Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Mark Twain'in "Adem ile Havva'nın Güncesi" Kitabından 12 Alıntı

-

Adem ile Havva'nın Güncesi, Mark Twain'in İlk aşkı ve ilk kaybı mizahi bir dille  kaleme aldığı komik ve dokunaklı bir hikaye. Düşünün ki Adem ile Havva dünyaya ilk geldikleri günden beri yaşadıklarını kaleme alıyor.

1. Uyandığımda yalnız değildim artık. Uzun saçlı bir yaratık belirmişti yanımda.

O derin uykuya daldığım sırada başıma bir şeyler gelmiş olmalı. Göğsümün sol yanındaki yara izinden anlıyorum bunu. Acı falan duymuyorum ama yeni yaratığın daha ilk ortaya çıkışıyla böyle bir yara izi bırakması, beni pek de mutlu olayların beklemediğini getiriyor aklıma.

Adem

2. Yeni yaratık hiç aralıksız konuşuyor. En hoşlandığı şey de her gördüğü nesneye bir ad takmak.

Ben artık hiçbir şeye ad takamaz oldum. Yeni yaratık, karşımıza çıkan her şeye, daha ben ağzımı açmaya kalkmadan bir ad koyuveriyor. Koyduğu her adı da aynı nedenle açıklıyor. Öyle bir görünüşü varmış o nesnenin. Dudukuşunu ele alalım. Sözde insan bu yeni kuşa daha ilk bakışta anlayabilirmiş. Dudu dedi, Dudu kaldı kuşun adı tabii. Öfkeden bitkin düşüyorum artık, ama bana mısın demiyor. Dudu! Gerçekte, ben ne kadar dudu isem o kuş da o kadar dudu!

Adem

3. Benden alınma bir kaburgadan yaratılmış olduğunu söylüyor. İnanılır şey değil. Gene uyduruyor. Benim kaburgalarımda bir eksilme olmadı ki...

Adem

4. Havva yasak elmayı yemişti. Ölüm gelmişti yeryüzüne işte.

Şimdi de bir yılanla bozdu aklını. Yılan konuşmayı bildiği için çok sevinçliyim. Böylece bir süre kafamı dinleyebileceğim. Yılanın, yasak ağacın meyvesinden yemesini öğütlediğini, bunu yapmayı denerse çok büyük bir yükselmeyle değişivereceğini söylediğini anlatıyor. 

Adem

5. Buralarda yiyecek doğru dürüst bir şey bulunmuyor, neyse ki o elmalardan birkaç tane getirmişti gelirken.

İster istemez yedim yasak elmaları, açlığa daha fazla dayanamadım. Bu davranışın benimsediğim yaşama kurallarına aykırıydı gerçi, ama karnı aç olana bütün kurallar vız gelir bence!

Adem

6. Cennet bahçesi'nde onsuz yaşamaktansa, dışarıda onunla birlikte yaşamak çok daha güzel.

İlkin çok konuştuğunu düşünüyordum hep, şimdi ise bir gün susmasının, sesinin günlerimden silinmesinin benim için büyük bir acı olacağını düşünüyorum. Bizi birbirimize yaklaştıran, bana onun yüreğindeki iyiliği, ruhundaki tatlılığı tanımayı öğreten o kestane bin yaşasın!

Adem

7. Dün akşam ay yerinden çözülüverdi, aşağı doğru kaydı kaydı, sonra görünmeze karıştı. Çok yazık oldu. Düşündükçe yüreğim parçalanıyor. Yukarıdaki süsler bezekler arasında güzelliği onunkine erişecek tek bir şey daha yok.

Yerine sağlam tutturulmamış demek.Bize geri dönmesi en büyük dileğim. Yıldızlar da hoş. Birkaçını ele geçirebilseydim, saçlarıma takardım ne güzel. Ama hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bu özlemim.

Havva

8. Bu sabah, ilgileneceğini düşünerek adımı söyledim ona. Hiç oralı bile olmadı. Çok garip. O bana adını söylese, ben bambaşka davranırdım. İşittiğim bütün sesler içinde kulağımı en çok okşayan ses onun adı olurdu.

Havva

9. Çok az konuşuyor. Belki de pek zeki olmadığı için. Kendisini üzen bu durumunu gizlemek istiyor belki. Çok yazık böyle bir şeye üzülmesi, zeka dedikleri şey nedir ki, insanın gerçek değeri yüreğinde yatar.

Havva

10. Gelmezse gelmesin. Çiçeklere hiç ilgi duyduğu yok zaten. Çer çöp diyor çiçeklere, birini ötekinden ayırt edemiyor, aklınca üstünlük sanıyor bunu.

Çiçekleri umursamıyor, beni umursamıyor, alacalı akşam göğünü umursamıyor, neyi umursuyor bilmem ki... Malla mülkle, bağ bahçeyle bozmuş aklını, başka bir şeyi gözü görmüyor.

Havva

11. Eskiden onun şarkılarına hiç katlanamazdım, şimdi oldukça dayanıyorum. Şarkıları sütü bile ekşitiyor, ama olsun! Onun uğruna ekşi süte de alışabilirim.

Onun zekasından dolayı sevdiğimi de ileri süremem. Hayır! Gerçi zekasının bu kadarcık oluşu kendi suçu değil, Tanrı ne verdiyse odur işte, kendi kendini yaratmış değil ya. Tanrı'nın verdiği zeka yeter... Şimdilik iyi kötü yetiyor işte zekası.

Havva

12. İkimizden birinin önce gitmesi gerekirse, dilerim ben olayım ilk giden.

Bu dünyadan birlikte göçmemiz benim en büyük yakarım, en büyük özlemimdir. Bu özlem yeryüzünden hiç silinmeyecek, zamanın tükendiği noktaya dek her seven kadının yüreğinde sürüp gidecektir. Benim adımı taşır bu özlem...

İlk kadınım ben son kadında da var olacağım.

Havva

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erkan-aslan

İçime oturdu lan, varlığını sevdiğim.

gzm-ynklr

İkimizden birinin önce gitmesi gerekirse, dilerim ben olayım ilk giden.

Gizli Kullanıcı

Yalnız Adem ve Havva şuan ki Hidistanlılar gibiymişler. Avrupalı gibi değil.

Görüş Bildir