Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Gökçen Erdoğan Yazio: Çocukluk, Cinsellik ve Hatalarımız

Anasayfa > Yazio

Okulda ped dağıtmayı cinsel eğitim sandığımızdan beri belimiz doğrulmadı.

Cinsel eğitim, bir çocuğun bireysel gelişiminin ayrılmaz bir parçası ve bunu inkar eden toplumların geldiği noktaya da maalesef bizi örnek verebilirler.

Cinsel eğitim, bir çocuğun bireysel gelişiminin ayrılmaz bir parçası ve bunu inkar eden toplumların geldiği noktaya da maalesef bizi örnek verebilirler.

Ülkemizde cinsel eğitim, okullarda ped dağıtımı yapılırken erkeklerin salon dışına çıkarılması ve onların da ayrıca rüyalanma hakkında bilgilendirilmesi olarak bir paket olarak sunuldu ve kabul edildi. Çok büyük yanlış yapıldı.

Kız ve erkek çocukları ayırmak kimin fikriydi? Bir şeyin olağanlığını doğru biçimde anlatmak istiyorsak “ayıp” kavramının, süreç içindeki yeri nedir? Sözle ayıp denmediyse de kızlara erkeklerin görmediği yerde ped dağıtmak, pedlerin marketlerde sarılması gerekliliğini de vurguladı işte. Yanlışlar yanlışları besler, bu hep böyledir. Ayrıca erkeklerin ergenliğe girişindeki rüyalanma, kızların dünyasında nasıl tezahür ediyor, bundan bahsedilmedi mesela. Pek ala kızlar da karşı cinse ilgi duymaya ve cinsel düşler kurmaya başlamazlar mı? Öyleyse kim bunu görmezden gelmek ve eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmemek derdine düştü?

Erkekler, kızların sütyenlerini arka sıradan çekip lastik gibi kullanarak canlarını yakmak suretiyle şaka yaptıklarında, kadın cinselliği üzerinde istedikleri gibi eylemde bulunabilecekleri fikrine kapıldılar. Peki bunu kim, nasıl normalleştirdi? Onların penislerini yarıştırmasının ilhamını kim vermişti dersiniz? Ya da okullarda flört ettiği bilinen kız ve erkek öğrencilerin, en zararlı çıkanları kimler oldu dersiniz? Bu duygu durumuna kaç eğitimci çocuk ve ergen psikolojisini, cinsel kimlik arayışını bilerek yaklaşmış olabilir?

Cinsel eğitim bir defalık değildir. Farklı dönemlerde, farklı kişiliklerce, farklı sorularla yeni ve farklı bilgi ihtiyacını doğurur. Ve okulda başlamaz. Evde başlamalı ve okullarda sürmelidir. Süreklilik ister ve uzmanlarca yapılmalıdır. Ayrıca tüm eğitimciler de cinsel eğitim konusunda donanımlı olmak isteği taşımalıdırlar. Zira öğrenci, onların ellerinde şekillenir. Mahremiyet sınırlarını asla aşmadan her öğrenci gelişimini destekle ve sağlıkla sürdürebilmelidir.

Cinsel eğitim, çocuk soru sorduğunda başlar.

Cinsel eğitim, çocuk soru sorduğunda başlar.

En doğru zaman budur. Sorduğu soruları geçiştirmemek, ses tonumuzu değiştirmeden, ekstra mimikler yapmadan, yüz ifademizi sade ve her zamanki gibi tutarak, son derece normal bir şeyden söz ettiğimizi ve dilediği yerde yeniden dahil olabileceğini hissettirerek konuşmak gerekir. Ebeveyn, cevabını bilmediği soruların yanıtlarını ‘bunun cevabını bilmiyorum ama en kısa zamanda öğrenecek ve seninle paylaşacağım.’ demek en doğrusudur. Ve bunu ciddiye almak önemlidir.

Bazı çocuklar, cinsel soruları hiç sormazlar ve anne babalar bunun iyi bir şey olduğunu, çocuklarını ahlaklı yetiştirmelerinin bir sonucu olduğunu düşünürler. Oysa sebep, ilgi azlığı, ebeveyni kendine uzak bulmak ve özel olduğu sanılan bir konuyu paylaşacak kadar güven duymamak ya da zaten başka kaynaklardan doğruluğundan asla emin olamayacağımız bilgiler ediniyor olmak olabilir.

Bugün cinsel suçların önemli bir kısmının nedeninin cinsel eğitim eksikliği olduğu düşünülürse, şüphesiz ki yanlış bilgi, eksik bilgiden daha tehlikelidir.

Toplum olarak bazı konularda ortamız yok. Sorulan soruları geçiştirmede ustalaşmışken hiç sorulmayan şeyleri çocukların yanında konuşmak gibi bir rahatlığımız da mevcut. Örneğin kadınlar dinlemediği zannedilen çocukların yanında ilk gece korkularını, kürtajlarını, doğumda çektiği acıyı çok sık

konuşur ve bunları çocukların bilinçaltına, ileride tatsız biçimde su yüzüne çıkmak üzere gömerler.

Anne babalar, mahremiyetten uzaklaştıkça uygar olabildiklerini düşünürlerse yanılırlar. Uygarlık, mahremiyetin doğru anlatılmasıdır.

Eğitimciler, çocuğun cinsel gelişiminin okuldan uzak tutulması gerektiğini düşünebilirler ama çocuğun cinsel kimliği çocuktan ayrı bir şey değildir ve

onun ruhunda okula gelir.

Cinsel eğitimde iyi bir noktaya gelmemiz gelecek nesillerde cinsel suçların azaltılmasına ne denli katkı sağlar, bunu hiç düşündünüz mü? Kesinlikle

düşünmeye ve didinmeye değer.

Instagram

Twitter

Web

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
40
1
1
1
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?