Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Müslüm Filmi ile Merak Edilen Saz Ustası ve Halk Ozanı "Limoncu Ali" Kimdir?

-

"Müslüm" filmiyle birlikte onun hayatındaki karakterleri de merak etmeye başladık. Onun ustası ve sanat hayatına yön veren halk ozanı Limoncu Ali'nin hayatı ile ilgili merak edilenler bu içerikte...

Müslüm Gürses'in hayatının anlatıldığı "Müslüm" filmi çok beğenildi ve izleyenleri derinden etkiledi. Şu anda halen gösterimde olan film herkesin dilinde.

Hal böyle olunca filmdeki karakterler de merak edilmeye başladı. Müslüm Gürses'in hayat akışını değiştiren ilk olay onun saz hocası olan Limoncu Ali ile tesadüfen karşılaşması.

Çocuk yaşta, tesadüfen girdiği Adana Halkevi’nde bağlama ustası Limoncu Ali’yle tanışan Müslüm Gürses, kendisinden hem müzik bilgisi hem de ileriki yaşlarında sıkça hatırlayacağı çok önemli hayat dersleri alır. Bir öğretmen olmasının ötesinde çocuk Müslüm’e bir nevi babalık da yapar.

Filmde Erkan Can'ın muhteşem oyunculuğu ile can bulan saz ustası Limoncu Ali; sadece Müslüm'ü değil pek çok sanatçıyı yetiştirmiş şair, eğitmen ve bir halk ozanı.

Adana doğumlu usta, daha çocukken süpürgeden saz çalmaya başlamış. Sonra su kabağından ve postanenin attığı kablolardan saz yapıp onunla türküler söylemeye devam etmiş.

"Türkü ve saz sevdası bende çocukken başladı. Üç-beş yaşında iken süpürge çalarak başladım. Sonra, bir tahtaya don lastiği takıp, köprü yerine kibrit kutusu koyarak saz hevesine devam ettim. Daha sonra su kabağından saz yaptım. O yıllarda saz teli olmayışından, postanenin attığı eski kablolardan tel  çıkarıp bu kabak saza taktım. Sonra ise pekmez kutusunu saz yaparak sürdü bu heves. Ve bir gün, eski bir saz elime geçti. Çalmamız devam etti."

Tüm ustaların bir ustası vardır ama Limoncu Ali kimseden eğitim almayıp saz çalmayı kendi kendine öğrenmiş. Urfalı Babe Yılmaz, Efe Mehmet gibi halk ozanlarının arasında kendini geliştirmiş.

"O yıllarda pek kimse yoktu. Çalıp öğreten kimse olmadığından ilk saza başladığım dönemde, kendi kendime öğrendim. İki-üç tane dede vardı çalıp söyleyen. Ben bu dedelerle ve Tilki-Milki, Urfalı Babe Yılmaz, Efe Mehmet, İboşların Ali Ağa gibi kişilerle çalıp söyledim. Bu kişilerle beraber çalıp söyleme muhabbetlerinde sazımı ilerlettim."

Sadece Müslüm Gürses'i değil; Selahattin Sarıkaya, İzzet Altınmeşe gibi pek çok önemli sanatçıyı da yine o yetiştirmiş.

"İlk öğrencim merhum Selahattin Sarıkaya idi. Irmak kenarında saz çalarken, o da elinde kebap dürümüyle gelirken uzaktaki setten, “Bugün ne öğrenecik usta ?” diye bağırırdı. Öğrencilerim arasında İsmail Polat, Ayten Mağaracı, Mahmut Özçiftçi, Mustafa Canan, Canan Işık, Zihni Yalçın, Müslüm Gürses, Mürüvet Kekilli, Seyhan Tütün, Erol Aktı, Ali Paköz, Nizamettin Demliçıya emeğim geçti. Bizim mahalledeki Bakkal Halil´in kız kardeşi olan ve terzilik yapan Mürüvet Kekilli´yi Adana Radyosu´na götürüp, Çukurova´dan Sesler´e dahil ettik. Radyo programları yapmaya başladı."

1960 yılında Çukurova Radyosu'nun Adana'da açılmasıyla Radyo'da görev almış ve ”Çukurova'dan Sesler” programını gerçekleştirmiş.

Zamanla Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Gönül Yazar gibi devrin ünlü sanatçılarına saz çalmaya başlayarak onlarla birlikte turnelere katılmış.

"Irmak kenarındaki Seyhan Çay Bahçesi´nde Hamiyet Yüceses´in programından önce ben çıktım.1950 yıllarıydı. Programım bitince izleyicilerden yoğun bir tezahürat aldım. Bu tezahürat arasında Hamiyet Yüceses sahneye çıktı. Tezahürat devam edince Hamiyet Yüceses sazlarla inip sahneden: ”Ya aman bu nasıl çocukmuş” diye söylenmeye başlarken, ben yeniden sahneye çıktım."

Sahnelerde Neşe Karaböcek'le karşılıklı olarak bir dönemin popüler türküsü olan, ”Kızım seni Ali'ye vereyim mi? / İstemem babacığım istemem”i okumuş.

Türkü o kadar popüler olmuş ki Adana Radyosu'nda Neşe Karaböcek'e özel bir de bant hazırlamışlar.

Kendine has deyişlerinin yanı sıra; "Bana Kara Diyen Dilber", "Halim Oğlan", "Selvi Nazlım" türküleriyle tanınan usta, Adana'da ilklerden biri olan "Limoncu Saz Evi"ni açmış.

2017 yılında vefat eden usta, bu saz evini de ve sanatını da oğlu Halim Limoncu'ya devretmiş.

Oğlu Halim Limoncu ise şimdilerde Müslüm filminde sanatçının gençliğini canlandıran Şahin Kendirci'ye saz dersleri veriyor.

Halim Limoncu, “Babam Müslüm’e saz çalmayı öğretmiş, onun merkezinde yer almış, şanslıymış ben de genç Müslüm’e saz çalmayı öğrettim” diye konuştu.

Üstelik filmi izleyip çok etkilenen Muhterem Nur ise Ali Limoncu'nun Müslüm Baba'ya hediye ettiği ilk sazını Şahin Kendirci'ye hediye etti.

Müslüm Gürses'in yıllarca çaldığı ilk sazını Gürses'in eşi Muhterem Nur Şahin Kendirci'ye verdi. Saz ustası Ali Limoncu tarafından Müslüm Gürses 17 yaşındayken hediye edilen ve yıllarca tellerine vurduğu sazı, eline alan Kendirci ise duygu dolu anlar yaşadı. Müslüm Gürses'i çok sevdiğini söyleyen genç oyuncu, Muhterem Nur'a teşekkürlerini sundu.

Bine yakın derleme ve deyişleri bulunan, ”Limoni Baba” olarak da anılan, sanata ve sanatçılara büyük emeği geçen saz ustası Ali Limoncu'ya minettarız. Teşekkürler Usta!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
themeret

Koskoca hayat adı geçen herkes insan gibi insan. Hepsine de teşekkürler, bu isimler şimdi herkesin hayatına değiyor bir sebepten illaki... Şimdiler de al bir hayat hikayesi say isimleri ilk karşılaştığı kişi dalavereci çıkıyor. Güzel insan olmak hayatlara dokunmak, bambaşka bir şey.

walter-sullivan

özlediğimiz tarzda bir içerikti..

motoki

Hem Limoncu Ali ustanın hem de Müslüm Gürses'in ruhları huzurlu ve ışıkta olsun, sevenleri ve hatırlayanları her daim bol olsun :'(

ozturk-sadri-alisik

tam zamanında tam yerinde gelen içerik

Başlıklar

AdanaMüslüm GürsesÖğretmençaykabakmüzikolaypekmez
Görüş Bildir