Gülistan Doku Dosyasında Sır Perdesi Aralanıyor: Esrarengiz Not ve Gizli Tanık İfadeleri Seyri Değiştirdi
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybına ilişkin soruşturma, yıllardır gündemde tuttuğu iddialarla birlikte savcılık dosyasına eklenen yeni veriler sayesinde çarpıcı bir dönüşüm geçiriyor. 2022'de aile avukatının bürosuna bırakılan anonim not, 2025'te ifade veren 'Şubat' kod adlı gizli tanığın dikkat çekici anlatımları ve akabinde yürütülen teknik çalışmalar, davayı sıradan bir kayıp vakasından cinayet, ceset gizleme ve delil karartma şüphesini barındıran bambaşka bir boyuta taşıdı.
Gülistan Doku Dosyasında 6 Yıllık Sis Perdesi Aralanıyor
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada en belirleyici dönüm noktaları, yıllar arayla gündeme gelen iki kritik gelişmeyle şekillendi. Bunlardan ilki, 2022'de aile avukatının ofisi önünde bulunan ve daktilo yazısı taşıdığı değerlendirilen isimsiz nottu. Söz konusu notta, Gülistan Doku ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel arasında bir ilişki bulunduğuna dair bilgiler yer aldı. İkinci kırılma noktası ise 2025'te 'Şubat' takma adıyla savcılığa ulaşan gizli tanığın beyanları oldu. Bu iki gelişme, basit bir kayıp ihbarıyla açılan dosyanın seyrini köklü biçimde değiştirdi.
Şüpheli Araç Hareketleri Dosyaya Girdi
İhbar notunun ardından soruşturmaya dahil edilen teknik veriler kapsamında, Mustafa Türkay Sonel'in kullandığı araca ait PTS kayıtları mercek altına alındı. Kayıtlar incelendiğinde, aracın gece saatlerinde yerleşim bölgelerinden uzak, dağlık ve ıssız güzergahlardan geçtiği ve bu trafiğin olağandışı bir tablo oluşturduğu görüldü.
Öte yandan araçta Türkay Sonel'in yakın arkadaşı Umut Altaş'ın yolcu koltuğunda bulunduğu tespit edilirken, bazı geçişlerde Altaş'ın kayıtlarda yer almadığı dikkat çekti. Söz konusu hareketliliğin sıradan bir gece trafiğiyle açıklanamayacağı dosyaya yansıdı. Altaş'ın aile üyelerinin gözaltına alındığı, kendisinin ise uzun süredir ABD'den yurda dönmediği ve hakkında yakalama kararı ile kırmızı bülten sürecinin başlatıldığı öğrenildi.
Valilik Tarafından Aileden Alınan SIM Kart Detayı
Soruşturmanın en çarpıcı bulgularından biri, Gülistan Doku'ya ait SIM kart üzerinden yapılan incelemelerle gün yüzüne çıktı. Kayıp genç kadına ait telefon ve SIM kart ele geçirilemediğinden aile tarafından yeniden çıkartılmıştı; ancak bu kartın valilik tarafından aileden talep edilerek alındığı, soruşturma makamlarına teslim edilmediği ve Gülistan Doku'nun hesaplarına erişilip müdahalede bulunulduğuna dair ayrıntılı tespitler dosyaya girdi.
Bunun yanı sıra, dönemin bazı kamu görevlilerinin aile çevresinde sürekli bulunmak üzere görevlendirildiğine ilişkin tanık anlatımları da soruşturma kapsamında değerlendirildi. İfadelerde, dönemin valisinin belirli isimleri ailenin yakınında tutmak için yönlendirdiği aktarılırken, Mustafa Türkay Sonel'in yakın çevresinden Umut Altaş'ın olayın ardından geçen aylarda Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'yu aralıklı biçimde aradığı HTS kayıtlarına yansıdı.
Gizli Tanık "Şubat" Dosyayı Değiştirdi
Soruşturmada asıl sarsıcı etki, 2025 yılında ortaya çıkan gizli tanık beyanlarıyla hissedildi. Kimliğinin açıklanmamasını isteyen bu kişi, JASAT'a başvurarak Gülistan Doku'nun hayatını kaybettiğini açıkça ifade etti ve ardından soruşturmacıları derin bir şaşkınlığa uğratan ayrıntılar aktardı.
Gizli tanık, Gülistan Doku'nun olay günü köprü civarından alındığını ve sonrasına dair son derece ayrıntılı bilgiler içeren bir anlatım ortaya koydu. Cesedin bulunma kaygısıyla birden fazla kez yer değiştirildiğini de belirten tanığın beyanları doğrultusunda tarif edilen lokasyonda yer altı arama cihazlarıyla gerçekleştirilen incelemede, mezar görünümü taşıyan şüpheli bir boşluk saptandı.
Savcılık kaynaklarına göre bu bulgular, cesedin taşındığı iddiasını güçlendiriyor. Teknik verilerle gizli tanık anlatımı arasındaki örtüşme, soruşturmanın yeni bir evreye girdiğinin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Belirlenen diğer noktalarda da yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı çalışmaları sürdürüldü.
Dosya Artık Sadece 'Kayıp' Dosyası Olarak Değerlendirilmiyor
Bugün gelinen noktada Gülistan Doku soruşturması, ilk yıllarda basına yansıdığı biçimiyle 'kayıp genç kız' çerçevesinin çok ötesine geçmiş durumda. 2022'de avukatın kapısına bırakılan esrarengiz notla ivme kazanan süreç; 2025'te gizli tanığın aktardıkları, peşi sıra yürütülen kazı çalışmaları, teknik veriler ve yeni tanık ifadeleriyle birleşince dosya, son derece ağır iddiaların odağına yerleşti.
Başsavcılığın soruşturmayı; kamu görevlilerinin olası müdahalesi, nüfuz kullanımı, delil karartma ihtimali ve planlı öldürme şüphesi dahil olmak üzere çok yönlü bir şekilde sürdürdüğü belirtiliyor. Yıllardır Türkiye'nin gündeminden düşmeyen Gülistan Doku davası, ilerleyen süreçte çok daha fazla ayrıntıyı gün ışığına çıkarabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın