Hadi Kazıklanalım: Rakı-Balık Yaparken Yediğimiz Kazıkların 13 Maddelik Listesi

Komik-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Bazen insanın canı dışarı çıkıp şöyle bir balık yemek, bir şeyler içmek istiyor. Hiçbirimiz Ali Ağaoğlu olmadığımız için de bunu sadece özel günlerde gerçekleştirebiliyoruz. Bazen bir doğum günü, bazen yıl dönümü, bazen de öylesine... Ancak daha gitmeden kafamızda türlü hesaplar geçiyor, bütçemizi aklımızdan geçiriyoruz. Haklıyız da! Çünkü dışarıda rakı-balık yapmak küçük bir servet değerinde bazen. Sizler için o kazıklanma sürecini gözler önüne serdik...

1. Balık restoranlarının olmazsa olmazı mavi masa ve sandalyeler, gecenin sonunda yiyeceğiniz kazığın habercisidir.

Çünkü bizi Ege'de şirin bir sahil kasabasında olduğumuza ikna etmeleri için bu şart biliyorsunuz. Özellikle tavandan sarkan balık ağların da varsa herkese şimdiden geçmiş olsun demeyi bir borç biliriz.

2. Fonda çalan Yunanca ya da Rumca şarkılar, sizleri hesap öderken daha mutlu bireyler yapmak için zihninize sirtaki yaptırır.

Duyar duymaz "Ohhh iyi ki geldik bee" dediğiniz bu şarkılar sayesinde iyice ayağınızı denize soktuğunuzu düşündünüz değil mi? Evet, çok güzel. Bu işlem artık bizim için genel anestezi sayılır diyebilir miyiz? Diyebiliriz.

3. Masaya oturur oturmaz gelen zeytin, zeytinyağı gibi ikramlar, adisyonda yazan "kuver ücreti"ni görünce şekeriniz düşmesin diye konulmuştur.

İnsan da sanıyor ki "Yav ne iyi insanlar, gelir gelmez izzet ikram falan..." Evet, aslında öyle ama bunların hepsi paralı arkadaşlar. Değilmiş gibi görünüyor ama masaya konan çataldan, bıçaktan, ekmekten çaktırmadan alıyorlar parayı. Biz de tabi saf saf...

4. Uğruna dünya savaşları çıkartılması söz konusu olan bi çatallık mezeleri sipariş ederken kontrolü kaybetmek...

Çünkü bazıları evde yapılabilecek kadar kolay olduğu için insan verdiği paraya üzülüyor. Üstelik sadece bir, şanslıysanız iki çatal alabiliyorsunuz. Eğer şuurunuzu yitirip "Ver hocam ver, onu da ver" derseniz bir takım sürprizlere de açık olmanız lazım.

5. Masada müzakere süreci: "Kalamar mı söyleyelim karides mi?"

İkinci ara sıcak bütçeyi zorlayacağı için genellikle bir tanesi üzerinde mutabık kalınmasının şart olduğunu beynimiz kodlamış oluyor. Çünkü bi tabak kalamar tavada toplam 6 tane falan kalamar oluyor ve kendisi yaklaşık 25-30 TL arası. İnsan bu parayı isterken biraz utanır yahu!

6. Garsonun çaktırmadan itelediği ve insanın basiretini bağladığı bir takım enteresan yiyecekler

Şöyle gerçekleşiyor genelde:

-Biz iki dilim beyaz peynir alalım

+O zaman çibez de veriyorum abime, şakşuka da gönderiyim mi? Favam da yeni çıktı

-Tamam o zaman  :(

7. "Küçük söylesek yetmez, büyük de çok pahalı... O zaman biz bi büyük alalım"

Ülkemizde birtakım vergilerin çığrından çıkması sebebiyle alkollü içkiler için servet ödemek zorunda kaldığımız bir gerçek. Bir de üstüne mekanın koyduğu bir takım kar oranları eklenince Eyfel Kulesi gibi rakamlar çıkıyor afedersiniz. 

Not: Küçük pişmanlıktır

8. Yurdumuzun üç bir tarafı denizlerle çevrili değilmişcesine balık için istenen devasa fiyatlar

Bize bunu da alıştırdılar arkadaşlar. Sorsanız herkesin bir sebebi var. Yok öyleymiş de, böyleymiş de... E babacım biz de parayı sokakta bulmuyoruz nihayetinde. Zaten ayda yılda bir gidiyoruz böyle yerlere, bi zahmet donumuza kadar almayın. Haksız mıyım?

9. İrade dışında masaya gelen duble salata ile tanışma süreci

Mesela iki kişi gittiniz diyelim, bi porsiyon salata normal şartlar altında yeterli. Ama garson sizden önce bunu ölçüp biçtiği için kendi kendine duble salata yaptırmaya karar vermiştir. Ve genellikle bunu yerken değil de adisyonda görünce fark edersiniz. Hey Allahım ya...

10. Biten meze için "Senin canın sağ olsun ya, bi tane daha söyleriz" diye diye çığırdan çıkılan anlar.

İnşallah biten meze, yoğurtlu bir şeylerdir. Yoksa az evvel de belirttiğimiz gibi bazı mezeler ederinden çok daha pahalı. Bu meze de çok tatlı bir şey ya, insan bi türlü bıkmıyor. Bunun da sonu yok... Nasıl bir cendereye düşüyoruz böyle arkadaşlar, gerçekten ağlamak üzereyim :(

11. Hiç planda yokken gecenin ortasında masaya damlayan arkadaşın hesaba tatlı tatlı kitleyişi...

Çünkü o dedi ki "Yok ya valla ben bi şey almıycam". Biz de dedik ki "Aaa olur mu ya bi duble iç". E tabii o bi dubleyi içerken mezelerden de tırtıkladı, kalamardan da sömürdü, meyveyi de hüpletti. En son şöyle bir şey oluyor "Yooo olmaz olmaz sen misafirsin, sok bakiim o parayı cebine" He gördüm ben senin hesabı eline aldığındaki yüz ifadeni. Aferin!

12. Mekan sahibinin o akşam ödediğimiz hesap sayesinde değiştirmeye karar verdiği arabasının tatlı bir kutlaması: Meyve tabağı

Yedik, içtik, artık mekan bize hadi s..tirin gidin diyecek ama bunu çok tatlı bir şekilde söylemesi gerek. Bunun en güzel usulü de masaya meyve bırakıp kaçmaktır. Eğer müdavimi olduğunuz yerdeyseniz buna para yazmıyorlar, yok değilseniz o meyve tabağına vereceğiniz parayla kilolalarca meyve alabiliyorsunuz. Ayva var bakın orda,..

13. Kalkarken küfür yememek için bırakılan bahşiş ya da bir diğer deyişle taburcu ücreti...

Şimdi şunu bir açıklığa kavuşturalım: Bahşiş, size servis yapan garsonların emeğine karşılık olarak verdiğiniz bir hediyedir. Buraya kadar her şey normal. Ancak bazı yerler, adisyona zaten servis ücretini ekliyorlar. Üstüne bir de kuver... Bi de bunların üstüne siz bahşiş bıraktığınız zaman sizi bir süre morfinle uyutmamız gerekiyor.

"Evde balık yiyin kardeşim siz de!" diyenler için burada görselimiz hazır.

Herkese balıklı günler dileklerimle...

ONEDİO YEMEK SUNAR!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Yummy

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
merve-ure2

evde balık o kadar renksiz ve mezesiz mı olur :S hakaret saydım :D

paco-hernandez

hepsini evde yapıyom zaten sıkıntı yok. ama etraf batmasın arada biz de sefa sürelim dersek Anakara Ümitköy'de Tavukçu var, Kızılay'da da vardı sonra kapanmış heralde bilen arkadaşlar vardır. orası bu işler için en uygun yerlerden biri. En son 7 kişi gittik (ya ekim sonu ya kasım başıydı tam hatırlayamadım), 1 adet 100'lük rakı, işkembe kavurma, arnavut ciğeri, karides güveç, kalamar tava, zeyytinyağlı beyin, atom, şakşuka, haydari, hatırlamadığım 1-2 meze daha, şalgam suyu ve kullanılan tüm sular için 450 tl civrı bir para ödedik.

umut.edu

Ne veriyim abime ? :)

boa

valla arkadaşlar kimsenin şikayet etmeye hakkı yok bence bu konularda.bu tip yerler belki kendine göre haklı sebeplerden belki de açgözlülüğünden bilemiyorum ama bi şekilde basit bir salata tabağına 20-25 tl gibi bir fiyat biçiyor mu kardeşim?biçiyor..sen bunu biliyor muydun?biliyodun..gitmicektin babacım o zaman kimse de seni zorla tutup kolundan sokmuyordur heralde.ben gitmiyorum şahsen niye bile bile lades diyim abi alıyorum balığı evimde yapıyorum hele bide açıkhavaysa bahçemde yapıyorum.varsın yaptğın meze lokantadakiler kadar lezzetli olmasın varsın ayağına hizmet edilmesin ne olacak abi çok mu lazım??ha bazı yemekler vardır evdeki malzemelerle yapılamaz yada ne bilim anca ustası falan yapar ki ağız tadıyla yiyesin ha dersin ki ulan zaten 40 yılın başı bir geliyoruz paraya kıyalım o zaman tamam..ama altıüstü balıkla yanındaki süslenmiş püslenmiş 2 rokaya ederinden fazla para vermek benim gözümde kazıklanmaktır başkasına göre keyif olabilir saygı duyarım.

ozilayn

Kuru soğan mum ışığında iyi gider! Söndürürken mumu bir hoh yeter!

Başlıklar

ali ağaoğlumeyvetatlı
Görüş Bildir