Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Nil Keskin Keleş Yazio: FOMO’dan İyi Yaşam Teknikleriyle Nasıl Korunurum?

Anasayfa > Yazio

Fomo, yani fırsatları kaçırma korkusu sarmış bugün pek çok iş hayatında var olmaya çalışan modern dünyanın biz insanlarını. Aşırı olan hiç bir şeyin bedende ve ruhta kaldırılamadığı gibi, bu dış faktörlerden etkilenerek doz aşan boyutlarda olan yeni korku artık yaşam enerjisinden çalan, ruhsal anlamda bitkin kılan duruma geldi.

Ticaretin şekil değiştirdiği, teknolojinin her gün bambaşka bir hal aldığı, finansal piyasaların büyük bir farklılaşmaya gittiği şu günlerde nasıl Fomo denen gerçekten korunup, sağlıklı bir zihinle DENGEDE kalabiliriz?

Ticaretin şekil değiştirdiği, teknolojinin her gün bambaşka bir hal aldığı, finansal piyasaların büyük bir farklılaşmaya gittiği şu günlerde nasıl Fomo denen gerçekten korunup, sağlıklı bir zihinle DENGEDE kalabiliriz?

Kurumsal hayattan, girişimcilik tarafına geçtiğimde, ortaya çıkardığımız iyi yaşam çözümlerimizle teknoloji ve inovasyon dünyasında, startupların da çok olduğu, özellikle Y ve Z jenerasyonunun da oldukça ağırlığının görüldüğü bir alanda, bu ruh halinin ne kadar da fazla olabildiğini gözlemliyorum. Kısa zamanda hızla yükselme isteği, finansal güce sahip olma isteği bu durumun en önemli tetikleyen faktörlerinden biri şüphesiz ki.. .Ancak ruhsal olarak aşırı yıkıcı ve yıpratıcı...

Dış faktörlerden oldukça etkilendiğimiz ve sürekli gelişen bilgiler, teknolojiler ve tabi rekabet içinde kendimizi kaybettiğimiz, zihinsel anlamda yenik düştüğümüz şu günlerde içimizdeki potansiyel ve gücün dışarıdaki dünyayı yönetebilmek adına önemli bir yolunu aktaracağım bu yazıyla size. Kolay anlaşılır olması adına da 3 ana adımla aktarmak istiyorum.

1.Öncelikle fırsatlar OLUŞ halinde gelir. OLDURMA halinde değil. FOMO hali bir oldurma halidir. Yani fırsatları kaçırmayayım diye düşünerek, sağa sola bölünme, merkezinden uzaklaşarak bir nevi panik halinde davranış durumu sergileme. Hatta bu dağılma ile yaptığın hiçbir şeyden anlam çıkartamama ve değersiz görme. Oysaki oluş halinde olduğunda yani merkezinde, kendi yeteneğinde, belirlediğin hedef ve vizyonda olursun.

Bu halde değilsen,  öncelikle lütfen oturup yaşamının tasarımını yapmak için kendini merkeze al. Bunun için en basit ve net ipucu şu. Sana verilmiş olan ve deneyimlerle her daim büyütebileceğin yeteneklerini yaz. Üzerinde düşün, güçlü alanlarını, zayıflıklarını ve bunların üzerine kurulu bir hayat hedefle. Acele etme, buna vakit ayır. Çünkü gerçek yolun bu, diğerlerinin hepsi oldurma hali. Sende olmayanın peşinden koşma hali. Seni sadece kısa süreli tatminlere götürebilecek o. Oluş halinde olduğunda, çevrendeki fırsatlara AÇIK olup, sakinlikle inceler, araştırır, veri toplar ve zamanı gelince karar alırsın. Ayakların yere basar. Fırsatları görür, sıraya sokarsın. Fırsatların kaçmasından korkmaz, sana geleceği sıraya inanır ve hatta sürece güvenirsin.

2.Dikkatini OLUŞ halindeyken yukarıya doğru ilerlemeye ver. Yani işine yarayacak konularla ilgili dağılmadan eylem, emek harcamaya. İşine yarayan konuları, bilgileri, insanları sıraya koyarak hayatına alabilmek becerisini kazanmandan bahsediyorum.

2.Dikkatini OLUŞ halindeyken yukarıya doğru ilerlemeye ver. Yani işine yarayacak konularla ilgili dağılmadan eylem, emek harcamaya. İşine yarayan konuları, bilgileri, insanları sıraya koyarak hayatına alabilmek becerisini kazanmandan bahsediyorum.

Bu yüzden her güne şu soruyu sorarak başla lütfen ben OLUŞ halimde ileriye gitmek için bugün neleri ÖNCELİKLENDİRİYORUM? Yani kendi kanalından çıkmamak için gününü şekillendir.

Böylelikle vaktini gereksiz çalan insanlardan, ortamlardan, bilgilerden uzak kalmaya çalış. Son derece fazla uyarıldığın bu ortamda, sana ulaşan bilgilerin de OLUŞ haline hizmet edip etmediğine bak lütfen. Hizmet edenleri al, not et, yoksa gereksiz vakit kaybetme, zihnine çöplük alma.

Dikkat dağınıklığı yaşadığında GODDESS aplikasyonunun içinde bulunan ve herkese açık olan sabah rutinlerinden ve nefes uygulamalarından sadece on dakikanı ayırarak basit, pratik çalışmalar ekleyebilirsin hayatına.

Her şey senin kendini ve bir gününü nasıl neye göre şekil verdiğine dair farkındalığınla başlıyor. Gün boyunca sen dışarıdaki dünyaya göre mi yoksa içindeki potansiyelin sesi ve yapmak istediklerine göre mi şekil veriyorsun yaşamına? Bugüne kadar buna dikkat etmediysen, tam da şimdi şu an dikkat etmenin zamanı. Çünkü o zaman ne kadar merkezden uzaklaştığını yada yakınlaştığını görebilirsin. Öncelik listen senin için referans olacak. Merkezinden ne kadar uzaksın ne kadar yakınsın ? Merkezinde olabildiğinde ; kendini FOMO ya teslim etmeden, kendi potansiyelinde oluş haline yarayacak fırsatlara açık olursun. Hiç merak etme, ulaşması gereken bilgiler ve fırsatlar sana gelecek. Sen de onları hayatına senin kontrolünde, dozunda alabileceksin.

3. Çevrendeki farklı fırsatları yakalamış ve başarılı olmuş kişilere hasetle değil, takdirle bak. Sana ilham versin, seni gölge duygulara götürmesin. O arkadaşın, tanıdığın vs. demek ki oluş halinde kalabilmeyi başarmış, dağılmamış, enerjisini kendi kanalında tutmuş, kendi yeteneklerine odaklanmış. Negatif düşüncelerle kendini karartmamış. Onun için sen de mutlu ol. Mutlu ol ki ondan gelen ışığı sende aynala.

İçten bir şekilde gül, hisset onun başarısını, gerektiğinde ifade et. Yakın arkadaşınsa sor sence neyi doğru yaptın? Değilse de güzel enerjiler gönder. Gönder ki sonsuz kaynaktan sana ait olan da sana gelsin.

Özellikle bunun kendinle olan ilişkinin temeli olduğunu kabul et. Eğer kıskanma, çekememe, haset, kötülüğünü düşünme vs gibi duygular canlanıyorsa bil ki VAKİT KAYBEDECEKSİN. Kendi oluş halinden uzaklaşacaksın ve yine tekrarlıyorum FIRSATLARIN sana ulaşmasına engeller koyacaksın. Farkında ol. Bilinçli ol. Bunu yapabilirsin. Bu güç sende var. Sadece merkezinde olmayı seç...

Linktree

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?