İspanya ve Portekiz'in Olduğu İber Yarımadası Saat Yönünde Dönüyor: Afrika Yılda 4-6 Milimetre Yaklaşıyor
İspanya ve Portekiz'in üzerinde bulunduğu İber Yarımadası, uzun jeolojik geçmişinin aksine bugün çok yavaş bir şekilde saat yönünde dönüyor. Gondwana Research dergisinde yayımlanan çalışmada Bask Ülkesi Üniversitesi'nden Asier Madarieta öncülüğündeki ekip, uydu tabanlı jeodezik ölçümleri ve deprem verilerini birleştirerek bu sonuca ulaştı. Dönüş gündelik hayatta hissedilmiyor ama bölgenin deprem tehlikesini okumak için kritik bir veri sunuyor.
Afrika ile Avrasya her yıl 4-6 milimetre birbirine yaklaşıyor ve bu itiş yarımadayı döndürüyor.
Hikâyenin kökü yaklaşık 90 milyon yıl öncesine uzanıyor. Alp dağ oluşumu Tetis Okyanusu'nu kapattı, Afrika ve Avrasya levhalarını birbirine yaklaştırdı. İber mikro levhası o dönemde saat yönünün tersine döndü, güneybatıya kaydı ve Avrupa'ya eklenerek Pireneler'i oluşturdu.
Bugün tablo tersine döndü. Madarieta'nın ekibine göre Afrika ve Avrasya levhaları hâlâ yılda 4-6 milimetre yaklaşıyor. Madarieta, 'Her yıl Avrasya ve Afrika levhaları birbirine 4-6 milimetre yaklaşıyor' ifadesini kullandı ve yeni verilerin yarımadanın saat yönünde döndüğünü doğruladığını belirtti. Ekip, uydu tabanlı yüzey deformasyon ölçümleriyle son dönem deprem kayıtlarından çıkan gerilim alanlarını yan yana koydu.
Cebelitarık'ın batısında Afrika doğrudan itiyor, doğusunda ise Cebelitarık Yayı darbeyi sönümlüyor.
Levha sınırı Atlantik kıyısında ve Cezayir tarafında net bir çizgi hâlinde izlenebiliyor. Yarımadanın güneyinde ise tablo bulanık ve karmaşık. Alboran bölgesi batıya doğru kayarak Cebelitarık Yayı'nı besliyor; İspanya'daki Beticler ile Fas'taki Rif dağlarını birbirine bağlayan bu kıvrık dağ kuşağı çarpışmanın yükünü büyük ölçüde üstleniyor.
Boğazın doğusunda İber Yarımadası bu sayede bir ölçüde korunuyor. Batısında ise Afrika ile doğrudan temas var. Araştırmacılar, yarımadanın batı ve güneybatı kesimlerindeki saat yönlü dönüşü, Afrika'nın güneybatıdan yaptığı bu baskıyla açıklıyor. Afrika'nın ilerleyişi yaklaşık yılda 5 milimetre olarak aktarılıyor; bu hız ancak GNSS gibi milimetre ölçeğinde çalışan uydu sistemleriyle yakalanabiliyor.
Asıl önem deprem haritalarında: Cádiz-Sevilla hattı ve Batı Pireneler yeniden mercek altında.
Çalışmanın pratik tarafı deprem tehlikesi. Gerilim ve deformasyon haritaları, yüzeyde belirgin iz bırakmamış aktif fayların nerede aranması gerektiğini gösteriyor. Ekip, Navarra'daki Batı Pireneler ile Cebelitarık Yayı'nın batısında kalan Cádiz-Sevilla hattında ayrıntılı jeolojik ve jeofizik çalışma yapılmasını öneriyor. Bulgular, İspanya'nın Kuvaterner'den bu yana aktif faylarını listeleyen QAFI veri tabanını da tamamlıyor.
Sınırlama da var: hassas deprem kayıtları yalnızca 1980'lere, yüksek doğruluklu uydu verileri ise 1999'a uzanıyor. Jeolojik zaman ölçeğinde bu çok kısa bir pencere. Madarieta'nın çalışmayı özetleyen sözleri ise net: 'Bu gerilim ve deformasyon alanları, bu yapıları aramak için nereye gitmemiz gerektiğini söylüyor.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın