Kar Fırtınasının Ortasında Kalan ve Kalbi 6,5 Saat Boyunca Atmayan İngiliz Kadının Mucizevi Hayata Dönüş Hikâyesi

-
Abone ol

Hayat gerçekten de mucizelerle dolu...

Bu içerik hazırlanırken The Guardian, Times Record News ve New York Post siteleri kaynak olarak kullanılmıştır.

Şansın yüzümüze ne zaman güleceğini ya da gerçek bir mucizeyle ne zaman karşılaşacağımızı bilemiyoruz.

Hayatın karşımıza çıkardığı zorluklar olduğu gibi umudumuzu körüklediği ve içimize pozitif enerji aşıladığı günler de oluyor. 34 yaşındaki bir İngiliz kadının yaşadıkları da tam bu dediklerimize örnek olacak türden…

İngiltere’de doğup büyüyen ve 2017 yılında İspanya’ya yerleşip burada öğretmenlik yapmaya başlayan Audrey Mash, geçtiğimiz günlerde eşiyle birlikte bir geziye çıkmaya karar veriyor.

İspanya’nın kuzeyinde, Fransa sınırı üzerinde bulunan Pyrenees Dağları'na tırmanan ikili, kar fırtınasına yakalanıyor ve dağdan inemiyor. 

Bu sırada Rohan Schoeman, karısının durumunun git gide kötüye gittiğini fark ediyor. Audrey’nin konuşması yavaş yavaş bozulmaya başlıyor ve bir süre sonra da hareket etmeyi bırakıp olduğu yere yığılıveriyor.

Vücut sıcaklığı 18 dereceye kadar düşen ve kalp atışları duran Audrey’nin kurtulma ihtimali o sıralarda yok denecek kadar az…

Rohan, hemen telefonla yardım istese de kurtarma ekiplerinin helikopterle onların bulunduğu bölgeye gelebilmesi yaklaşık 3 saati buluyor. Audrey, kurtarma helikopterine bindirildiğinde herkes genç kadının öldüğünden neredeyse emin. Ama Audrey onları şaşırtan bir şey yapıyor, kalbi 6,5 saat durmasına rağmen bir şekilde hayata tutunuyor!

Barselona'daki Vall d'Hebron Hastanesi’ne kaldırılan Audrey’nin vücut sıcaklığı 30 dereceye çıkartılıyor ve ardından elektroşokla kalbinin yeniden atması sağlanıyor.

Tabii öncesinde Audrey Ekstrakorporeal yaşam desteğine bağlanıyor, bu yöntem daha önce İspanya'da bir hastayı diriltmek için kullanılmamış. Ama asıl mucize bu da değil, Audrey’nin 6,5 saat boyunca kalbi durmuş halde olmasına rağmen beyninde herhangi bir nörolojik hasar meydana gelmemesi.

Audrey'nin sağlığı çok çabuk düzeliyor, 11 gün içerisinde ayaklanıp hastaneden taburcu oluyor. El parmaklarında koordinasyon sorunu yaşaması ve ufak tefek uyuşmalar dışında hiçbir sorunu yok.

Yalnızca o gün yaşadıklarına dair bir şey hatırlamıyor ama böyle bir travma anını hatırlamaması belki de onun için daha iyidir, ne dersiniz?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
jesus-cry

Bende 2,5 ay önce motorum ile kaza yaptım. Üstümden araba geçti :) öldüm diye üstümü örtmüşler :)

guybrush

Benzeri daha önce de yaşanmıştı. Tam olarak mucize değil aslında. Vücut sıcaklığı belli bir dereceye düştüğünde tüm hücrelerin fonksiyonları durma noktasına kadar yavaşlıyor. Ölüm denen olay ise aslında iletilen bir sinyal sonucu hücrelerin toplu olarak intihar etmeye başlamalarıyla gerçekleşiyor. Vücut sıcaklığı düşüp hücre fonksiyonları durduğu için intihar sinyali iletilemedi muhtemelen. Bu olayı kalp krizi geçirenlerde ve uzun sürecek kalp ameliyatlarında beyin ve diğer dokularda hasar oluşmasını engellemek için de kullanıyorlar. Suspended animation deniyordu yanılmıyorsam.

nikiforenko

Başkan, bu bilgilerle bir içerik hazırla da bilgiye boğulalım.

guybrush

İnsanların sıkılmadan okuyacakları içerikler hazırlamak biraz beceri işi. Ben yazsam çok uzun ve sıkıcı olur muhtemelen insanlar okumaz. Açıkçası son zamanlarda ben de okumaktan ziyade belgesel izlemeyi tercih ediyorum, artık hemen her konuda video bulabiliyorsun. Bu konuyu yıllar önce "Through the Wormhole with Morgan Freeman" da seyretmiştim. İzlemediysen çok güzel ve etkileyici bir belgesel serisidir tavsiye ederim.

panik-anne

bende sorunlarımdan böyle kaçmak istiyorum.

spiritorbs

Belkide hissedilmeyecek bi yavaşlıkta atıyodu , fark etmediler . Stephan King'in böyle bi hikayesi var . Adam parkta dolaşırken arı sokuyor . Kalbi çok ama çok yavaş ve minnacık atmaya devam ediyor . Her şeyi duyuyor ama hiç bir kasını hareket ettiremiyor . Bu şekilde kalp krizi geçirerek öldüğünü düşündükleri için otopsiye alıyorlardı . Böyle vakalar oluyormuş . Tabi bu kurgu . Kadın gerçeğini yaşamış . Bilimsel ve teknik kısımlarını bilmediğimiz için , mucize gibi diyeyim .

ne-derler-bilirsin

yılan sokuyordu. karanlık hikayeler diye öykülerden oluşan bir kitaptaydı. tam otopsiye başlayacaklarken golf çantasına giren yılan ortaya çıkıp birini daha soktuğunda anlaşılıyodu adamın canlı olduğu. o ana kadar adamın yaşadıklarını çok güzel anlatmıştı kral.

spiritorbs

Wayy . "Karanlık Öyküler" evet . Yaw çok iyiydi gerçekten . O gergin ortamın anlatıldığı akıcı ve anlaşılır dili , sedyeye beni yatırdı . Bu tip romanlarda çevirmen çok ama çok önemli . Çünkü anlam ve hikaye bütnlüğünü bozan veya akışı etkileyen çevirmeler yapabiliyorlar . Tekrar okunurmuş .

ne-derler-bilirsin

şimdi baktım öykünün adı 'dört numaralı otopsi odası' ymış. valla sabah sabah keyifli oldu hatırlamak :D

spiritorbs

Bu öykülerden seçip seçip kısa film çekmek lazım . :))

Görüş Bildir