Ömrünü 'Umut' Dağıtmaya Adamış Bir Memurun Serüveni: Mehmet Tekerlek

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Kendisine televizyonda denk geldim. TRT Belgesel onun o güzel ve umut dolu ömrünü ''Veren El Alan El'' adıyla bizlere sunmuş. Ben de buradan sizlere ulaştırmak istedim.

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=sWhTV-I1...

Bir vakıf insanı olan Manifaturacı Gazi Hacı Muhammed Nuri Tekerlek'in oğlu olan Mehmet Tekerlek, Gaziantep'te mutlu bir çocukluk geçirmiş.

Sapanın vazgeçilmez oyuncaklarından biri olduğunu söyleyen Mehmet Tekerlek, en iyi arkadaşı Hayri'yle oyunlarını böyle anlatıyor: 

''Herkes atar serçeyi vurur, acırım ben. O hedefe atıyor iken ben kaza olmuş gibi dirseğimle şöyle bir dokunurum, hedefi şaşırır hayvanı vuramaz. O zaman da hayvan kaçar, uçar gider. Böyle hayvanların canını kurtarırım.''

1933'de Birinci Kalkınma Planı vesilesiyle o dönem Sanayi Bakanlığı'nda çalışan kahramanımız küçük el sanatlarının yaşaması için görevlendiriliyor.

Aynı zamanda okula gidemeyen kız çocuklarına el sanatlarını öğreterek, gelir elde edilmesi amaçlanıyor. Kapı kapı kurslara kursiyer bulmak için uğraşan Tekerlek, bu sayede "aç yatıp da açım demeyenleri" tespit ettiğini söylüyor.

Bunlar da kahramanımız olan Mehmet Tekerlek'in almış olduğu notlar.

Elde olanları 3 gözlü sefer tasıyla dağıtmaya başlıyor Mehmet amcamız...

Bunun yeterli olmadığını anlaması çok uzun sürmüyor ve umutların daha çok yerlere ulaşmasını istiyor.

Diyor ki:

"Ondan sonra memleketin adı kulağına değmiş derler, tabir. Duyulmuş, tanınmış eşrafını, hayır severlerini erinmedim, zorlaya zorlaya, deveye hendek atlatırcasına, götürdüm. Manzarayı görünce gözleri yaşardı hemen çoğunun. 'Ya böyle aileler, yaşantılar var mıymış? Yüreğimiz dayanmıyor.' dediler."

İhtiyaç sahiplerine yardımı dokunan insanlar da bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getiriyorlar.

3 gözlü sefer tasını yapan Bakırcı Miktat Usta ve lokantasını, eczanesini, benzinliğini, tamirathanesini açan diğer iyi yürekli insanlar...

''O saatten sonra müşteri gelmez. Sen onları bana ver, ben onları mahrumuna ulaştırayım. Hem nimet değerlenir, aç doyar, hem de israf önlenmiş olur. Onun mahrumunun kursağına girer. Dua kazanırsın dedim. Körün istediği iki göz biri ela biri boz, biz de öyle bir adam arıyoruz. Her gün gel kapanmadan, 10 dakika evvel gelirsen dökmeyiz seni bekleriz dediler. ''

Önce sefer tasıyla başlayan yolculuğu, motosiklet ve daha sonrasında Anadol ile devam ediyor.

Bakanlık'ta mesaisi biten Mehmet amcamız, soğuk demeden yardım ulaştırıyor insanlara... Yolda yürürken bile yapılacak iyiliğin olduğunu söylerken bunları dile getiriyor:

''Yolda bir taş alıp da bir kenara atmak sünnet. Vatandaşa ıstırap verecek zarar verecek her şeyi. Çukur olur taş olur. Hala ben yolda gidip geldiğim yerlerde onlara çok dikkat ederim.''

Mehmet Tekerlek ve ona yardımcı olmaya çalışan arkadaşları sayesinde"'aç yatmayan" birçok kişinin duasını aldıklarını ve bunun yeterli olduklarını söylüyorlar.

Hasta insanlara zamanı geçmemiş ilaçları ulaştırırlar ve kendi tabiriyle 'aklının ermediği ilacı' eczaneye danışırlar. Hatta hastanın durumu kötüyse hastaneye yetiştirirler.

"Kapıyı çalıyoruz yaz günü 40 - 50 metre karelik gece kondu. Altlarına bir şilte açmışlar. Yer yatak, birer döşek, minder de değil. Çocukların üçü dördü yan yana yatıyorlar. Bizim o mahalleye yemek dağıtmaya geldiğimiz zaman aç yatmışlar çoluk çocuk, motorun sesinden anlıyorlar artık, motor gelip kapısında sesi kesildiği zaman 'Kalkın çocuklar kalkın! yemek geldi. Mehmet Tekerlek geldi kalkın!'

Yaptığı iyiliklerin karşılığı olarak TBMM Üstün Hizmet Ödülü verildi.

Yine de en büyük hediyenin insanların duası olduğunu dile getiriyor Mehmet amcamız...

"Sen kimsin ya ben tanımadım sen necisin. Beni nereden tanıyorsun dedim. 'Ya biz senin getirdiğin yemeklerle büyüdük. Kültepe'de şu Fatma Bacı vardı ya falan sokakta ziyaretin yanında.' Ha… 'Ben onun oğluyum işte. Küçüktük senin getirdiğin yemeklerle büyüdük' diye böyle yolda hala sahip çıkan, elimi öpenler var.

Yaşarken hakkını verelim istedik. Şu an 83 yaşında ve hala yorulmadan yardım ulaştırıyor...

Ne diyelim... Senin gibi insan kolay kolay gelmez dünyaya. Kayıtsız kalamadığın durum karşısındaki umut dolu kalbinle akıllardan çıkmayacaksın.

Eğer siz de yardımda bulunmak isterseniz, Facebook adreslerinden bilgi alabilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
meyyus

gözlerim doldu lan çocukların yemek geldi diye kalktıklarını okuyunca, inşallah herkes, ben de dahil, senin gibi oluruz

umran_1988

dünya hala dönüyorsa böyle insanların sayesindedir

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

TRTTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir