Kendi Zaferini Kendi Yaratarak Hayatlarını Değiştirebilmeyi Başarmış 7 Sporcu

-

H&M’in spor kampanyasıyla bu zamana kadar belki de hikayesini hiç duymadığımız kahramanlarla tanıştık.

Onlar sporun gücünün ve kendine inanmanın insanların hayatlarını nasıl değiştirebileceğinin birer kanıtı. Ve onlara hayranlıkla bakmamak elde değil.

1. Beytullah Eroğlu, bu yaz Paralimpik Oyunları’na Türkiye’den katılan üç yüzücüden biri.

İki kolundan yoksun ve bir bacağı diğerinden kısa olan Beytullah, yüzmeye “sosyalleşmek amacıyla” başladığını söylüyor. “Asıl amacım profesyonel olmak değildi.” diye de ekliyor. Ama kendine inanmasının gücü onu bile aştı ve 2010’da Milli Takım’a girdi ve aynı yıl 50 metre kelebekte dünya altıncısı oldu. 2011 Berlin Bedensel Engelliler Avrupa Şampiyonası’nda, 50 metre kelebekte altın, 200 metre karışıkta gümüş madalya kazandı.
Anlayacağınız, 21 yaşında, parlak bir spor kariyeri var. “Bunu ben başardıysam herkes başarabilir” diyor ve talep etmenin önemini vurguluyor: “Başarmak istedikten ve artık bir şeyleri talep etmeye başladıktan sonra her şeyin yoluna gireceğine eminim.”

2. Namibia Flores Rodriguez, 1976’da Küba’da dünyaya gelen bir boksör.

Ülkesi ve mesleği yan yana yazıldığında şaşırmamış olabilirsiniz. Ama Namibia bir kadın ve bir boks mirasına sahip Küba’da kadınların boks yapması bugüne kadar görülmemiş bir şey. Ama o, ilk günden beri sınırları umursayan biri olmadı.
Kübalı boksör “Dünyaya bir şampiyon olduğumu ve kadınların neler yapabileceklerini göstereceğim” derken şu andaki konumunun ne olduğu hakkında bilgi sahibi olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar engelleri umursamayan Namibia, bundan sonra da hayatıyla örnek olacak. Çünkü o sıradan bir sporcu değil, bir elçi.

3. Mike Coots küçük yaşlarından beri sörf sporuyla uğraşıyor.

1997’de 18 yaşındayken evinin yakınlarındaki Kauai sahillerinde bir köpek balığının saldırısına uğrayarak sağ bacağını kaybetmiş, arkasından da ölümün kıyısından dönmüş. Bunun ona hayatının en büyük dramını yaşattığını ve bir anda depresyona girdiğini düşünebilirsiniz. Ne mutlu ki yanılıyorsunuz. Coots, tedavi sürecinin zorluğunu bile suyla ilişkisi üzerinden anlatıyor ve şöyle diyor: “Sudan uzakta durmak zorunda olmak benim için en zor kısmıydı.”
Sağ bacağına takılan protezle gün geçtikçe ilişkisi iyiye giden Coots, hayatını değiştiren o kazadan sonra sörfe dönmeyi de başardı. Bugünlerde hem zorlu dalgalarla mücadele ediyor hem de bunu yaparken fotoğraflarını çekmeyi ihmal etmiyor.

4. Ayşenur Yazıcıoğlu Türkiye'de A Klasmanı’nda görev yapan iki kadın basketbol hakeminden biri.

Çanakkale'de yaşamaya devam eden Ayşenur, erkeklerin hakim olduğu basketbol hakemliğine girişinin kolay olmadığını söylüyor: "Ön yargıları vardı tabii, hem fiziki açıdan hem kondisyon olarak onlar gibi olabilir miydik, olamaz mıydık gibi soru işaretleri vardı kafalarında.Saha içinde onlarla mücadele ederek bu önyargıları yıktık."

Kısacası Ayşenur kendi hayatı hakkında başkalarının karar vermesine karşı çıktı. Bugün hem kendi hayatında hem de basketbol sahasında kararları o veriyor.

5. Chelsea Werner sporla sanatın kesişim noktasında yer alan artistik jimnastikle küçük yaşlardan beri ilgilenen bir "sanatçı"

Chelsea, dünyaya Down Sendromu'yla gözlerini açmış, tabii dört yaşından itibaren jimnastikle uğraşan küçük kız için işler sürekli yolunda gitmemiş. Antrenörü Dawn Pambo, denge aletine ilk çıktığında Werner’in düşmeden bir turu bile tamamlayamadığını söylüyor. Bunda, kemik ve eklemlerinde yaşadığı sorunların da payı var. Ancak kitabında vazgeçmek olmadığını kazandığı dört ulusal şampiyonluk ve Özel Olimpiyat Oyunları zaferi de kanıtlıyordur.

6. Celal Karadoğan'ın engellerle başlayan bebekliğinden, Genç Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü kurucusu olmasına kadar karşılaştığı bir çok şey var.

Celal 1 yaşında geçirdiği ateşli hastalık nedeniyle %86 engelli, tekerlekli sandalye kullanıyor.Ama hikayesi %14 ile neler neler başarabildiğini gösteren cinsten. Tekerlekli sandalye basketboluyla başladığı spor hayatı, masa tenisi ile devam etti, Avrupa Şampiyonası'na katıldı. Ama kendi emekleriyle uluslararası bir başarı kazanamayacağını da burada gördü. "Başarı insanın kendisi ile ilgili olmak zorunda değil, küçük bir çocuğu alıp onu eğitmeyi düşündüm, ama bu da tek başına olamazdı, bir spor klübüne ihtiyacımız vardı." Şimdi ise mücadelesi sayesinde tüm engelli gençleri sporla buluşturan ve onları destekleyen kocaman bir spor klübünün kurucusu.

7. Eski adıyla Bruce, yeni adıyla Caitlyn Jenner. Belki onu Kardashianların babası olarak tanıdınız. Belki de altın madalyalı bir atlet olarak.

1976 Montreal’de dekatlon altın madalyasını kazanan Bruce Jenner, hayatının ilerleyen döneminde de sınırları zorlayacak ve bir sembol olacaktı. Bruce Jenner, 2015 yılında cinsiyetini değiştirdi, artık adı Caitlyn Jenner’dı. H&M’in yeni spor kampanyasının yüzü olmasında olimpiyat madalyası kadar, gerçek kimliğini savunmaktaki cesareti de pay sahibi: “Gerçekten değecek mi diye düşündüm hep. Hiçbir şey kolay olmadı. Zaten önemli olan hiçbir şeye kolay ulaşılmaz. Fakat engel ne olursa olsun yola devam etmek, zaferin ta kendisi.”

Onlar kendilerine güvenleriyle ve kazandıkları zaferlerle hepimize çok şey öğretmeye geldiler.

Röportajların devamını okumak için:  Socrates Dergi

H&M Sport ürünlerini incelemek için buraya tıklayabilirsiniz

#ForEveryVictory #HMSport

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir