Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hayri Cem Yazio: Hakeme Rağmen Derbinin Galibi Beşiktaş

224PAYLAŞIM
Yazio Banner

Beşiktaş’ın oynayacağı derbi ve önemli maçların heyecanı bende bir gün öncesinden başlar. Hani teknik direktörler için maçı kafasında defalarca oynamış derler ya, işte aynen ben de öyle maçtan önceki günden itibaren başlarım kafanda oynamaya. Tabii benim kafamda oynan maçlarda da Beşiktaş hiç kaybetmez :)

Bu maçtan önce nedense hiç heyecanlanmadım. Hatta kafamda maçı oynamadım bile. Bu virüs salgınından sonra, maçlara seyirci alınmayınca futbol defterini bir süreliğine kapattım. Ben stadyumda maçı seyretmeyince keyif alamayanlardanım.

Önemli maçlar öncesinde tuhaf totemler yaparım. Bu maç öncesinde ise Süleyman Seba’nın forması ile 15 yıl önce Fenerbahçe’yi Kadıköy’de 10 kişi ile 4-3 yendiğimiz maçın anısına yaptırılmış şapkayı anı sandığımdan çıkarttım. O herkesin rüyalarına giren aksakallı falan söylemedi bana.

Yaşımız malum; galiba ben ermeye başladım :)

Maçın yorumuna hakemle başlayalım. Daha önce ismini duymadım, cismini görmedim. Hafta içinde sosyal medyada kendisi ile birçok şey yazıldı. Yazılanları koyun bir kenara; bu tecrübedeki bir hakemin böyle önemli bir maçta görevlendirilmesi normal mi?

Hiç lafı uzatmayayım; Bazı hakemler maçların sonucuna doğrudan etki edecek hamlelerde bulunurlar. Bakın bu işler nasıl olur anlatayım:

Federasyon içerisinde büyük takımların lobicileri vardır. Bu lobiciler, federasyon içindeki kurullara kendi adamlarını yerleştirirler. Bu kurullardan Merkez Hakem Komitesi ve Tahkim Kurulu çok önemlidir. Biri hakemleri atar, diğeri itiraz ve cezaları onaylar.

MHK ve lobiciler, Süperlig’e çıkan yeni bir hakemin talimatlara ne kadar uyacağını ve kendilerine sadık kalıp kalmayacağını ölçmek için, Beşiktaş maçlarına atarlar. Bu yeni yetme hakemler maç içinde Beşiktaş’ı ne kadar ince doğrar ve sonuca etki ederse o kadar prim yaparlar. Hızla yükselirler. Yaptığı hatalar için yorumcular; “genç bir hakemdir, şans tanımak lazım” gibi laflar ederler ve konu kapanır.

Bu maçın hakemi Tugay Kaan Numanoğlu’nu yazdım kafama. Her ne kadar kendisi için artık pek çok kapı açılış olsa da benim gözüm hep üzerinde olacak. Yaptığı hatalar masum hakem hataları sınıfına girmiyordu. Alenen art niyetliydi. Medyada bu masum olmayan hatalar detayıyla konuşulduğundan bir de ben tekrar etmeyeyim.

Maçın analizine gelince; Beşiktaş daha inançlı oynadı.

Maçtan günler önce Sergen Yalçın’ın, “Kadıköy’e kesinlikle üç puan için gidiyoruz” açıklaması bir balon değilmiş. Önce kendi inanmış, sonra da futbolcularını inandırmış. Sahadaki mücadeleye bakınca Beşiktaş’ın kazandığı bu üç puanın, anasının ak sütü gibi helal olduğunu Fenerbahçeliler bile kabul etti.

Maç 11-11 oynansa belki daha farklı sonuçlar da olabilirdi. Ya da Numanoğlu, Mert Hakan’a göstermesi gereken ikinci sarı kartı gösterse maç yine faklı bir sonuçla bitebilirdi.

Bu pozisyondan sonra Mert Hakan’a göstermesi gereken sarı kartı, verdiği kararlarla çıldırttığı Sergen Yalçın’a gösterdi.

Beşiktaş sadece üstün oynamadı; rakibe attığı çalımlar, paslaşmalar, ver-kaçlarla göz zevkine de hitap eden bir futbol ortaya koydu. Hele Rachid Ghezzal’in oynadığı futbol tam bir üst düzey ustaya yakışır kalitedeydi.  Bir Beşiktaşlı olarak uzun zamandır bu kadar keyifli bir maç seyretmemiştim.

Geldiğinden beri çok kez eleştirdiğimiz Sergen Yalçın’ı yürekten kutluyorum. Bu tür büyük maçlar sadece futbolcuların sahadaki performansı ile kazanılmaz. Hafta boyunca yapılan fiziki mental hazırlık, rakibi analiz etme, stratejiyi oluşturma gibi faktörler bu tür maçların kazanılmasına doğrudan etki eder.

Fenerbahçeli bazı futbolcular maç boyunca ucuz penaltı ve faulller peşinde koştular. Özellikle Pelkas ve Ozan bu konuda zirveye çıktılar. Ozan’ın Beşiktaş kuyruk acısını da yakinen bilenlerdenim, kendisini anlayabiliyorum. Buna karşın Beşiktaşlı oyuncular ise her türlü pislikten uzak oynadılar.

Örneğin; Larin ceza sahası içinde arkadan itildiği iki pozisyonda da kendisini yere atmak yerine Baba Koç gibi ayakta kalıp, pozisyonu devam ettirmesi, N’Koudu’nun son adamı geçerken yapılan faule rağmen ayakta kalması gibi pek çok Fairplay adına güzel hareketi seyretmek biz Beşiktaşlılara gurur verdi.

Umarız ligi dizayn eden güçler de bunları görür ve biraz utanırlar.

Biz şimdi keyfimize bakıp, evdeki kutlamamıza geri dönelim…

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ercannedio

Hakemin yönetimi yönetimi fena değildi ama kart kullanımı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Mert Hakan, Lemos, Ozan ve Josef atılmalıydı. Kendisine amklı konuşan ozan'ı oyundan atamadı.

thedarkrising

Hakeme rağmen mi? BJK'nin attığı 2. golde kalkan tehlikeli ayağa faul çalınmayıp golü saydılar, VAR'a bile gitmediler. 3. golde Necip'in Gökhan'ın üstünden yüklenerek topu ağlara göndermesinde VAR'a bile gitmediler. Maç boyunca 4. hakemin dibinden ayrılmayan maçın ilk dakikasından 90 dakikasına kadar hakemleri etki altında bırakan Sergen'i atamadılar. Daha maçtan günler önce gündemde hakem hakkında algı yaratan Beşiktaş'ın korkusundan hakemler ne Sergen'i atabildiler ne de goldeki faulu çalabildiler. Bu da işin Fenerbahçe kısmı. Her çalınan faule sarı kart çıkacaksa her maçta kırmızı olur. Mert Hakan'ın pozisyonu faul ama ikinci sarıyı gösterecek kadar ağır değil İkinci sarıdan kırmızıyı gören Larin'in de kartının ağır olduğunu düşünüyorum. Faul kararı doğru ama ikinci sarı bana göre ağırdı. Hakem iki tarafa da yanlışlarda bulundu. Maçı Beşiktaş'ın hak ettiği kısmına katılıyorum ama hakeme rağmen kazandı denmesini yüzsüzlük buluyorum.

Gizli Kullanıcı

Gayet makul şeyler yazıp, sonunu hakaretle bitirmiş olmak hoş olmadı. Herkes önce kendi kapısının önünü temizlesin. Yöneticiniz Alper Pirşen'in demeçlerini okumanızı tavsiye ederim.

ercannedio

2. golde Cisse kafasını uzatsa en direkt serbes vuruş olurdu, kafasına temas alsa faul + sarı kart olurdu. Ancak cisse kafasını uzatmazsa oyun devam eder. Kafası ile ayak arasında en az 30 cm var çünkü. Sizin mantığınıza göre İbrahimovic'in attığı jeneriklik gollerin çoğu faul verilip iptal edilmeli.

thedarkrising

Öyle iptal golü görmüşlüğümüz de var. Moussa Sow'un zamanında Antalya'ya attığı rövaşata golü senin dediğin hesapla iptal edilmişti. Kafaya doğru kalkan ayak tehlikeli harekettir kurallara göre. Ek olarak ayağını yere indirirken dizine de darbesi var.

ercannedio

Reis orada Sow'un kaval gemiği adamın kafasına gelmişti ya ne alaka. Ayrıca gelmese bile kafayı solması yeterli en direkt vuruş almak için. Ama ürküp kafayı geri çekerse hakem devam der. Cisse de ürküp kafayı geri çekti. Ayrıca topa vurduktan sonra ayağı gelebilir. Kurallar ona da faul değil diyor.

thedarkrising

Sırf bunu dediğin için bulup tekrar izledim birbirlerine yakınlar ama değmiyor, artı kafasını sonradan uzatan defans oyuncusu zaten.

ercannedio

Ya bak önemli olan uzatması işte. İngilizce mi yazıyorum ben? Açın kural kitabını okuyun gözünüzü seveyim ya. Bu fenerbahçelilere kural anlatmak cidden yoruyor insanı.

thedarkrising

Ya kardeşim bunda kafasını uzatıyor faul var diyorsun, Abou'nun golünde de kafaya doğru kalkan ayak var bir şey yok diyorsun, nasıl bir çelişkidir. Biz mi kural bilmiyoruz siz mi objektif yorum yapmıyorsunuz acaba? Kural kitabına göre kafa hizasına kalkan ayak fauldur, kural kitabına beşiktaşlıların daha çok ihtiyacı var gibi duruyor.

ercannedio

Hayır kafa hizasına kalkan ayak faul değildir. Kafa hizasına kalkan ayak faul olsaydı röveşata vurmak yasaklanırdı. İbrahimovic'in attığı jeneriklik gollerin de çoğu iptal edilmişti. Oyuncu kafa hizasına kalkan ayağa kafasını uzatırsa en direkt serbest vuruş olur, uzatıp darbe alırsa faul olur, korkup kendini sakınır kafa uzatmazsa oyna devam olur. Cisse'nin kafası ile Montero'nun ayağının olduğu yerde en az 25 cm var. Sokmadı kafayı ürktü geri çekti işte. Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı ya. Beşiktaşlı falan da değilim bu rada.

thedarkrising

Oyuncunun ürküp kafayı sokmadığı pozisyonlarda da hakem düdük çalar yalnız. Bir çok maçta bu tarz pozisyonlara çaldıklarını çok gördüm. Ben faul diyorum sen değil diyorsun ikimizde fikrimizi değiştirmeyeceğiz belli ki o yüzden artık üzerinde durmayacağım.

kullanici-turkcell-753

Sevgili Hayri, 15 yıl önceki 3-4 lük maçı bir kebapçıda izlemiştim. Beşiktaş'ın attığı 4 gölün 3 ünü golden bir iki dakika önce sesli tahmin etmiştim. Bizim masaya servis yapan garson, "Ağzından bal damlıyor abim" diyerek masayı tatlı çeşitleri ile donatmıştı. Güven Cem de bu özelliğimi, hatta dakika vermemi çok iyi bilir. Sevgiler.

Görüş Bildir