article/comments
article/share
Haberler
Her Gün Bir Eşya Fazlası: Ay Sonunda Evden 465 Eşya Eksiliyor

Her Gün Bir Eşya Fazlası: Ay Sonunda Evden 465 Eşya Eksiliyor

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Evdeki fazlalıklardan kurtulmak çoğu zaman gözümüzde büyüyen, hep ertelenen bir iş. Yurt dışında epeydir konuşulan 30 günlük sadeleşme meydan okuması ise bu yükü küçük, günlük adımlara bölüyor. Kural basit: Ayın ilk günü bir eşya, ikinci günü iki eşya, otuzuncu günü otuz eşya evden çıkıyor. Profesyonel düzenleme uzmanları yöntemin işe yarayan ve aksayan yanlarını tek tek anlattı.

Kaynak: HuffPost

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Ay bittiğinde evden toplam 465 eşya çıkmış oluyor

Ay bittiğinde evden toplam 465 eşya çıkmış oluyor

Yöntemin arkasında, sade yaşam üzerine yazdıklarıyla tanınan ve 'The Minimalists' adıyla bilinen Joshua Fields Millburn ile Ryan Nicodemus var. Fikir oldukça basit: Her gün bir önceki günden bir fazla eşyayla vedalaşıyorsunuz.

İlk günlerde iş neredeyse oyun gibi; bir kırık kalem, bir eski şarj kablosu derken gün kapanıyor. Ayın sonuna gelindiğinde ise hesap kabarıyor ve 30 günün toplamında evden 465 eşya eksilmiş oluyor.

Kimi tek başına yapıyor, kimi arkadaşıyla yarışıyor

Kimi tek başına yapıyor, kimi arkadaşıyla yarışıyor

Meydan okumayı tek başına sürdürenler olduğu gibi, işi bir arkadaşıyla yarışa çevirenler de var. Bu durumda kimin daha çok gün dayanacağı ya da ayı kimin tamamlayacağı merak konusu oluyor.

Düzenleme uzmanı Julie Naylon'a göre yöntemin en büyük kazancı motivasyon. Sadeleşmeyi bir oyuna çevirmek, başlamayı gözde büyüyen bir iş olmaktan çıkarıyor. Uzman Lisa Zaslow da özellikle bir yol arkadaşıyla yapıldığında yöntemin destek, cesaret ve düzen sağladığını söylüyor.

Eve yeni eşya almadan önce iki kez düşündürüyor

Eve yeni eşya almadan önce iki kez düşündürüyor

Uzmanların öne çıkardığı bir başka kazanç, alışveriş alışkanlıklarındaki değişim. Düzenleme uzmanı Katie Hubbard'a göre her gün bir şeylerden kurtulmaya uğraşan kişi, eve yeni bir eşya sokmadan önce ister istemez iki kez düşünüyor. Böylece hem yer açılıyor hem de dolaplar yeniden dolmuyor.

Uzman Bohne Leah ise yöntemin karar verme becerisini baskı yaratmadan, yavaş yavaş geliştirdiğini vurguluyor. Küçük adımlarla başlamak, alışkanlığın gözü korkutmadan oturmasını sağlıyor.

Her gün atacak eşya aramak herkesin harcı değil

Her gün atacak eşya aramak herkesin harcı değil

Yöntemin eleştirilen yanları da var. Hubbard, sürecin fazla yavaş ilerlediğini düşünüyor: Herkesin her gün atacak eşya aramaya vakti olmayabilir, farkı görmek için 30 gün beklemek de sabır istiyor. Kendisi bunun yerine bir günü ayırıp tek bir odayı baştan sona düzenlemeyi öneriyor.

Bir de işin duygusal tarafı var. Eşyalardan ayrılmak kolay değil ve ayın son günlerinde tek seferde 30 parçaya veda etmek, motive etmekten çok insanı bunaltabiliyor.

Önemli olan sayı değil, evin gerçekten ferahlaması

Önemli olan sayı değil, evin gerçekten ferahlaması

Naylon'a göre yöntem niteliği değil niceliği öne çıkarıyor. 465 küçük eşyayı elden çıkarmak, evin yaşanabilirliğini her zaman belirgin şekilde değiştirmeyebilir.

20 yılı aşkın süredir bu işi yapan Zaslow ise kendisinin minimalist olmadığını açıkça söylüyor; duygusal değeri olan eşyaları, koleksiyonları ve geniş bir gardırobu var. Ona göre 'minimalizm' kelimesi bile bazılarının gözünü korkutabiliyor. Uzmanlar, meydan okumayı tamamlayamayanların kendine fazla yüklenmesi ya da bir günü kaçırınca tümden bırakması riskine de dikkat çekiyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Ayıklanan eşyaların nereye gideceğine baştan karar verin

Ayıklanan eşyaların nereye gideceğine baştan karar verin

Zaslow'un ilk tavsiyesi, ayıklanan eşyaların akıbetini baştan belirlemek. İkinci el dükkanı, bağış noktası ya da mahalledeki ihtiyaç sahipleri; adres önceden belli olursa eşyalar bir köşede birikip kalmıyor.

Zaslow, eşyalarından ayrılmakta zorlanan bir danışanının yöntemini de anlatıyor: Danışan, verdiği her eşyayı kullanacak hayali birini gözünün önüne getiriyordu. Eşyanın bir başkasının işine yarayacağını düşünmek, vedalaşmayı kolaylaştırıyordu.

İşe en kolay kararlarla başlamak gerekiyor

İşe en kolay kararlarla başlamak gerekiyor

Naylon, ilk günlerde düşünmeden karar verilebilecek eşyalarla başlamayı öneriyor: Tarihi geçmiş ürünler, bozuk eşyalar, çekmecede ikinci, üçüncü kez duran mutfak gereçleri ve artık giyilmeyen kıyafetler.

Profesyonel düzenleme uzmanı Regina Lark ise yönteme kendi yorumunu getiriyor: Her gün tek bir kategoriden 10 parça. Bir gün 10 su şişesi, ertesi gün 10 vazo, bir başka gün 10 parça kıyafet.

Bir günü kaçırırsanız baştan başlamayın

Bir günü kaçırırsanız baştan başlamayın

Leah'nın en önemli uyarısı, kaçırılan bir gün yüzünden pes etmemek. Baştan başlamak yerine kaldığınız yerden devam edebilir ya da işin kolay olduğu bir günde iki günün payını birden çıkarabilirsiniz.

Alışkanlığı oturtmak için onu mevcut bir rutine bağlamayı öneriyor: Sabah kalkınca ya da kahve hazırlanırken birkaç eşya ayırmak gibi. Kapının yanında hep hazır duran bir bağış torbası da işi kolaylaştırıyor. 30 gün gözünüzü korkutuyorsa önce 7 günlük bir denemeyle başlayabilirsiniz.

Sayılara takılmak yerine ilerlemeye bakın

Sayılara takılmak yerine ilerlemeye bakın

Naylon'a göre sayılara takılmamak gerekiyor. 20. günde 20 yerine 5 eşya çıkarabildiyseniz bile evde 5 parça daha az eşya var demektir.

Lark da tek doğru yöntem olmadığını hatırlatıyor; sayısız düzen oyunu, plan ve kitap var, önemli olan size uyanı bulmak. Uzmanların ortak noktası ise şu: Düzenlemek hayatı kolaylaştırmalı, yapılacaklar listesine bir yük daha eklememeli. Hedef, içinde yaşaması ve bakımı daha kolay bir ev.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın