio Banner

Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak, bir canlıya başka bir canlı türünden gen aktarılması veya mevcut genetik yapıya müdahale edilerek o canlının gen haritasına yeni özellikler kazandırılmasını sağlayan teknolojik uygulamalar gen teknolojisi olarak ifade ediliyor. Bu tür yöntemlerle gen haritası değiştirilen canlılar transgenik ya da GDO yani genetiği değiştirilmiş organizma olarak tanımlanıyor.

Gen teknolojileri ve buna bağlı uygulamaların tıp, tarım, endüstri ve çevre gibi alanlarda kullanımı giderek yaygınlaşıyor.

Birçok farklı alanda uygulanan ve son dönemlerde oldukça gündeme gelen bu tür teknolojik uygulamalar bakteri ve mikroskobik canlılar başta olmak üzere özellikle son yıllarda aşılama çalışmalarından kalıtsal hastalıklara, tarım sektöründen henüz tedavisi mümkün olmayan hastalıkların tedavisine kadar pek çok alanda uygulanıyor.

Yeni bir dönemin başlangıcı: “CRISPR”

Yeni bir biyoteknoloji olan CRISPR tıpta yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor ve birçok teknolojik uygulamayı değiştirebilecek nitelikte olduğu değerlendiriliyor.

Bilim insanları genetik mühendisliği çalışmalarının bir sonucu olan CRISPR ile canlıların genetik haritalarını düzenleyebildiklerini açıkladı. Bu bir canlının DNA’sında bulunan kodların değiştirilebilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla bu yöntemle bilim insanları canlılarda hastalığa neden olan genlerin yok edilmesi veya değiştirilmesiyle birçok hastalığın tedavi edilebileceğini belirtiyor. Özellikle genetik rahatsızlıkların büyük bir oranının bu yöntemle giderilebileceği değerlendiriliyor.

Dünyanın farklı ülkelerinde uygulanan ve gelecekte gerçekleştirilmesi muhtemel bazı çalışmalara bakalım.

Kanser Araştırmaları ve Genetik Tedavi

Genetik alanda yaşanan gelişmeler, gen mühendisliğinin gelişimi ile tıp ve eczacılık alanında birçok yöntemin uygulanmasını kolaylaştırırken yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasını ve ayrıca kullanılan ilaçların daha da geliştirilmesini mümkün hale getirdi. Burada belki de en güzel örnek insülin. Geçmişte hayvanlardan elde edilen insülin ilk defa gen mühendisliği sayesinde üretildi.

CRISPR yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmaların başında şüphesiz kanser tedavisi üzerine yapılan araştırmalar geliyor. Özellikle Çin’de gerçekleştirilen çalışmalar bu konuda başı çekiyor. Genetik tedavi alanında çığır açması beklenen bu teknoloji ile hastalıklı hücrelerin yerine sağlıklı hücrelerin aktarılması ve özellikle bulaşıcı hastalıklar ile farklı genetik tedavilerin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Japonya’da yürütülen bir çalışmada HIV’nin insan hücrelerine yayılımını önlemek adına bilim insanlarının CRISPR kullandığı belirtiliyor.

İnsan Tasarımı, Gen Klonlama ve Organ Nakli

Bebeğinizin doğmadan önce özelliklerini belirleyebildiğinizi bir düşünün. Ya da organ nakli olması gereken bir hastanın ihtiyacı olan organa kolay ve sorunsuz bir şekilde ulaşabildiğini.

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz teknolojilerden biri gen klonlama. Ahlaki açıdan çok tartışılan bir konu olsa da bu teknoloji insanların daha sağlıklı bebek sahibi olmalarına yardımcı olabilir. Dünya genelinde organ talebinin hızla arttığı günümüzde CRISPR bu konuda da insanlığın geleceğini değiştirebilir. Nitekim başka bir hayvanın hücre veya organlarını bir insan alıcıya nakletme çalışması farelerde başarıyla gerçekleştirildi.

Tarımsal Üretim ve Gıda güvenliği

Özellikle çiftlik hayvanlarının tedavisinde kullanılan aşılar ile büyüme hormonları genetik teknolojilerden yararlanılarak geliştirilmekte. Bu teknolojik yöntem daha lezzetli ve besleyici ürünler yetiştirilmesi amacıyla tarım alanında da kullanılabilir.

Tarım ve hayvancılıkta yaygın bir şekilde kullanılan biyoteknolojik yöntemler sayesinde farklı iklim şartlarına ve zirai ilaçlara karşı dayanıklı bitkiler üretiliyor. Dayanıklı bitkilerin üretilmesiyle zararlı canlılara karşı kullanılan zirai ilaçların kullanım oranı da düşürülmekte.

Özellikle iklimsel değişimlerin tarım ürünlerini tehdit ettiği günümüzde bu insanlık için kaçınılmaz olabilir. Ayrıca CRISPR teknolojisi, tarımsal üretim sonrası gıdaların uzun süreli korunması için de kullanılabilir. Nitekim 2014 yılında Çin’de küflenmeye dayanıklı buğday üretmek için CRISPR kullanıldı. Bu durum ürünlerin daha uzun raf ömrüne sahip olabileceği anlamına geliyor.

Nesli tükenen hayvanları yeniden doğada görmemiz mümkün olabilir mi?

Bu teknolojiden faydalanarak dünya üzerinde yaşamış fakat nesli tükenmiş olan canlıların geri getirilmesinin de mümkün olabileceği görüşünü ortaya atanlar var. CRISPR’ı nesli tükenen hayvanları geri getirebileceğini savunan bir grup bilim insanı 3.600 yıl önce nesli tükenen son yünlü mamutların hibritlerini geri getirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.

Öte yandan bu yöntemin etik açıdan birçok soruna yol açacağı da gündemde. Özellikle insan ırkının belli bir düşünce istikametinde kodlanacağı yapılan tartışmalar arasında. Tartışmalar bir yana farklı pek çok genetik rahatsızlığın giderilmesi adına büyük katkılar sunacak bu teknoloji şüphesiz önümüzdeki süreçte daha fazla gündemde yer alacak.

Tarihsel süreçte canlılar üzerine farklı araştırmalar yapılmış olsa da bu konu üzerindeki esas tartışma ve çalışmalar 1960’lı yıllarda başladı ve günümüze kadar gelişerek devam etti. Bakterilere gen aktarımıyla başlayan ve birçok insan için yeni ve karmaşık bir araştırma alanı olan gen teknolojilerine yönelik çalışmalar, günümüzde insanlar da dahil olmak üzere farklı pek çok organizma üzerinde yürütülüyor.

Özellikle son yıllarda sıkça gündeme gelen "İnsan Genomu Projesi" kapsamında insanların genetik yapısı hakkında ulaşılan bilgiler dünya genelinde büyük bir ilgi topladı.

Günümüzde yaşamın her alanında kendisinden söz ettiren gen teknolojisi ve özellikle CRISPR, çok yakın bir gelecekte tüm insanlığı etkileyecek bir boyuta ulaşabilir. Şimdilerde bile farklı tartışmaların yapıldığı bu konu üzerinde önemle durmanın gerekliliği ortada. Vakit kaybetmeden biyoteknoloji ve gen teknolojileri konusunda gerekli atılımları yapmalı ve geleceğin inşasında söz sahibi olabilmeliyiz. Bu sebeple sosyal ve hukuksal düzenlemeler konusunda ivedilikle harekete geçilmeli ve insanlığın geleceğine yön verilirken yaşanan gelişmelere kayıtsız kalmamalıyız.

Instagram

Twitter

Facebook

Linkedln

YouTube

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
deliboran

…”Öte yandan bu yöntemin etik açıdan birçok soruna yol açacağı da gündemde. Özellikle insan ırkının belli bir düşünce istikametinde kodlanacağı yapılan tartışmalar arasında” demiş yazar, madem öyle; çalmayan, çırpmayan, gelir adaletsizliğine, SAVAŞ’A, Her türlü zorbalığa karşı. insana, hayvana, doğaya saygılı, Milyarderlerin değil, çalışanın üretenin hakkını alacağı bir sistemi oluşturacak insanlar kodlasınlar o zaman. Çok mu zor!

arslanoglu

Hadi her şeyi yaptın dna kodladın canlıyı nasıl diriltirsin? Ölü canlı dirilmez doğmaz. Çünkü ruhu yok ki beden geliyor ama peki ya ruh?

bmod1

cehaleti engelleyen gen var mı acilen bizim ülkeye lazım, gt kılı olmaya kendini adamış zavallılar için...

Görüş Bildir