Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Emre Yusufi Yazio: Muz Meselesi ve Diğerleri

12PAYLAŞIM
Yazio Banner

Hepiniz hatırlarsınız, dünyanın dertlerinin daha az olduğu ve bizim canımızla sağlığımızla uğraşmadığımız, huzurlu ve keyifli çok da uzak olmayan geçen yıl ilginç bir sanat olayı yaşanmıştı. Dedim ya daha huzurluyduk diye, bence biraz da sıkılmış ve aksiyon arıyor olabilirdik. Bu sanat olayı Miami Art Basel’de sergilenen ve dünyanın viral gündemine oturan Maurizio Cattelan’ın bir muzu duvara bantladığı ve buna sanat eseri dediği olaydır. 

Tabii yapıtları ve buna bağlı sanatsal kariyerinin olgunluğu baz alındığında, Cattelan’ın bize sunduğu her şey elbette ki sanat eseri olacaktı. Öyle mi gerçekten? Yemezler…

Viral olanın duvara bantlanmış muz olduğu kaldı zihinlerde ama asıl onu viral yapan şey bu saçmalığın 120 bin dolara satılmış olmasıydı.

Comedian (2019), Maurizio Cattelan

Hatta biraz daha öncesine gidersek fuar yönetiminin sıkı bir kürasyondan geçirdiği sanatçı ve sanat eserleri kriterlerini esnetip buna iş denip sergilenmesine de izin vermesi. Hâl bu ki epey de sıkılardır. (Nerden mi biliyorum? Bir süredir katılıyorum.) 

Muzu alıp asla evlerine götüremeyen çift ise Dow Jones hisselerini News Corp.’a 5 milyar dolara (yaklaşık 30 milyar TL) satan Bancroft ailesinin mirasçılarından biri olan Billy Cox ve eşi Beatrice. Bence bu satın alma işi şaibeli ya neyse… 

Tabii bu konular öyle ilginç zincirleme etkisi yaratır ki herkes gerçeklikten bir parça uzaklaşır ve olayın viral etkisiyle oluşan büyüye kapılıp gider. Sanat eleştirmenleri konu hakkında methiyeler düzer. Tüm camia ayılıp bayılır. Ne zekice bir fikir derler. Derler de derler… Aslında olan medyanın bize ne sunduğudur. Bizim ne denli yüksek frekansta neye maruz bırakıldığımızdır. Ve günün sonunda gerçeği unutup duvara bantlanmış muzu sanat eseri zannetmemizdir. Bu işi sergilemeye onay veren fuar yönetimi ve bence işin birileri tarafından satın alındığının algısını yaratan PR şirketinin başarısıydı tüm bu olanlar. 

Sosyal medyanın ve buna bağlı viral etkinin güçlendiği bu dönemlerde, farklı güçlerin, markaların, yatırımcıların bazı sanatçıların ve eserlerinin etrafında toplandığını görmüşüzdür.

Mesela yaşayan bir sanatçının tek bir eserine ödenen en yüksek bedellerden biri olan Damien Hirst’in For the Love of God işi 50 milyon pounda satıldı. Tamam satıldı da üzerindeki Swarovski taşları ve platinum gövdesi 14 milyon pounda mal oldu.

For the Love of God (2007), Damien Hirst

Ya da Jeff Koons’un Rabbit işinin 2019 yılında 91 milyon dolara satılması da bence bu viral etkinin doğru kullanımıyla alakadar.

Rabbit (1986), Jeff Koons

Banksy’nin açık arttırmada 1.4 milyon dolara satıldıktan hemen sonra kendini imha eden işini hatırlatmak isterim.

Girl with Balloon (2002), Bankys

Eserlerin satış ederleri, sunulma biçimi, üretilme yolculuğu da toplam pazarlamanın bir parçası oldu artık. Eserin kendisinden daha çok başka şeyleri hakkında konuşturuyor bizi. Ben bu durumu aslında eğlenceli ve yaratıcı buluyorum. Bir yandan da olup bitenin güzel bir gösteri olduğunun bilinci ile takip ediyorum ve keyif alıyorum.  

Bize sunulanın ne olduğunu unutmadan ve işin büyüsüne kapılmadan, bazı durumların iyi bir pazarlama olduğu bilinci ile çok da fazla fanatizm yapmadan izlemek lazım derim.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir