Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ezelden Beri Hor Görülen Bir Tür Olarak Romantik Komedi Filmlerinden Öğrendiğimiz 15 Hayat Dersi

-

Boş vakitleri değerlendirmenin en iyi yolu, yoğun ve zor bir günün ardında kafanızı boşaltmaya yarayacak en iyi şey romantik komedi filmleridir. Hemen hemen herkesin "gizli zevklerinden" biridir romantik komediler, hadi itiraf edin!

Bizce romantik komedi seyretmenin hiçbir kötü yanı yok, hatta deşarj olmak için birebir! Hatta bazen o filmlerden öğrenebileceğimiz bir sürü şey bile çıkabiliyor.

O halde romantik komedilerden öğrendiklerimiz neymiş bir göz gezdirelim hep birlikte...

1. Ruh eşini bulmak için her şeyden önce kendini dinlemeli, tanımalı ve kendi ihtiyaçlarına cevap vermelisin. Sevmeye kendinden başlarsan başka birini sevmen daha kolay olur.

Gücünü, zayıflıklarını, kendini keşfetmeli ve kendini bulmalısın. En önemlisi kendini tanımalı ve onu olduğu gibi kabul etmelisin. Çünkü kendini seversen bir başkasını sevmek de o kadar kolaylaşır. Bunu pek çok romantik komedide görmüşsünüzdür. Hayatı darmadağın olan karakterimiz bu kaosun içinde hem kendisini hem de ruh eşini bulur!

2. Bir ilişkiye hazır olup olmamak diye bir şey yoktur. Aşkın sizi nerede ve ne zaman bulacağını asla bilemezsiniz.

Richard Linklater'ın unutulmaz serisi Before üçlemesindeki Celine ve Jesse'yi düşünün! Avrupa'da bir tren seyahatinde tanışan Celine ve Jesse'nin gün doğana kadar Viyana sokaklarında gezip birlikte vakit geçirmeleriyle başlayan ve yıllarca sürecek aşkları gibi...
Adeta insanın aşka inancını tazeleyen bir film Before Sunrise!

3. Ya da her şeyin o kadar ciddi başlaması gerekmiyor. Sonunu görmeye çalışmak yerine o anın tadını çıkarabilmeli, kendinizi ve karşınızdakini mutlu edebilmelisiniz.

4. Basmakalıp düşüncelerle, genellemelerle ilişkilere setler çekmemeli, karşınızdaki insana bir şans verip birbirinizi tanıyabilmelisiniz.

Belki geçmiş tecrübelerinizden belki de tanık olduklarınızdan karşı cinse karşı geliştirmiş olduğunuz önyargıları bir kenara koyabilmeli, herkesin aynı kefeye koyulamayacağını hesaba katmalısınız.

5. Bazen arkamızda bir enkaz bırakmak ya da yolumuzu kaybetmek iyi bir şeyle sonuçlanabilir.

Romantik komedilerin çoğu böyle başlar: Sevgilisi tarafından terk edilen ve hayatının bir daha asla yoluna girmeyeceğini düşünen bir karakter; tahmin edemeyeceği bir şekilde arkasında bıraktığı bu enkazdan daha güçlü bir şekilde çıkar. Çünkü bazen güvendiğimiz limanları terk etmek kendimizi bulmamızı sağlar.

6. Alışveriş her şeyin ilacıdır der romantik komediler. Hayat üstünüze üstünüze geliyorsa kendinizi dışarı atıp birkaç parça bir şey almaktan zarar gelmez.

Aman diyelim tabii icralık olacak kadar doldurmayın da kredi kartlarını... Burada önemli olan kendine biraz vakit ayırmak. Bizden söylemesi. 😔

7. Hayatta aşkı bir kere yaşayabileceğini ve sadece tek bir ruh eşimiz olabileceğini düşünmek kendini sınırlamaktan başka bir şey değildir.

Aşkınızı ve ruh eşinizi daha önce bir kere bulduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz ama belki de o kadar emin olmamalısınız.

8. Dostlar önemlidir; her zaman yanınızda olacak, günü kurtaracak ve arkanızı toplayacak tek kişi gerçek bir arkadaşınızdır.

Kötü bir ayrılık, berbat bir iş günü ya da sevgilinle can sıkıcı bir tartışma; mevzu ne olursa olsun soluğu sahici bir arkadaşın yanında alırsın. Seni koruyup kollayacak tek kişi odur; ihtiyacın olan da. Bu da neredeyse tüm romantik komedilerin olmazsa olmazıdır. Esas kızın her daim kankası olur; genelde de çirkef olurlar çünkü arkadaşını kollamak bunu gerektirir çoğu zaman! 😉

9. Tek bir yalan dahi daha fazla yalan doğuracaktır, sağlık bir ilişki için sağlam bir zemin kurabilmek mühimdir.

Tek bir yalanla başlayan bu zincirleme, o yalanı kapatmak için kimi zaman başka bir yalan söylemeyi gerektirir. İsteseniz de istemeseniz de. Haliyle sonuçları da çoğu zaman büyük olur. Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir (How to Lose a Guy in 10 days) filminde yalanın bini bir paraydı, kötü sonuçlanmadı belki ama herkes her zaman o kadar şanslı olamayabiliyor değil mi? 😔

10. Gurur mu, tövbeler ettim! Aşk için gururunuzu ayaklar altına alabileceğiniz bir zamanın geleceğini de bilmeli, gerektiğinde o gururu çatır çatır çiğneyebilmelisiniz.

Gururdan kime hayır gelmiş hem öyle değil mi?

11. Bazen her şey ve herkes sadece göründüğü gibidir. Olayları ve kişileri fazla kurcalamak, üzerine analizler dizmek boşa çabadır.

Aslında bazı şeyler sanıldığı kadar karmaşık değildir. Onları karmaşıklaştıran bizizdir. Birinin ne dediğini, ne yaptığını gereğinden fazla analiz etmek genellikle hayal kırıklıklarıyla sonuçlanır. En iyisi her şeyi olduğu gibi akışına bırakmak olabilir.

12. Gerektiğinde biraz intikam almak istemekte hiçbir sorun yok...

Yani sizi düğün günü terk eden birine de gününü göstermeyecekseniz ne anlamı var o kadar üzülmenizin?!?!? 
Sex and the City'de Mr. Big, kendi düğününe gelmekten vazgeçince Carrie Bradshaw özene bezene hazırlattığı gelin çiçeğini damadın kafasında paramparça etmişti; hem de tüm New York'un gözleri önünde! 💪👊

13. Ama nihayetinde tüm olan biteni aşmalı, kendi yolunuza devam etmeyi öğrenmelisiniz.

Hazır olduğunuzu hissettiğinizde ayağa kalkıp yeniden yürümeli, olan biten her şeyi arkanızda bırakabilmelisiniz. Hayatı tekrar yaşanabilir kılmalısınız!

14. Ve hakkınızda yayılan, kulaktan kulağa dolaşan dedikodulara kulak asmamayı öğrenmeli; her zaman başınız dik gezerek gücünüzü ve kendinize güveninizi herkese göstermelisiniz.

Aslında sadece kendi hakkınızda çıkan dedikodulara değil yeni görüşmeye başladığınız biri hakkındaki dedikodulara da hemencecik kulak asmamalısınız. Kulak arkası edin de demiyoruz aslında dedikoduların aslı astarını iyi araştırıp tavrınızı ona göre belirlemek hayat kurtarıcı olabilir. 😉

15. En önemlisi de gerçekçi olmak. Aşka inanmayan birini, aşka inandırmaya çabalamakla vaktinizi harcamayın!

Mantığı ve kalbi dengelemek önemli esasında bu konularda ama hangimiz bunu başarabiliyoruz ki?! Aşkın 500 Günü (500 Days of Summer) adlı filmi izleyenler hatırlayacaktır. Aşka inanmayan Summer'a aşık olan Tom, Summer'dan fazla şey beklememiş miydi?

Tabii hayat her zaman filmlerdeki gibi olmaz ama bazı sürprizlere hazırlıklı olmak iyidir, değil mi? 😎

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
zulal-bayoglu1

yıllardır arkadaşlarıma söylediğim kendim uygulamadığım şeyler

malafat26

sogukdus

aslında sevgi acı verse de verdiği mutluluk için cazibesine kapılmamak elde değil

bayan-sinir

Romantik komedi filmlerini de dizilerini de çok bayık buluyorum. Benim gördüğüm tek şey vıcık vıcık bir aşk. Aşk olmadan hiçbir film ya da dizi çekmezlerse ölecekler herhalde.O filmdekiler gerçek hayatta hiçbir zaman olmayacak. Artık o ütopik dünyanızdan çıkın.

faffa

#5 "Bazen arkamızda bir enkaz bırakmak ya da yolumuzu kaybetmek iyi bir şeyle sonuçlanabilir. Romantik komedilerin çoğu böyle başlar: Sevgilisi tarafından terk edilen ve hayatının bir daha asla yoluna girmeyeceğini düşünen bir karakter; tahmin edemeyeceği bir şekilde arkasında bıraktığı bu enkazdan daha güçlü bir şekilde çıkar. Çünkü bazen güvendiğimiz limanları terk etmek kendimizi bulmamızı sağlar" Bu hayatın bütün alanları için geçerli... Bugün üzüldüğün şeylere gelecekte iyiki böyle olmuş dersiniz, bu sizi geliştirir. Eckhart Tolle ve Mevlana hep bundan bahseder zaten... Asıl bahsettiği bi yazısı var onu bulamadım.

Görüş Bildir