Finale Son 2 Bölüm! Bütün Sırları Bir Bir Ortaya Döken Fi'nin 8. Bölümünü Sizin İçin Anlattık

-

Oyunculukları ayrı, senaryosu ayrı, kurgusu ayrı, müzikleri ayrı güzeldi. 2. sezon 8. bölümüyle kendini aşan Fi, izlerken o kadar gerdi ki, bir sonraki bölüme kadar bizi konuşturacak gibi. O zaman biz de sizin için bu muhteşem bölümü anlatalım...

DİKKAT: İzlemeyenler için ağır SPOILER içerir.

Fi'nin 7. bölümü acayip heyecanlıydı. Bu bölümde ise kendini aşmış ve en iyi bölümünü yayınlamış olabilir.

Can Manay Kimmiş Öğrendik! Fi'nin Gerçekleri Ortaya Döken ve Heyecandan Öldüren Son Bölümü - onedio.com
Can Manay Kimmiş Öğrendik! Fi'nin Gerçekleri Ortaya Döken ve Heyecandan Öldüren Son Bölümü - onedio.com

Biliyorsunuz, Eti bir önceki bölümün finalinde intihar etmişti. Can bununla yüzleşmek, ağlaya ağlaya da olsa durumu kabullenmek zorunda kaldı.

Eti onun adına bir mektup bırakmıştı. Can hem bu mektubu, hem de Bilge'nin Duru'ya teslim etmediği dosyayı alarak orayı terk etti.

Polisleri kendi çağırarak 'şüpheli' durumundan da kurtuldu. Belgeleri de bir güzel imha etti. Acılı olabilir ama o Can Manay...

Tüm bunlar olurken, Özge sonunda Can'ın gerçek kimliğini Duru'ya göstererek onun gözünü korkutunca, Duru parasını cüzdanını ve pisi pisilerini toplayarak kaçmaya karar vermişti.

Özge telefon numarasını verince hepimiz şunu dedik herhalde; "Aha Özge yardım ediyor, kız kesin öldü😕".

Ama tam kaçmak üzereyken Can'a yakalanmıştı. Can'ın canı başka yerlerinde olduğu için bu durumu kafaya takmadı ve Duru ile teselli bulmaya çalıştı.

Yalandan teselli tabii, aslında kendi derdinde. Eti'nin mektubunu da bulunca, Can duştayken kaçmaya çalıştı. Olmadı.

Kız toplan boşalt toplan boşalt harabe oldu.

O da çareyi Can'ı uyutup kaçmakta buldu. Çaya ilaç atayım uyutayım dedi ama o da olmadı.

Nerden bilebilir ki, asıl belasını Bilge'den bulacaktı. Eti'nin öldüğünü ve Can ile Duru'ya hiçbir şey olmadığını gören (zanneden) Bilge, bir avazsa aldatılma olayını söyledi gitti.

Eti'nin son isteğini yerine getirememek onu çok üzmüştü.

Ve Duru tir tir titrerken, açıklama yapmaya çalışırken gelen o muhteşem söz; "Beni aldattığını zaten biliyorum." Cool bir şekilde koltuğa giden Can, bilip de nasıl delirmediğine şaşıran Duru...

Vallahi biz Can gibi bir psikopatın az bile dayandığını düşünüyoruz ama Can her şeyin eskisi gibi olmasını istediğini söyledi. Duru içinse artık onun yanında durmak sadece korku ve azap olacaktı.

Serenay Sarıkaya'nın muazzam oyunculuğuyla o gerildikçe biz gerildik, o titredikçe biz titredik. O korkuyla Afife'yi bırakmayı bile kabul etti. Uğruna bin dolap çevirdiği Afife'yi!

"Sana inanmak istiyorum Duru" dediğinde kastettiğinin "Güvenimi boşa çıkarırsan seni ellerimle boğarım" olduğunu o kadar iyi biliyoruz ki...

Bölümün bir diğer heyecan merkezi de kesinlikle Sadık Murat Kolhan tarafındaydı. Kendi elleriyle Numan'a onu deşifre edecek tüm belgeleri verdi, Nadir'e iletmesini istedi.

Mali suçlarını açığa çıkaracak, onu içeri tıktıracak her şey... Nadir'in "O gücü biz verdik, biz alacağız" havalarına girmesine yetti.

Sadık'ın hem Numan'a onu bitirecek dosyaları verdiğini, hem "Geri sayım başladı" diyerek gittiğini görünce şaşkına dönen Özge, haberlerde de Eti'nin öldüğünü görünce kayışı kopardı.

Minnoş bir ev kedisi edasıyla tatlı tatlı kaçış planını yapan, Berlin biletini alan Duru'yu uyarmak üzere atölyeye gitti.

Zaten Duru'nun cebinde Özge'nin numarasını bulan ve durumdan şüphelenen Can için bardağı taşıran son damla bu olurdu: Özge ve Duru'nun bir araya gelmesi.

Ve hocası arayıp Özge'nin orada olduğunu söyleyince, Can da konuşmayı hoparlöre aldırttığı için bunu duyunca; bardak taşmış oldu.

Sonucu da Duru adına korkunç oldu. Can durumdan şüphelenip çantasını karıştırdı ve pasaportu, paraları buldu. "Sen benden kaçıyor musun?" evet biraz.

Serenay Sarıkaya'nın adeta şov yaptığı, Can adına bildiği her şeyi anlatmaya çalışırken kekelediği sahnede hepimiz korkudan yerimize yapıştık; "Billur varmış ölmüş. Umutmuşsun sen."

Can mı? Can ne yaptı anlamadık ama bir pasaportla gitti geldi. Herhalde merdivenlere vura vura kızı öldürecek dediğimiz bir sinirle.

Ve bizi yine utandırdı. Duru'ya gerçekten çok aşık ya da onsuz nefes alamayacak kadar saplantılı olmalı. Onu banyoya kapatıp Özge'yle hesaplaşmaya gitti.

Özge tehlikeye her zamankinden daha yakınken, bir numaralı koruyucu Sadık ne mi yapıyordu? Nadir'in yanına yerleştirdiği korumaları yardımıyla onun işini bitirmeye gidiyordu.

O masanın üstüne çıktığı anı hiç unutamayacağız...

Ve sonunda 6 yıldır onu geceleri uyutmayan yükleri omzuna bindiren, hem bir saltanat verip hem cehennemin kapısından ittiren Nadir'i boğarak öldürdü.

Çıplak elleriyle öldürdüğü, "Kimse gelmeyecek, kimse yardım etmeyecek" diye öldürmeden önce üç buçuk attırdığı Nadir'i öldürdüğünde bir rahatlama hissettik.

Peki Sadık'a "İşte şimdi seni hak ediyorum" diyerek Özge'yi öptüren, Nadir'in ölmesiyle bir nebze rahatladığı yük neydi?

Her şey 6 yıl önce, Sadık'ın Nadir tarafından otele çağırılmasıyla başlamış. Geri dönmemiş, onu bambaşka bir yola sokacağını bile bile gitmiş. Nadir onu odadaki bir 'pisliğini' temizlemek için çağırmış.

Kayınpederinin yüzündeki tırmalama izlerini görünce de bir hayat kadınının zavallı sonu diye düşünmüş.

Yataktaki bedeni kaldırıp da tüy gibi hafif olduğunu anlayınca da nutku tutulmuş. Nadir'in tecavüz ettiği çocuğun ayakkabılarını ve oyuncağını fark etmiş sonrasında.

Birçoğumuzun "Ancak bu kadar iğrenç bir şey olmalı ki bu kadar saklansın, korkutsun."  dediği bir şeydi ama yine de içimize oturdu.

Ne ilk ne de son olduğunu bile bile, o çocuğu toprağın altına koymuş ve susmuş... Bunu örtbas ettiği için de Nadir tarafından ödüllendirilmiş. Karısı da, kocası ve babasının bu iğrençliğini öğrenince kendini öldürmüş.

İşte Can'ın elindeki, her ikisini de sonsuza kadar susturacak sır buymuş. Can da, Sadık da aynı taraftaymış. Nadir'in şeytanlığını bilip de saklayan.

Özge'nin de bizim gibi midesi bulandı. Sadık Nadir'i öldürdüğü için bir aferin mi bekledi bilmiyoruz ama Özge bunu yapmadı. Sadık da Özge'ye Can'la ilgili her şeyi verip hayatından çıktı.

"Seni bütün insanlık adına affetmemi bekliyorsan, bunu yapmayacağım."

Mali şubenin geleceğini haber alır almaz oradan kaçan Sadık, Özge'yi sonsuza kadar göremeyecek olmanın acısını çekti.

Yalnız başına hareket eden bir Özge Egeli başını kaç dakikada bir belaya sokabilir? 5 falanmış. Çok büyük bir kaza yaptı, "Hiç ölümü düşündün mü?" diyen Rüzgar Gülü şarkısı eşliğinde hem de.

Tabii 'öylesine' bir kaza değil. Onu taaaa atölyeden çıktığından beri takip eden Can Manay tarafından yapılmış bir kaza. Hem Özge'yi ölüme terk etti, hem de onu bitirecek belgeleri geri aldı.

Hep Can Manay kazanıyor hep!

Bakalım Özge'nin hikayesi burada bitecek mi? Yoksa helikopterle kaçan Sadık, Özge'yi hala görüp izliyor mu?

Bu bölüm o kadar ağır indi ki kalbimize, mahvolduk. Önce kanser farkındalığı, sonra da istismara çektikleri dikkat için teşekkür etmemiz gerek. Ada ve Göksel'in öpüşmesi bir anda Göksel tarafından bitirilince diğer istismar perdesine geçtik.

Yıllardır Ada'ya aşık olan ve bu an için her şeyi yapabilecek Göksel, Ada'dan korktu. Köşeye sindi.

Öğrendik ki, korkunç istismar gerçeğiyle o da tanışmış. Tecavüz edilirken yakaladığı köpeği canı pahasına koruması da bu yüzdenmiş.

"Ben bu köpeği duydum. Birileri de mutlaka beni duymuştur. Ben bağırırken nerdeydiniz!" diye attığı çığlık kulaklarımızı yırttı. Gözümüze gözümüze sokuldu bu gerçekler...

Bitmedi, bir gerçek de Duru'nun kendini kurtarmazsa onu kimsenin kurtaramayacağı tarafından geldi. Kızcağız malum oyuncu gibi tuvalet camında kalacak diye korktum. Aşağı atlayarak tuvaletten kaçtı.

Bir dansçı olarak bacaklarını kırmaktan hiç korkmayacak kadar gözü kararmış olmalı.

Ama ana yoldan kaçmaya çalıştığı için kabak gibi Can'ın kucağına düştü.

Bu sefer eve getirildiğinde Can'ın kafasına darbe indirerek kaçmaya çalıştı ama kapıların şifrelendiğini unuttu. Kabus gibi! "Duru sinirlenmeye başlıyorum." diyen Can Manay ise şaşırtıcı derecede henüz Duru'ya karşı saldırganlaşmış değil.

Duru'dan bahsediyoruz, o minnoş bir ev kedisi değil. Bütün bölüm korka korka gezdi ama "Beni kafese kapatamazsın." diye kendini parçalayarak gerçek yüzünü gösterdi.

Kendini kilitlediği odayı ateşe vererek Can'ın itfaiye, polis çağırmak zorunda kalmasını umdu ama bayıltılıp kucakta yangından kaçırıldığıyla kaldı.

Ayılır ayılmaz ise Can'ı merdivenlerden aşağı yolladı. Ama Can'ın ölüme bile onunla gideceğini unutmuş. Can onu da aşağı çekti.

Ve "Yok artık, dizi finali mi bu!" dedirtecek son... Can da Duru da aşağıya uçtu. Ölmeseler bile Duru için dans artık imkansız bir tutku...

Belçim Bilgin'in konuk oyuncu olarak Zeynep karakteri ile beraber öne çıkardığı kampanya, sosyal medyanın da dikkatini çekti.

O konu biraz şey evet...

Üffffff acayip iyi bir spin-off olurdu.

Bölüm süperdi ama en iyisi de cesurca işledikleriydi. Son 2 bölüm kaldı, bakalım nasıl bitecek...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bademlicikolatta

ne güzel bi işti bu neden erkenden bitiyor ki sırf yazar istedi diye? gayet yüksek oranda izlenen bir iş çıkıyor ortaya ve en başından bunun bir izleyici önüne konulmasını kabul ediyorsun,hiç mi önemli değil o izleyenlerin istekleri?

ordekkac

En etkileyici bölümdü...

omer-yilmaz39

"8. bolumu sizin icin anlattik" derken, biz izledigimizi anlamiyor muyuz? bize gerizekali muamelesi mi yapiyorsun sevgili onedio?

oguzygn

İki bölüm arasında geçen sürede millet film çekiyor. Bir sonraki bölüm ne zaman yayınlanır acaba 3 hafta sonra mı?

gzm-ynklr

Heyecanlı bir bölümdü.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Belçim Bilgin ErdoğanDarbeİntiharKanserPolisSerenay SarıkayaTecavüzdizikabakminnoştatlı
Görüş Bildir