Online Dersine Hiçbir Öğrencisi Katılmayan Akademisyenin Sitem Dolu Paylaşımı ve Gelen Yorumlar

1.7bPAYLAŞIM

Ne öğrencilere kızabiliyorum ne de öğretmenlere/akademisyenlere...

Yaklaşık bir senedir ülke olarak Koronavirüs ile mücadele ediyoruz. Bildiğiniz ve yaşadığınız gibi bu süreçte iş yerleri ve okullar da bir süre aktif olamadı.

Eğitimin aksamaması için de online platformlar üzerinden derslere devam edildi. Şu anda da üniversitelerin çoğu online olarak eğitimine devam ediyor. Bu noktada üniversiteler ve akademisyenler hem verimlilik hem de derse katılım konusunda zorluklar yaşadıklarını dile getiriyorlar. Koronavirüsten korunurken eğitim kalitesinin ve öğrencilerin ilgisinin düştüğünden yakınıyorlar. Bununla ilgili sosyal medya uygulamalarında birçok paylaşım da gördük. Derslerine katılım sağlanmayan öğretmenlerin, akademisyenlerin üzüntülerini paylaştık.

Dumlupınar Üniversitesi'nde akademisyenlik yapan Dr. Erkan Ağaslan da online dersine katılmadıkları için öğrencilerine sitem ettiği bu paylaşımı yaptı.

@erkanagaslan

Ardından da bu paylaşımı görenlerden bazıları akademisyenin durumunu üzülüp eğitim sistemini değerlendirdi bazıları da öğrencileri eleştirdi.

@erhanachar

@Mr_MuratCkmk

@coffeeandwine4

@ahmedbozkurt1

@lk95210258

@ihavemyownslave

@OzlemAkdogan6

@Elifdedimbeddm

@thebabyhound

@turgutozeer

@mindfuck3rberg

Sizce üniversitelerde yoklama zorunluluğu olmalı mı? Online derslerin eğitim sistemine olan etkisi nasıl?

@tunesya

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
birisi__iste

ya ben kaç kere hocaya ayıp olmasın diye derse girdim ve katılım gösterdim. bu dönemlerde hiç kimsenin morali düzgün değil zaten. adam orada Allah bilir saat kaçta kalkmış yüzünü gözünü yıkamış bilgisayarın başında ders anlatmaya gelmiş öğrenciler bir tık uzaklıktaki derse girmiyor. gerçekten bu durum beni çok üzüyor öğrenci olsam bile. derse girmemek marifet değildir. dersi ektiginiz için vs havalı olmuyorsunuz haberiniz olsun.

gercegibul

Ben bilkent mezunuyum yoklama zorunluluğu olduğu için derslere gider tamamen modası ve devri geçmiş saçma bilgileri saçma sapan hocalardan dinlemek zorunda kalırdık ( saçma sapan diyorum çünkü ben mezun olana kadar hocaların yarısından fazlası atıldı) yıllardır da kendi işletmem var ve açık seçik şunu diyebilirim mühendislik tıp gibi meslekler için değil ama kalan bölümlerin çoğunda öğrendiğiniz hiçbişey gerçek hayatta ne işinize yarayacak ne de hatırlayacaksınız. Online eğitimlerle çok çok daha faydalı kendinizi eğitirsiniz. Hele ki Türkiye gibi 3. Dünya ülkesinde en güzel yerden mezun olan kişi ile en saçma yerden mezun olan bile aynı kefeye konulduğu için kasmayın o senelerin tadını çıkaracağınız okullara gidip keyif almaya bakın.

batuhan-aktepe

Bilkent gibi bir üniversite bile böyleyse biz ne yapalım

gercegibul

ben 2003 girişliyim dostum o zamanlar cidden ciddi eğitim sorunları yaşanıyordu zaten takip eden yıllarda dediğim gibi pek çok hoca atıldı pek çok o sözüm ona hayatımızda çok önemli olacak dersler iptal edildi baştan aşşağı sistemi değiştirdiler (ama tabi halen eski moda) şuan nasıl bilmiyorum ama türkiyedeki eğitim sistemi en dibinden en tepesine kadar çöp

chvnbr

X-y-z VS. Kuşak muşak hikaye hepsi. Son harfe de geldik nolcak şimdi. Adamlar önce kuralları koyuyor, sonra kümelere ayırıyor gençler yaşlıları yaşlılar gençleri sonra hepsi birlikte uşağı beğenmiyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz maalesef bireysel yetişiyor. Oysa sadece kendilerinin değil toplumun da menfaati için eğitimli olmaları gerektiğini anlatabilsek derslerde bir kişilik boş yer olmaz.

babilibobi

toplumun halini gordukleri sürece kimse toplum menfaatinu düşünmez bunu yapmakta da çok haklılar

japonumsu

Hoca ve öğrenci açısından durum çok farklı. Hoca dersi hızlı anlattığı için not alamayan öğrenciler, önlenemeyen kopyalar, bu yüzden normal eğitimdekinden çok daha zor klasik sorular soran hocalar, 200 kişilik sınıflarda kopya ortamı yüzünden yükselen çan ortalaması, bazı hocaların derslerine kaç kişi katıldığı ile ilgili birbiri ile bilgi alışverişinde bulunması.. İki taraf da haksız sayılmaz, sistemin çok yeni ve henüz oturtulamamış olduğunu biliyoruz. Lisede bazı hocalar kayıt bile paylaşmıyorlar, hiç derse girmeyen hoca da var öğrenci de var. Her kademede başka bir problem ve bu kuşaklar ile ilgili değil, kuşaklar arası çatışma yerine kuşaklar arası eğitimci-ebeveyn-öğrenci gibi etkileşim içindeki insanların birbirine tutunarak ve eğitimin de dersi dinlemenin de maddi ya da manevi desteğin de taraflarca sağlanması keşke mümkün olsa, bu zor günlerde ve global krizde insan insana tutunmazsa ne ile yaşayabilir hiç bilmiyorum.

bulmayinlanbeniv3

Söylediklerinin hepsine katılabilirim, karşı çıkabilirim ya da tartışabilirim ancak bunlardan bağımsız kendi yaşıtlarımdan bahsedeyim; zorunluluğu olmayan bir seminer, ders vs olacak ve sunumu yapacak öğretmen "lütfen katılım sağlayınız" diye mail atacak. %0 olmazdı katılım diğer şartlar ne olursa olsun.

geo

Devam zorunlulugu tabii ki olmali çunku 19,20,21,22 yaslarinda gençler yanlis kararlar alabilir. Hayatta neyin önemli oldugunu ayirt edemeyebilir. Yeterli olgunluga eristikten sonra devam zorunlulugu olduguna sükrederler. Ögrettigi dersi kendi bilen ve ögrenciye ògretebilme kapasitesine sahip olan ögretmenleri ayrı tutuyorum. Ama ògrenci sadece slayt okuyan, kendisinden daha fazla bilgiye sahip olmayan hoca istemiyor. Bir dersin egitmenligini yapmaya kalkisan hocalar, o dersle ilgili ògrenciden fazla bilgiye sahip olmalilar. Okuma yazmasi olmayan 3 yasinda çocuguna masal okuyan anne gibi; 20 yasindaki insanlara ders igretiyorum diye slayt okuyup gecmek ayıp oluyor biraz. Birazcik meslek ahlakı lütfen!

Görüş Bildir