Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hayata Dair Boğazınızı Düğümleyecek Detaylar Barındıran 14 Duygu Yüklü Paylaşım

33bPAYLAŞIM

Geçtiğimiz günlerde Ekşi Sözlük'ten hayata dair gülümseten detaylar başlığından derlediğimiz paylaşımları sizlere ulaştırmıştık. Hayatın iyi yanlarına denk geldiğimiz gibi insanı dumur eden, boğaz düğümleyen durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Bu içeriğimizde, bu tarz durumlarla karşılaşan kişilerin hayata dair iç burkan detaylar başlığında paylaştığı duygu yüklü yazılarını derleyerek sizlere ulaştırmak istedik. 

İşte o duygu yüklü 14 paylaşım.

1. 

2. 

3. 

4. 

5. 

6. 

7. 

8. 

9. 

10. 

11. 

12. 

13. 

14. 

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hipergrafi

Üniversitede haftada üç gün ana okulnda staj yapardım. Sınıfımda Semra diye bir kız çocuğu vardı, sınıfın geri kalanından daha minik ve daha güzel bir çocuktu. Güzeldi derken abartmıyorum, çocuksu bir sevimlilikten ziyade porselen bebekler vardır ya hani pahalı onlar gibi güzel bir minikti. Aşırı derecede bir cana yakın olma durumu vardı Semra'da, dibimden ayrılmazdı. Arkadaşlarıyla oynamaz yanımda otururdu, yemeğini yedirmemi, etkinliklerde onun yanında oturmamı, tuvaletini yaparken yardımcı olmamı, uyurken yanında yatmamı isterdi hatta bir gün akşam öğrenciler evlerine dönerlerken onu eve bırakmamı istedi. Ama tek başına beceremediği için falan değil sadece bire bir ilgilenilmesini istiyordu.

hipergrafi

Her konuda yardım etmem doğru olmadığı için tek başın halletmesi için yönlendirirdim. Farklı günlerde orada staj yapan bir başka arkadaşım da bu durumu gözlemlediğini söyleyince sınıfın öğretmenine sormuştum. Kadın üzülerek Semra'nın çocuk esirgeme kurumundan geldiğini, ailesi olmadığı için ihtiyaç duyduğu ilgi ve sevgiyi bu şekilde almaya çalıştığını söyledi. Çok üzülmüştüm o günden sonra Semra'nın bu isteklerini geri çevirmedim. Uyku saatinde yanında yatmayı kabul ettiğim gün "Ben uyuyunca gitme ama tamam mı" deyişi, o göğsüme sokulup sarılarak uyuması öyle içime dokundu ki ağlamamak için zor tutmuştum kendimi

buda-benden-olsun

okurken tüylerim diken diken oldu ve boğazım düğümlendi

gunesliler

Öyle bir adam(!) düşünün ki, kendisinden nasıl baba olacağınızı değil, nasıl "BABA OLMAYACAĞINIZI" öğrendiğiniz... sanırım bu kadarı bile yeterli..

Gizli Kullanıcı

bir tane de ben anlatmak istiyorum , yıl 2007 liseyi bitirmişim, üniversteyi kazanmadım ,ayakkbı dnyasında çalışıyorum, yaz günü mağaza evle 20 25 dk yürüme mesafesinde, herhalde geç çıktım evden koştura koştura işe gidiyorum temmuz sıcağını da ekle buna öğle 1 de iş başında olucam neyse yetiştim ama üstüm başım ıslandı terden sonra şef gördü bu ne hal falan diye sordu bende '' bu sıcakta yürünmez leş gibi oldum'' gibi bir şey söyledim, aradan 10 sn ye geçmedi tekerlekli sandalye de engelli bir müşterimiz geldi çocuk ben yaşlarında belki de hiç kullanmayacağı ayakkabılar için o mağazaya geldi.... yani o kadar kötü oldum ki iyi ki yürüyorum ve leş gibi terledim diye şükrettim.... o gün bu gündür aklımda işte

siyahkolay

Dünyadaki en büyük dertler bizim değil...

Görüş Bildir