Görüş Bildir

Müslüman Olarak Görülmeseler de İslam'ı Farklı Yorumlayan İnsanlardan Okunması Gereken Önemli Düşünceler

Anasayfa > Cafe

'+90' isimli YouTube kanalı İslam'ı farklı yorumlayan insanlarla yaptığı 'Türkiye'de muhalif dindar olmak' başlıklı bir röportajı yayınladı. Bizler de sizlerle önemli notları paylaşmak istedik...

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?app=des...

Siyasetle dinin yıllardır birlikte sürdürülmesini ve bunun bir getirisi olarak toplum içinde kırılmalara yol açtığını kuşkusuz çoğumuz biliyoruz. Dinin, hayatımızın tam ortasına koyulan, bir kesimin ağzından hiçbir zaman eksik etmediği, toplumun olumsuz anlamda şekillendirildiği ve amacından saptırıldığı da bir gerçek.

Siyasetle dinin yıllardır birlikte sürdürülmesini ve bunun bir getirisi olarak toplum içinde kırılmalara yol açtığını kuşkusuz çoğumuz biliyoruz. Dinin, hayatımızın tam ortasına koyulan, bir kesimin ağzından hiçbir zaman eksik etmediği, toplumun olumsuz anlamda şekillendirildiği ve amacından saptırıldığı da bir gerçek.

Her konuda olduğu gibi 'dindar olmak' da bu ülkede birilerinin tekelinde. Her ne kadar bu 'özelleştirme' insanların içine sinmiş olsa da İslam'ı farklı yorumlayan insanlar da var.

+90 isimli YouTube kanalı da alışılmış dindarlığın dışında kalmayı seçen muhaliflerle yaptığı röportajı yayınladı. Videoda Feminist Müslüman Zeynep Duygu Ağbayır, Antikapitalist Müslüman Zeynep Algı ve Antikapitalist Müslümanlar'ın kurucusu İhsan Eliaçık yer alıyor.

+90 isimli YouTube kanalı da alışılmış dindarlığın dışında kalmayı seçen muhaliflerle yaptığı röportajı yayınladı. Videoda Feminist Müslüman Zeynep Duygu Ağbayır, Antikapitalist Müslüman Zeynep Algı ve  Antikapitalist  Müslümanlar'ın kurucusu İhsan Eliaçık yer alıyor.

Videoda dini tekelleştirenlerin 'dinsiz' olarak adlandırdığı bu insanların birleştirici söylemlerine kulak vermek gerekiyor. Hadi gelin bakalım kimler neler söylemiş...

Feminist Zeynep Duygu Ağbayır'la başlayalım isterseniz: Ağbayır, cemaatin bünyesinde medrese eğitimi görmüş ve ardından da sübyan mektebinde bir süre hocalık yapmış bir kadın.

Feminist Zeynep Duygu Ağbayır'la başlayalım isterseniz: Ağbayır, cemaatin bünyesinde medrese eğitimi görmüş ve ardından da sübyan mektebinde bir süre hocalık yapmış bir kadın.

Adanma haliyle büyüdüğünü, bir şeylere kendisini adaması gerektiğini söylüyor. Bu da dindarlıkla olmuş.

Önce hadisleri sorgulamaya başlamış. Hocalık yaptığı sübyan okulunda ilkokula gitmeyen bir kız çocuğunun başı açık kadını ateşin içinde resmetmesi onun dönüm noktası olmuş. "Ben bunun parçası mıyım gerçekten?" sorusunu sormuş kendisine. Bu durum karşısında çok yaralanmış.

Önce hadisleri sorgulamaya başlamış. Hocalık yaptığı sübyan okulunda ilkokula gitmeyen bir kız çocuğunun başı açık kadını ateşin içinde resmetmesi onun dönüm noktası olmuş. "Ben bunun parçası mıyım gerçekten?" sorusunu sormuş kendisine. Bu durum karşısında çok yaralanmış.

Tabii itiraz etmiş fakat 'Anarşist' denilerek işinden kovulmuş.

"AK Parti eşittir Müslümanlar değil, ben bunu kabul etmiyorum" diyor Ağbayır. AKP'nin iktidarı döneminde yapılan bütün zorbalıkların hesabının Müslümanlara kesildiğini hatta Müslümanların içerisinde başörtülü kadınlara daha fazla kesildiğini belirtiyor.

"AK Parti eşittir Müslümanlar değil, ben bunu kabul etmiyorum" diyor Ağbayır. AKP'nin iktidarı döneminde yapılan bütün zorbalıkların hesabının Müslümanlara kesildiğini hatta Müslümanların içerisinde başörtülü kadınlara daha fazla kesildiğini belirtiyor.

Hayatı boyunca AKP'ye oy vermediği halde AKP'li olmakla suçlanıyormuş sürekli. Söylemleri nedeniyle dinden çıktığını söyleyenler bile oluyormuş. "Olacaksan tam Müslüman ol" diyerek Müslüman olarak görmeyip, yok sayanlar da oluyormuş.

Hayatı boyunca AKP'ye oy vermediği halde AKP'li olmakla suçlanıyormuş sürekli. Söylemleri nedeniyle dinden çıktığını söyleyenler bile oluyormuş. "Olacaksan tam Müslüman ol" diyerek Müslüman olarak görmeyip, yok sayanlar da oluyormuş.

Kendisine "Müslümanım" diyen insanlar tarafından dışlanırken, Gezi Park'ı protestoları sırasında başörtüsünden, dininden dolayı hiç kimseden en ufak bir negatif söylem duymamış.

Kendisine "Müslümanım" diyen insanlar tarafından dışlanırken, Gezi Park'ı protestoları sırasında başörtüsünden, dininden dolayı hiç kimseden en ufak bir negatif söylem duymamış.

Gezi Park'ı protestoları sırasında astım bronşiti tuttuğu için müdahale anında hareket edememiş ve kriz geçirirken birden bir trans kadın geriye dönerek 'Sen orada kalamazsın, seni teslim etmeyiz.' diyerek Ağbayır'ı kucaklayarak revire götürmüş. Hatta trans kadın kendisine de kızmış, 'Pes edemeyiz, duramayız, Bağıracaksın, 'imdat!' diyeceksin. 'diyerek...  

Bu anı okuyunca bile tüylerim diken diken oldu benim...

Antikapitalist Müslümanlar'ın kurucusu İhsan Eliaçık ise 2002 yılından beri iktidarda olan AK Parti'nin genellikle İslam'ı savunduğunu, İslam davası diye bir davası olduğunu ve İslam'dan kalkarak yola çıktığını söylediği için insanların İslam'ın görünür temsilcisinin onlar olduğunu zannettiğini belirtiyor.

Antikapitalist  Müslümanlar'ın kurucusu İhsan Eliaçık ise 2002 yılından beri iktidarda olan AK Parti'nin genellikle İslam'ı savunduğunu, İslam davası diye bir davası olduğunu ve İslam'dan kalkarak yola çıktığını söylediği için insanların İslam'ın görünür temsilcisinin onlar olduğunu zannettiğini belirtiyor.

Müslüman bir bireyin sağcı olmak zorunda olmadığını, solcu da olabileceğini ve camiden çıkıp 1 Mayıs'a gidebileceğini de ekliyor.

Müslüman bir bireyin sağcı olmak zorunda olmadığını, solcu da olabileceğini ve camiden çıkıp 1 Mayıs'a gidebileceğini de ekliyor.

Antikapitalist Müslümanlar olarak yaptıkları eleştirinin aslında iktidarın devlet imkanlarını kullanarak zenginleşmesine yönelik olduğunu söylüyor. Buna yönelik de 2011 yılındaki lüks iftarlara karşı kurulan yeryüzü sofralarının doğduğunu anlatıyor.

Antikapitalist Müslümanlar olarak yaptıkları eleştirinin aslında iktidarın devlet imkanlarını kullanarak zenginleşmesine yönelik olduğunu söylüyor. Buna yönelik de 2011 yılındaki lüks iftarlara karşı kurulan yeryüzü sofralarının doğduğunu anlatıyor.

Toplumun dindarlar ve sekülerler, sağcılar ve solcular gibi yarıldığını ve siyasetçilerin de bunu kullandığını anlatan Eliaçık, "Sürekli 'vatan millet sakarya' edebiyatı yaparak, sürekli dış güçler söylemi içinde bulunarak zihinleri geriyorlar ve bu gerilimden yararlanıyorlar. Böyle olunca zihinler bloke oluyor. Belli bir kesim bir yere hapsoluyor." diyerek aslında din-toplum-siyaset ilişkisini özetliyor.

Toplumun dindarlar ve sekülerler, sağcılar ve solcular gibi yarıldığını ve siyasetçilerin de bunu kullandığını anlatan Eliaçık, "Sürekli 'vatan millet sakarya' edebiyatı yaparak, sürekli dış güçler söylemi içinde bulunarak zihinleri geriyorlar ve bu gerilimden yararlanıyorlar. Böyle olunca zihinler bloke oluyor. Belli bir kesim bir yere hapsoluyor." diyerek aslında din-toplum-siyaset ilişkisini özetliyor.

Dindar bir ailede doğan Antikapitalist Müslüman Zeynep Algı da 5 yaşından itibaren ailesinin isteğiyle başını kapatıyormuş. Mahalle değiştirdiği zaman başörtüsünü boynuna alırmış, eve döneceği zaman tekrar başına takarmış.

Dindar bir ailede doğan Antikapitalist Müslüman Zeynep Algı da 5 yaşından itibaren ailesinin isteğiyle başını kapatıyormuş. Mahalle değiştirdiği zaman başörtüsünü boynuna alırmış, eve döneceği zaman tekrar başına takarmış.

Medreseden ayrıldıktan sonra bir kadın bilinci oturmaya başlamış ve sorgulamış. "Kadınları dövün" ayeti onu çok etkilemiş.

Medreseden ayrıldıktan sonra bir kadın bilinci oturmaya başlamış ve sorgulamış. "Kadınları dövün" ayeti onu çok etkilemiş.

Röportajı buradan izleyebilirsiniz;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
47
22
10
10
3
2
1
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?