Her Siyasi Tartışmada Duyduğumuz ''Sağ-Sol'' Kavramlarının Ortaya Çıkış Hikayesi!

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

''Sağcı'' veya ''Solcu'' uzun zamandan beri insanların siyasi görüşlerini sınıflandırmak için kullanılan iki kavram. Yaşamımızın günlük seyrinde birçok sefer duyduğumuz veya okuduğumuz bu sıfatlar, nereden ve nasıl ortaya çıktı, bunu hiç merak ettiniz mi?

Türkiye'de sağ ideoloji dendiğinde akla dinine bağlı, milliyetçi ve muhafazakar insanlar gelmektedir.

Sağ ve sol kavramları 1960'tan sonra sıklıkla kullanılmaya ve içerisi doldurulmaya başlanmıştır. Nitekim bu tarihten sonra faaliyete geçen Adalet Partisi'nin 1980'e kadar sağın en güçlü temsilcisi olduğunu söylemek mümkün.

Peki CHP nasıl sol ideoloji ile bütünleşti? Aslında parti ilk kurulduğu yıllarda Atatürk yönetimindeyken bu ideolojilerin ön planda olmadığı görülüyor.

Aslında CHP'nin solcu olarak tanımlanması cumhuriyetçi oluşuyla alakalıdır ve çoğunlukla 1960'lardan sonra yaygınlaşmış ve 1970'lerde zirve dönemine varmıştır. Ne demek istediğimiz yazının sonuna geldiğinizde daha iyi anlaşılacaktır.

Modern tarihin birçok unsurunu Fransız İhtilali'ne bağlayıp işin içinden sıyrılıyoruz gibi görünse de evet gerçekten sağ-sol meselesi de bu ihtilale dayanıyor.

Fransa'da 1789'da ihtilalden evvel toplanan ve sonrasında da varlığını devam ettiren bir ana meclis vardı. Doğal olarak mecliste farklı kesimlerden ve ideolojilerden üyeler mevcuttu. Cumhuriyetçiler, radikaller, monarşi taraftarları, meşrutiyetçiler, muhafazakarlar, çiftçiler, din adamları, soylular vesaire.

Bu meclis 30 Eylül 1791'de, yeni bir anayasa yaptıktan sonra kendisini Yasama Meclisi (Assamblée Législative) ilan etti ve yönetimi fiilen ele aldı.

Devrik kral XVI. Louis ve eşi Marie Antoinette henüz gözetim altındaydılar. Mecliste farklı gruplaşmalar oluşmuştu. Jacobin diye anılan grup gerçekten dikkat çekiciydi. Radikal görüşleri vardı ve az sonra yönetimi ele aldıklarında kral ve eşini yargılayıp giyotinle idam edeceklerdir.

İşte meşhur sağ sol kavramı da Fransa'nın bu meclisinde, benzer ideolojiye sahip vekillerin oturma şeklinden ortaya çıktı.

Şöyle ki meşrutiyetçiler yani kralın yerinde kalmasını fakat bir meclisle yönetimi paylaşmasını savunanlar sağ tarafta oturuyorlardı. Muhafazakarlardı ve radikal değişim taraftarı değillerdi.

Solda ise cumhuriyet taraftarı ihtilalciler vardı. Bunların özelliği, grup olarak ortak bir karar alıp onun etrafında birleşebilme marifetleriydi. Kralın tarihe karışmasını arzuluyorlar ve cumhuriyetin ilanını istiyorlardı.

Fransız Devrimi sırasında bu şekilde sınırları çizilen sağcılık ve solculuk kavramları ilerleyen yıllarda gelişim gösterdiler.

19. asır boyunca özellikle Avrupa'da bu fikirleri benimseyip geliştiren birçok düşünür, bilim insanı ve siyasetçi ortaya çıktı.

İhtilalin ideolojisinin Türkiye'ye tesiri ise hem geç hem de yavaş bir süreç olarak kendini gösterdi.

Ülkelerin birbirine uzaklığı ve dönemin iletişim eksikliği sebebiyle Fransız ve Türk insanı birbiriyle kolaylıkla yakınlık kuramadı. Aynı zamanda Osmanlı'da, Fransa'daki gibi ahali arasında çok büyük ayrımlar görülmüyordu. Toplum içerisinde zenginlik hoş karşılanan ve gıpta edilen bir şey değildi. İnsanlar daha çok paylaşmayı tavsiye ediyor, zengin birisi ancak parasının büyük kısmını fakirlere yardım ve hayır işleri için kullanırsa toplum tarafından takdir ediliyordu.

Türkiye'de 19. asrın sonlarında ilk örnekleri görülmeye başlanan sağ-sol ideoloji ancak 20. yüzyıl ortalarında yaygınlaşacaktı.

1945'e kadar tek partinin varlığı ideolojik olarak ayrılıp kutuplaşmayı yavaşlattı. 1950 sonrasında hız kazanan sağ-sol saflaşması 60'lar boyunca büyüme sürecini geçirdi ve 1970-80 arasında doyum noktasına ulaştı. 70'ler boyunca Türkiye, bu iki ideolojinin savaşıyla birçok vatandaşının ölümüne şahit oldu. Aslında ülke için en iyi olacak şey her iki siyasi görüşün de birbirini dinleyerek millet menfaati için ortak çıkarlarda buluşması ve karşılıklı ilişkilerle eksik yönlerini tamamlamasıdır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
vag

Altımdaki şahsı altıma alıp yumruklayasım var.

ercy

Bizde sağ-sol kavramının başlangıcı aslında II. Abdülhamit dönemine dayandırılabilir. O zamanki "Jön Türkler" yenilikçi sol akımı temsil ederken II: Abdülhamit taraftarları ise gelenekçi sağ akımı temsil ediyordu.

fatih-emin-uluisik

İbrahim Kaypakkaya "Kemalizm ile devrimcilik bir değildir. Kemalizm faşizmdir."

vertenyan

İçeriğin başında CHP hakkındaki ideolojik söylem manidar olmuş. Onun haricinde arkaik sağ ve solun çıkışından sonra çok zaman geçti bu da aklımızın bir kenarında kalsın.

deadpunch

nedense bizim ülkede bu sağ solun hep kötü yanlarını ülkeye getirmiş sağcılar : faşist,ayrımcı,mafyalık külürü solcular:içki,çok eşlilik,dinsizlik kültürü devletin bekası mekası hikaye bizde...

selimreizzz

solcular mı cok eşli yoksa aşırı sağcılar mı

isluggard

çok eşlilikten kasıt evlilik değil sanırım.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BilimCumhuriyet Halk PartisiFransaİdam
Görüş Bildir