Netflix'in İlk Türk Dizisi Muhafız: Hakan'a İlham Olan Tılsımlı Gömlekler Hakkında Bilmedikleriniz

-

Tılsımlı gömlek hususuna geçiş yapmadan önce belirtmek isteriz ki Muhafız:Hakan'ın hikayesi aslında bir kitaptan esinlenilerek ortaya çıkıyor. N. İpek Gökdel'in "Karakalem ve Bir Delikanlının Tuhaf Hikayesi" isimli kitabında yer alan tılsımlı gömlekler Netflix'in ilk türk dizisinin de ana elementleri arasında yer alıyor. Peki, gerçekten var mı böyle gömlekler... Şayet var ise nedir bunlar? 😯

Tılsımlı gömlek aslında Osmanlı İmparatorluğu'nda çok yaygın. Osmanlı sultanlarından şehzadelere kadar birçok kişinin tılsımlı gömleği bulunuyor.

Kuran’dan ayet ve hadislerle diğer semavi dinlerden sembollerle işlenen bu
gömlekler padişahların savaşta galip gelmek, nazardan korunmak ve şifa bulmak
için giyindikleri biliniyor.

Üzerlerindeki harf ve rakamların işaret ettiği anlamlar hala sırrını koruyor.

Üstelik çözülemeyen yalnızca şifreler değil, kumaşların nasıl olup da 8 bin çözgü ipiyle dokunduğu da anlaşılabilmiş değil.

Tılsımlı gömleklerin üretim aşaması da aslında başlı başına bir ritüel diyebiliriz. Tabii bu kadar mistik bir objenin yapım aşaması da aynı şekilde olmalı değil mi?

Şöyle ki, tılsımlı gömleklerin üzerine ne yazılacağı ve ne için yazılacağı, hangi kaligrafi kullanılacağı din adamları tarafından özel olarak hazırlanıyor. Daha sonra eşref saatini hesaplayan müneccimler ile tılsımlı gömleğin "tılsım" kısmı kaba taslak olarak hayata geçiriliyor. Son olarak, nakkaşlar tarafından işlenen gömlek tamamlanmış oluyor.

Tılsımlı gömleklerin kumaşı ise günümüzde de kumaşı ile ünlü olan Denizli'den geliyor.

O zamanki adı ile Tonguzlu olan Denizli'nin yüzyıllardır pamuğu ve ürettiği yüksek kalite kumaşları ile her daim Anadolu'da tekstilin önderlerinden olduğunu söyleyebiliriz. :)

15-20. yüzyıl arasında hazırlanan bu 87 adet tılsımlı gömlek Topkapı Sarayı Müzesinin en değerli koleksiyonu. Peygamber Efendimizin nübüvvet mührü, Hilye-i Şerif ve kare, yıldız gibi geometrik şekillerin yanı sıra Kadem-i Saadet, Süleyman Mührü, Zülfikâr, lale gibi motifler de sıkça görülmekte.

Gömleklerin üzerinde üçgeninden çokgenine kadar çeşit çeşit geometrik şekiller var. Üçgenlerin iyi niyetlere yaradığı, kare ve dikdörtgenler kem gözleri bertaraf ettiği, altıgenlerin Hazreti Davud’un sembolü olduğu varsayılıyor. Hilâl şeklinin “kötü varlıkların saldırısından” koruduğuna, üç karenin oluşturduğu “beduh” diye adlandırılan üçgenlerin ise tılsım olduğu düşünülüyor.

Koleksiyonun en eski tarihli gömleği ise Şehzade Cem’e ait. Üzerinde 1477-1480 yılları arasında yapıldığına dair bir not bulunan gömlek şu anda Topkapı Sarayı'nda sergileniyor.

Yine benzer tarihlerde yapılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın tılsımlığı gömleği ise maalesef Türkiye'de değil. Rivayetlere göre Mustafa Paşa'nın gömleği Viyana'da bir manastırda bulunuyor.

Farklı kültürlerde de bulunan tılsımlı gömlek kültürü günümüzde hala gizemini koruyor.

Tılsımlara, büyülere ve nicelerine meraklı biriyseniz hem kitabı hem de diziyi kaçırmamınızı öneririz. 😉

Siz de tılsımlara ve mistik bir İstanbul'a meraklıysanız Karakalem'i kesinlikle kaçırmayın!

Kitabı satın almak için tıkla!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hukumran

vekf denilen hadiselerden kaynaklı birçok bu tür muuhafaza maksatlı işleri havas ile uğraşanlar bilir. kökenleri sümere kadar gider, hatta bunu harut-marut anlatısına bile dayandırmanız mümkün. bu konularda çoğunu şarlatan olduğunu kabul etmekle beraber ülkede iki değerli uzman vardı. biri ata nirun diğeri ise rahmetli aytunç altındal. bu gömlekler sadece gün saat değil; ortamınız, ortamdaki koku, kullandığınız mürekkep, öncesi ve sonrası ritüelleri, o gömleğin muhafazası her ayrıntısının farklı bir sistematiği vardır ve bunları yarım bilirseniz, iki tarafı keskin kılıç misali yarar beklentisi içinde iken zarar görürsünüz. türk süper kahraman hikayesini ülke tanıtımı adına önemsesem de o kadar çok teknik hata var ki keşke kendilerine düzgün bir danışman edinselerdi diyorum. izlemeye tahammül edemedim, kusura bakmayın.

can_can

O değilde Muhafız bok gibiydi..

enk-capital

Osmanlı yıkıldığına göre demek ki pek bi etkisi olmamış bunların.

hipergrafi

Yo bence olmuş. Osmanlı en uzun ömürlü devletlerden biri oldu, devleti idare eden Osmanoğulları hanedanı ise tartışmasız şekilde dünyanın en eski hanedanı (diye biliyorum) Daha ne, kıyamete kadarmı dayanması gerekiyordu. Bu şuna benziyor; Dünyanın en iyi onkoloji uzmanı olduğu söylenen, bir sürü tıp ödülü almış, bi çok kanser türünün tedavisini bulup çok önemli insanları kurtaran bi doktor yüz on üç yaşında kanserden ölüyor ve ben diyorum ki "A a kendini tedavi edememişmi! 😏 Demek ki o kadar da iyi bir doktor değilmiş"

semih-aktas1

Cehalet..

enk-capital

Osmanlı yıkıldı. Hanedan üyeleri herbiri bi yere dağıldı. Sonuç önemli. İngiliz kralliyet ailesi hâlâ duruyo ama. Onların tılsımını tercih ederim. Nedir bu osmanlı aşkınız onu da anlamış değilim. Dünyanın en kanlı imparatorluklarından biri halbuki.

hipergrafi

Tabi, süreç hiçtir sonuç her şeydir. Mesela Angola Cumhuriyeti hali hazır da ayakta olduğuna göre onların tılsımınıda pekala tercih edebilirsiniz. Ben de Osmanlı aşkı yok aslında. Siz de bi Osmanlı nefreti olduğu için bu devlete makul yaklaşan herkesi aşık zannediyorsunuz. Evet, Osmanlı dünyanın en kanlı imparatorluklarından biri. Halbuki İngiltere, aahh o Büyük Britanya 😍 İşte onun temelleri insan sevgisi ve bağlılık üzerine kurulu. İngitere'nin tarihini anlatan kitapların yaprakları arasından kalpler ve çiçekler fışkırdığını iddia edenler var.

kalemine

ayça hanım şiir gibi konuşmuşsunuz valla :)

Görüş Bildir