İsa Karakaş Gündem Olan 'Hastalık Garantili Balon'u Yazdı: 50 TL'ye Satılıyor, İçinde Hasta Nefesi Var
İkinci el sitesindeki 'Rapor almalık hasta nefesli balon' ilanı, 50 TL'lik fiyatı ve '1 hafta yatırma garantisi' vaadiyle sosyal medyada yeniden gündem oldu. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, 2024'te yüklenip 2026'da X ve LinkedIn'de yeniden dolaşıma giren ilanı köşesine taşıdı; balonu alıp rapor peşine düşenleri de satanı da bekleyen hukuki ve mali sonuçları tek tek sıraladı.
Kaynak: Türkiye Gazetesi
İsa Karakaş'a göre ilan bir internet şakası değil, denetimsizliğin ve ahlaki çöküşün işareti.
Karakaş, meslek hayatında kendini kâğıt üzerinde ölü gösterip yetim aylığı bağlatanlardan, 60 yaşından sonra bir günde 'balet' beyan edip sanatçı borçlanmasıyla erken emeklilik peşine düşenlere kadar pek çok usulsüzlük gördüğünü yazdı. Yine de sosyal medyada karşısına çıkan balon fotoğrafı karşısında 'pes' demekten kendini alamadığını söyledi.
İlanın başlığı aynen 'Rapor almalık hasta nefesli balon'. Fiyat 50 TL, altındaki not ise '1 Hafta Yatırma Garantili, Corona Değil Düz Hastalık'. İlan sahibi balonun içine kendi hasta nefesini üflediğini, alıcının bu havayı içine çekip yatağa düşeceğini ve hastaneden rahatça istirahat raporu alabileceğini savunuyor. Haberlere göre ilan İzmir'de bir ikinci el alışveriş sitesine konmuştu.
İsa Karakaş yazısında 'Bu ilan bir kara mizah yahut internet şakası değildir. Derin bir sosyolojik ve hukuki çöküşün açık işaretidir' ifadelerini kullandı. İkinci el sitelerinin algoritmalarının 'hasta nefesi' gibi bir ifadeyi tarayıp ilanı neden anında engellemediğini de sorguladı; Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'nın bu tür ilan verenlere karşı en ağır yaptırımları uygulaması gerektiğini vurguladı.
Rapor alan kişi mesai kaçırmakla kalmıyor, SGK'dan 'rapor parası' da alabiliyor.
Karakaş'ın anlattığına göre rapor alan kişi yalnızca işten kaçmış olmuyor. Şartlar oluşursa SGK'dan geçici iş göremezlik ödeneği, yani halk arasındaki adıyla 'rapor parası' alıyor.
5510 sayılı Kanun'a göre hastalık hâlinde ödenek, iş göremezliğin üçüncü gününden itibaren başlıyor. Ayaktan tedavide günlük kazancın üçte ikisi, yatarak tedavide ise yarısı ödeniyor. Bu haktan yararlanmak için önceki bir yılda en az 90 gün prim şartı aranıyor. İlandaki bir haftalık 'garanti' bu üç günlük eşiği rahatça aşıyor.
Parayı işveren değil Sosyal Güvenlik Kurumu ödüyor; kurumun kaynağı ise çalışanların kesilen primleri. Karakaş bu yüzden hileli raporu, 'dürüst çalışanın alın terinden kesilen' ortak havuzu delmek olarak tanımladı. Sürecin işvereni de mağdur ettiğini ekledi.
Hile ortaya çıkarsa SGK ödemeyi faiziyle geri istiyor, işveren de kıdem tazminatı ödemeden kapıyı gösterebiliyor.
Hile ortaya çıkarsa ödenek hak olmaktan çıkıyor. SGK mevzuatı yersiz ödemelerin geri alınmasını emrediyor; kurum haksız ödemeyi faiziyle birlikte talep ediyor, süreçte doğan sağlık giderlerini de takibe alıyor. Beş yıllık zamanaşımı süresi hakkı tamamen silmiyor, tespit geç gelse de hukuki takip açılabiliyor.
İş hayatındaki karşılığı da ağır. İsa Karakaş'a göre işçi kendini bilerek hasta ederse ya da gerçeğe aykırı rapor kullanırsa samimiyet ve doğruluk borcu çöküyor. İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi devreye giriyor, işveren iş sözleşmesini derhâl feshedebiliyor. Bu durumda kıdem tazminatı doğmuyor, ihbar tazminatı da ödenmiyor.
İsa Karakaş'ın ölçüsü ise basit: 'Gerçek hastalık ile hileli rapor aynı kefede tartılamaz.'
Balonu satan kişi için de dolandırıcılık ve kasten yaralama gündeme gelebiliyor.
İsa Karakaş, ilan sahibinin sorumluluğunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Türk Ceza Kanunu hileli davranışlarla yarar sağlamayı cezalandırıyor; balon hastalık bulaştırmıyorsa ve alıcı kandırılarak parası alınıyorsa dolandırıcılık suçu oluşuyor.
Balonun gerçekten hastalık bulaştırması hâlinde ise tablo değişiyor. Karakaş'a göre hastalık bulaştırma vaadi kasten yaralama suçunu gündeme getirebiliyor. 'Düz hastalık' notu kastı ortadan kaldırmıyor; bilerek mikrop yaymak en azından olası kastı gösteriyor. 'Şaka yapıyordum' savunması da ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.
İsa Karakaş yazısını şu cümlelerle bitirdi: '50 TL'lik o balonun içinde sadece mikroplar yok. O balonun içinde sönen bir iş ahlakı ve kaybolan insanlık onuru var.' Haberlerde ilanın gerçek bir satış mı yoksa şaka mı olduğuna dair bir doğrulama yer almıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın