Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sırf Kedili Sahneleri İçin Bile İzlenebilecek 10 Film

 > -

İnsanları kedi ve köpek sevenler olarak ikiye ayıranlara inat,  hayvan sevgisinin farklılıklarına inanmayanlardan olmama rağmen kedilere olan özel ilgiyi anlıyor ve kişisel olarak paylaşıyorum. Hiç kuşkusuz bu ilgiyi besleyen filmleri seviyor ve özel olarak da takip ediyorum. Sinema insanları da bizlerin kedilere bu özel ilgisini paylaşıyor olmalılar ki bu güzel hayvanları çok özel ve güzel sahnelerle ölümsüzleştirmişler. 

Kedilerle güzelleşen filmleri sıraladığım bu listenin öznel olduğunu, çok daha güzel filmlerle bu listenin genişletilebileceğini belirtmek ister; yorumlarda buluşmayı beklerim. Bu listenin amacı; naçizane, kedi sevmeyen insanları bu filmler aracılığıyla; belki de, kedi sevgisini aşılamak, kimileri nefretle ifade edilen korkuya sahip olanların bu duygularını yenmesini sağlamaktır.

İyi seyirler.

1. Alien

Sigourney
Weaver'ın canlandırdığı Ellen Ripley'ın kedisi Jones (Jonesey) Alien
serisinin en unutulmaz sahnelerinde karşımıza çıkmaktadır. Nostromo'nun bu
unutulmaz yolcusunun asli görevi istenmeyen kemirgenleri elemine etmesidir
elbette. Ancak olup olmadık yerde karakterlerle yolu kesişir hep. Çekimlerle
ilgili en acayip detay da kedinin sahibini canlandırması gereken Weaver'in daha
kediyle tanıştığı ilk gün cildinin alerjik reaksiyon göstermesidir. Ekip;
filmin bu parçasının yapımdan çıkarılması ihtimaliyle karşılaşılır ama
Weaver'ın özel hayatında daha önce böylesi bir şikayeti de olmamıştır. Filmde
kullanılan kedinin dört ayrı benzeriyle ilk günkü çekimler tekrarlanır ki suç
kedide aranmaktadır. Ama heyhat meğerse Sigourney Weaver'ın cildi kullanılan
bir çekim hilesine karşı reaksiyon göstermektedir. Ellen Ripley'ın ıslak
ve seksi gösterilmek için sürekli olarak nemli olması gereken cildine uygulanan
bir krem Weaver'da alerji yaratmıştır. Bir kez daha anlaşılmıştır ki kediler
masum canlılardır!

Alien (1979)

2. Breakfast at Tiffany's

Bu muhteşem filmin baş rollerini Audrey Hepburn ve George Pepard ile birlikte paylaşan kedinin filmde bir adı yoktur. Hepburn'un eşsiz bir estetikle canlandırdığı Holy Golightly, kedisine isim vermemiş sadece "Kedi" olarak hitap etmektedir. Bu inişli çıkış aşk hikayesinin en yakın tanıdığı olan "Kedi"yi Frank Inn'in kedisi Orangey canlandırmıştır.  Filmde Holy Golightly'nin en yakın arkadaşı olan Kedi'yi canlandıran Orangey, 60'larda verilen PATSY ödülünü iki kez kazanan tek kedidir.

Breakfast at Tiffany's (1961)

3. The Godfather

Baba serisinin ilk filminin açılış sahnesi Sinema Tarihinin En Unutulmaz Sahnelerinden birisidir aslında. İkonik bir girişin ardından sahnede ilk kez önden görüntülenen Marlon Brando'nun elinde ise daha sonraları anlaşılamayacak derecede merak edilen bir kediyle arzı endam eder. Öğrenildiğine göre senaryoda kediyle ilgili bir açıklama yoktur. Ve yönetmenin kediyi son anda Marlon Brando'nun eline tutuşturduğu bilinir. Brando tam bir kedi sevdalısıdır ve sahne boyunca kediyle oynamayı sürdürür. Ne yazık ki bu güzel sahneye damgasını vuran kedi filmin çekildiği stüdyoda dolaşan sahipsiz bir kedidir. Adı gibi sahibi dahi olmayan kedinin filmden sonraki akıbeti hakkında da ne yazık ki bir kayıt yoktur.

The Godfather (1972)

4. Day for Night (La nuit américaine)

Ne yazık ki sinema setleri her zaman kediler için harika yerler değildir. 1973 yılında François Truffaut'nun yapımında senaryo gereği yapması gerekenleri yapamayan bir kedinin başından geçenler konu edilmiştir. "Meet Pamela" isimli filmin çekimlerini konu edildiği filmde; Francoise Dorleac'in filmi La Peau Douce'ye gönderme yapmak isterler ama buldukları kedi tam da o istedikleri şekilde kahvaltı tepsisine ulaşamamaktadır. Kendi huysuzlaştıkça ekip huzursuzlaşır, ekip huzursuzlaştıkça kedi huysuzlaşır.  En sonunda bu kediden vazgeçerler ve rol kesebilecek bir kedi bulana değin çekimleri ertelerler. Çözümü bir sinema sektörünün çilekeş asistanlarından gelir; stüdyonun kedisi getirilir ve sonuç tam da yönetmenin istediği gibidir, kendi istenildiği gibi rolün gereğini yerine getirmiştir.

La nuit américaine (1973)

5. James Bond

James Bond serisinde Ernst Stavro Blofeld'in alameti farikası beyaz kedisi; karakterin perdede görünmesine bile gerek kalmadan onu temsil edebiliyordu. Öyle ki Ernst Stavro Blofeld karakteri 1963 tarihli From Russia with Love ve 1965 tarihli Thunderball filmlerinde yüzünü göstermemiş ve sadece kucağındaki beyaz kedisiyle tanınabilmiştir. Kötü karakterin beyaz kediyle temsili daha sonra Austin Powers gibi bir çok parodide tiye alınmıştır.

6. The Matrix

Milenyum'un başlangıcında tüm dünyayı ele geçiren komplo teorilerinin, korkudan uykularımızı kaçıran kıyamet senaryolarının ve asla çözemeyeceğimize inandığımız o büyük bulmacaları anlamak için çok kafa yorarken Wachowski Biraderlerin Matrix'indeki o kara kediyi görmek hepimizi şok etmişti. Günlük hayatımızda hepimizin başına gelen; şahit olduğumuz yada duymaktan kaçınamadığımız bu küçücük yaşanmışlığın bir kediyle ifadesi belki de sinema tarihinin en unutulmaz anlarından birisiydi. O siyah kediyi hatırlamak ve zihnimizde edindiği eşsiz yer için kendisine teşekkür etmek isterim. Ne adı ne de öyküsü bilinen kedinin filme katkısı muhteşemdir ve Déjàvu'yu anlatmak için bundan daha iyi bir sahne mümkün değil gibidir.

The Matrix (1999)

7. Austen Powers

Serinin kötü kalpli doktoru Douglas Powers'ın elindeki beyaz İran kedisi James Bond serisine ince bir naziredir. Zaman içinde seri ilerledikçe tüyleri döktürülen ve iyice sahibine yaraşır bir karaktere büründürülen Mr. Bigglesworth başlarda İran kedisi gibi tüylü tüylü olduğu zamanlarda kimin tarafından canlandırıldığı bilemiyoruz ama daha sonra tüysüzken Sphynx cinsi bir kedi olan SGC Belfry Ted Nude-Gent isimli kedi tarafından canlandırılmıştır. Zaten bir İran kedisinin film icabı dahi tüylerini dökmek bir feci bir fikir iken iyi ki gerçekleştirmemişler ve kendiliğinden tüysüz bir kedi cinsini tercih etmişler. Yine de huysuzluğuyla nam Mrç Bigglesworth'un gazabından korunmak gerek, neme lazım?

Austin Powers: International Man of Mystery (1997)

8. Harry Potter

Hermione Granger'ın o dost canlısı kedisi Crookshanks'in gönlümüzü fethettiği satırlar belki küçük ama kedi dostları için unutulmazdır sanırım. Daha sonra çekilecek filmlerde Emma Watson'ın canlandırdığı karakterin aslında Hogwarts'taki sıkıntılı günlerinin ilk tanığıdır. Harry'nin kediyle olan ilişkisini Hermione üzerinden okumak da insanları meraklandırır. Hermione için ise bu kediden büyük, kaplandan küçük canlının gönlündeki değeri çok başkadır. Serinin bu en renkli yan karakterlerinden birisi olan Crookshanks'i Azkaban Tutsağı filminde Crackerjack isimli İran kedisi canlandırır.

Harry Potter and the Sorcerer's Stone (2001)

9. Shrek

Geleneksel olarak ormanda tek yaşayan, kötü kalpli ve acımasız olarak tasvir edilen devlerin her zaman böyle olmayacakları en iyi anlatan bu animasyon harikası yapım sıradan bir çocuk filminin sınırlarını aşan dramatik özellikleriyle bizleri kendisine çeker. "Puss in Boots" isimli yakışıklı, kurnaz ve onurlu kedinin aslında istediğinde ne kadar masum olabileceğini gösterdiği sahne is kediseverlerin favorisidir. Bir kediyi temsil edebilecek tüm özellikleri tek bir kedide toplayan "Puss in Boots" karakteri öyle çok sevilir ki daha sonra ana öyküden ayrılarak kendi öyküsü filmleştirilir. Antonio Banderas'ın güçlü sesinin yanı sıra Frank Welker ve Dan Castellaneta'nın miyavlamalarıyla can verilen bu kedi hayali olsa da gönlümüzü fethetmeyi bilmiştir.

Shrek (2001)

10. Meet the Parents

Batı Sinemasının eşsiz oyuncularından Robert De Niro'nun komedideki en iyi performanslarından Jack Byrnes'ini sahnelediği "Meet the Parents" sıkıntılı damat adayı Gaylord 'Greg' Focker'ın başından geçenlere odaklanmış olsa da Byrnes'ini anlamanın en iyi yolu da kuşkusuz kedisi Jinxy'den geçiyordu. Jinxy; eşsiz eğitimi ve neredeyse insanları aratmayan hal ve hareketleriyle izleyenlerdeki var olan tüm ön yargıları parçalıyordu.

Meet the Parents (2000)

Kedisiz BONUS: Aslan Bacanak

Yeşilçam'ın efsanevi ikilisi Zeti Alasya - Metin Akpınar'ın unutulmaz performanslarıyla akıllarımıza kazınan o replikler.

Kedileri bize sevdiren tüm sinemacılara selam olsun!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mermaidgal

çok sevimli kediler.. gerçi shrek'teki birkaç saniyeliğine ama olsun ahaha

karalama

filmlerdeki kötü karakterlerin ellerine neden kedi verildiğini de bi araştırıp bilmek lazım bence :p

hammurablaa

tam da kedidir o kedi nerde diyecektim ki,cevabımı aldım

opuspanoptikon

Breakfast at Tiffany's filminde o sahneyi başa sarar sarar izlerim. Kahramanlar sarılırken arada kalır zavallı kedi, la bi rahat verin ifadesi muhteşemdir sahiden... GIF olsaymış keşke o sahne...

narutolga

The Boondock Saints filminde de güzel bir kedi sahnesi vardır eheh :)

Başlıklar

Harry PotterİranJames BondSeksiSinemaTercihaşk
Görüş Bildir