Hayal Etmek, Üretmek ve Başarmak: Alpay Erdem’in Hikayesi Hepimize Cesaret Verecek!

9PAYLAŞIM

Çizdiği karikatürler, yazdığı yazılar ve stand-up gösterileri ile yüzümüzü güldüren Alpay Erdem, aynada kendine bakıp “Sen kimsin?” diye sorduğu zamanlardan bugünlere, tutkusunu azmi ile birleştirerek gelmiş. İlk karikatürlerinden ilk sahneye çıkışına, tamamı ilham ve cesaret dolu bu harika hikaye mutlaka size de motivasyon olacak! ❤️

Hikayenin en başına gidelim. Alpay Erdem’in küçükken futbol, müzik gibi pek çok hayali varmış. Bu hayalleri "Yeni Maradona olmak", "The Beatles olmak” gibi kalıplarla tanımlayan o zamanki Alpay’a, bugün “Kendin ol işte!” diyor.

Hayalini bulmak ve kendi yolunu seçmek, her şeyin başlangıcı olmuş.

Yıllar geçtikçe, hayallerinin de ayakları yere basmaya başlamış. Lise ve üniversite dönemlerinde, gazete ve dergilerdeki karikatürlere saatlerce baktığını fark etmiş ve böylece macera başlamış...

1998 yılında, jeofizik mühendisliği okuduğu sırada, Leman Dergisi’ni aramış ve karikatürleri olduğunu söylemiş. Her hafta 20-30 karikatür çiziyormuş ve bu çizimlerin bazen biri yayımlanıyor, bazen de hiçbiri okuyucu ile buluşamıyormuş.

İki yıl kadar süren amatörlük döneminde hep çok çalışmış, cesaretinin kırılmasına izin vermemiş. Aynada kendine bakıp “Sen kimsin?” diye sorduğu zamanlarda “Sen karikatürist olmak isteyen birisin.” diye cevap vermeye devam etmiş.

Alpay Erdem, "Hangi yola girerseniz girin, ilk adımı atmanızı sağlayan bir hayaldir." diyor. Çalışmaları nihayet sonuç verdiğinde, bu pes etmeme hikayesi hayaline ulaşmasıyla sonuçlanmış: “Ben bir karikatüristim!”

Üniversitede okurken ve profesyonel bir karikatürist olmuşken bile, yakın çevresi tarafından yeni insanlara “mühendis” olarak tanıtıldığını anlatıyor. Sanatla uğraşan herkesin yaşadığı bu tip ön yargılara aldırmıyor, yoluna bakıyor. Hikaye de haliyle burada bitmiyor tabii...

İlerleyen zamanlarda, sosyal hayatında da arkadaşlarını çok güldürdüğünü fark eden Alpay Erdem'in aklına stand-up fikri düşüyor.

İlk denemelerinde bu işin "deli işi" olduğuna karar veriyor ve bu hayali rafa kaldırıyor. Yıllar sonra, "deli cesareti"ni en baştan topluyor ve çalışıyor, çalışıyor, çalışıyor. Günün birinde Kadıköy'de bir mekana girip, "Ben stand-up yapacağım." diyor!

İlk stand-up gösterisini yapacağını dergideki köşesinde duyuruyor ve biletler hemen tükeniyor! Alpay Erdem o gün bugündür sahnede.

Ve karikatürde yakaladığı o sihirli şeyi sahnede de yakalıyor. Yaptığı iş kesinlikle içine siniyor. Azim dolu süreçlerin hepsi ona mutluluk olarak geri dönüyor!

Alpay Erdem hayatta hiçbir şeyin kolay olmadığına, ama çok çalışmanın, mücadele etmenin, "Ben başaracağım." diyebilmenin mutluluğun şartı olduğuna inanıyor. Ve sahip olduğumuz 1 tane hayatı mutlu yaşamak, en büyük sorumluluğumuz...

Bu yolculuğu kendisi şöyle anlatıyor:

“Herkesin kendini ileri taşıyabileceği bir hayali vardır. Herkes onun peşinden koşmalı. Hayalin peşinden koşmak, hayale ulaşmaktan bile daha eğlenceli.”

Hayal etmek, onun için çalışmak, bazen hayal kırıklığına uğramak, ama sonunda düşlenilen hayatı yaşamak…

Alpay Erdem’in yaşadıkları, hepimize çok tanıdık geliyor. Düşlediğiniz hayat için çalışmaya devam edin. Çünkü hayalleri gerçekleştirmenin sırrı, pes etmemek. Ne kadar zaman alırsa alsın, hayallerinizin peşinden koşmaya devam ettiğiniz sürece sizin de ilham verici bir hikayeniz olacağına eminiz!

Düşlediğiniz yolda daha sağlam adımlarla yürüyün diye, size ilham verip rehberlik edecek düş hikayeleri DüşleYaşa blogda!

Keşfetmek için hemen tıklayın!

Görüş Bildir