Duymayanın Bizden Olmadığı 10 Klişe Anne Sözü
Dünyanın neresine giderseniz gidin, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin değişmeyen tek bir anayasa vardır: 'Anne Anayasası.' Ağustos sıcağında sırtınıza yelek giydirmeye çalışan, çorapsız gezdiğinizde başınıza gelecek felaketleri bir tıp profesörü gibi öngören annelerimizin o meşhur, kulaklarımızda çınlayan 20 klişe sözünü bir araya getirdik.
1. "Gerek yok yavrum, benimki daha yeni…"
Annemize göre bir eşyanın eski sayılması için ya patlaması ya da moleküllerine ayrılması gerekir.
2. "Bu bana yetiyor, fazlasına ne gerek var?"
Evdeki o emektar, artık can çekişen ve çalışırken traktör gibi ses çıkaran küçük ev aletleri için söylenen o fedakar söz...
3. "Üşütürsün yavrum, üstüne bir şey al"
Ağustos sıcağında bile evden çıkarken bu cümleyi mutlaka duyarsınız...
4. "Yalın ayak dolaşıyorsun evde üşüteceksin"
Ya da 'Betona oturma üşütürsün': Türk tıp tarihine geçmesi gereken, tüm hastalıkların kaynağını çıplak ayak ve beton olarak gören o sarsılmaz inanç.
5. "Sucuk gibi olmuş sırtın"
Koşup oynadıktan sonra sırtımıza zorla havlu tıkıştırılmadan hemen önceki o son uyarı.
6. "Kime çektin bilmem ki?"
Evde ters giden bir huyu olduğunda fatura her zaman karşı tarafa (genellikle babaya veya onun akrabalarına) kesilir.
7. "O tabak bitecek!"
Arkamızdan ağlayacak pirinç taneleriyle bizi tehdit eden o mutfak kuralı.
8. "Valla seni alan üç güne geri getirir"
Ev işlerindeki ufak tefek tembelliklerimizi yüzümüze vuran o mizahi kehanet.
9. "Basma ayaklarınla yeni sildim orayı"
O odada yürümek, mayın tarlasında yürümekten çok daha tehlikelidir.
10. "Eğer o çocukla görüşmeye devam edersen hakkımı helal etmem sana"
Arkadaş ya da sevgili seçiminde annelik sezgilerinin devreye girdiği o en ağır yaptırım.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın