Dünya Edebiyatından Hangi Yazar Senin Ruh İkizin?

 > -

Daha önce Türk yazarlar testini şurada yapmıştık: Hangi Yazar Senin Ruh Eşin? 

Peki dünya edebiyatının en saygı duyulacak yazarlarından hangisi senin ruh eşin?

1. Yazma eylemini başka bir eyleme benzetecek olsan, o eylem ne olurdu?

2. Bu resimler psikologlar tarafından ortaya çıkarılmış, defalarca test edilmiş, şekiller ve renkler değişerek bugünkü halini almış. Şekillerden sana en uygun olanını seç!

3. Okumak için en ideal yer neresidir?

4. Yazmak için bir alet seç!

5. Romanın sinemaya uyarlanıyor. Peki bu filmin yönetmeni kim olmalı?

Steven Spielberg
Stanley Kubrick
Zeki Demirkubuz
David Lynch
Tim Burton
Nuri Bilge Ceylan
Peter Jackson
Quentin Tarantino
Andrey Tarkovski

6. Bir roman yazsan giriş cümlen hangisi olurdu?

Onu Catherine Morland'ı küçüklüğünde gören hiç kimse onun bir kahraman olmak üzere doğduğunu düşünmezdi.
Hayat seni güldürmüyorsa, espriyi anlamadın demektir.
Bugün annem öldü veya dün, tam hatırlamıyorum.
Dibe vurduğunu sanıp, bir dip daha olduğunu keşfedebiliyordu insan.
Dünya güzel bir yer ve de uğruna savaşmaya değer.
O, çiçekleri kendi alacaktı.
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Kaçınılmaz bir şeydi: Acıbadem kokusu ona mutsuz aşkların yazgısını anımsatırdı hep.
Bir buruntu, henüz aşkın ıstırabına dönüşmemiş bir ağrı kemirmekteydi yüreğini.

7. Peki ya, neyi hikaye edeceksin?

8. Hayatın bir film olsa, film müziğini hangi klasik müzisyen yapardı?

Beethoven
Chopin
Bach
Hector Berlioz
Wagner
Vivaldi
Mozart
Rahmaninov
Tchaikovsky

9. Hayalindeki evlilik teklifi; nerede, nasıl ya da ne zaman olmalı?

10. Son olarak... Sence sanat toplum için midir, yoksa sanat için midir?

Hem toplum hem de sanat için. İhtiyaca göre değişir.
Kendim içindir
Sanat aşk içindir aşk
Çok klişe!
Beni çok ilgilendirmiyor açıkçası.
Sanat sadece benim toplumum içindir
Toplum içindir
Sanat içindir
Sanat ne, toplum ne?

"Fyodor Dostoyevski" çıktı!

Dünyanın en özgün ve en yüce "ruh"larından birisi sensin, hiç şüphe yok buna. Ama kesinlikle hatasız değilsin; aksine hataların diz boyu. Ancak bunu kabullenecek hatta bir kıyafet gibi giyebilecek kadar cesursun. Zincirlerinden ve aşamadığın duvarlardan başka korkacak hiçbir şeyin yok zaten. Her günün sabahında, fabrikanın gri dumanında ve dahi 20 metrekarede, bir onulmaz sıtmayla varolmayı sen bilirsin ey yeraltının insanı!

"Lev Tolstoy" çıktı!

İçinde binlerce kavram yaşatabiliyorsun. Hem de birbirine en zıt kavramlar var burada: Savaş ve Barış gibi ya da Anna'nın sadakati ile ihaneti gibi. Sen herkes olabilirsin herkes de sen. Öyle bir dünyayı anlama ve kavrama becerin var ki, anlayamayacağın hiç ama hiçbir şey yok. İnsanlara kendini adamanın bir örneğisin ayrıca. Varlık içinde yaşasan da cebinde bir rubleyle ölebilme ihtimalinin sevdin dünyanın. Bunu da anlıyorsun!

"Franz Kafka" çıktı!

Bu dünyada onca yaşam, onca şehir, onca para ve onca insandan arta kalan tek şey, bir adet mide bulantısıdır. Bu dünyada gerçek sevgi yoktur ayrıca, sadece ama sadece çıkarlar vardır orada. Tüm bunları bilerek yaşamak zor gelse de sana, gün tükettin bir böcek misali. Dava ise sürdürülemedi ve düştü: Hükümsüzdür! Ezilmek demek sen demek kısaca.

"Ernest Hemingway" çıktı!

Seni tanımlayan en doğru kavram: Aşırı gerçekçi. Çoğu insan çocuk gibidir, gerçekleri ya göremez ya da görmezlikten gelir. Sense bu gerçekleri bir adam gibi göğüsleyebiliyorsun. Bunu sevdiğinden değil, öyle olması gerektiğinden yapıyorsun. Şu dünyada "Barış"ı herkes sever ama "gerçek" insan savaşı kabullenir. Gerekirse savaşırsın da, ey gözünü budaktan sakınmayan insan!

"Anton Çehov" çıktı!

En başta şunu söylemek gerekir ki, basitlik ve sadelikten hoşlanıyorsun. Bir şişe şarap, yetecek kadar yemek ve bir hamak verseler sana, kafandaki tilkilerle dalgın dalgın hayatın anlamını düşünerek bir ömür geçirebilirsin orada. "Hayat zaten basittir, insanlar karmaşıklaştırır" fikri seni çok net anlatır. Bu kadar karmaşıklaştırmaya gerek yoktur zaten: Eğer tabanca görünmüşse, o eninde sonunda patlar, nedir yani?

"Jane Austen" çıktı!

Herkesin hep hayal ettiği, hep aklında kaldığı kadın sensin. Duru güzelliğine zaten diyecek bir şey yok. Ya o hareketlerinizdeki zerafete ne demeli? Zerafetin vücut bulmuş halisin kısaca. Ancak bunlar seni anlatmada oldukça güdük. Sen bir inancın insanısın: Kadın-erkek eşitliğine inanıyorsun ve bu konuda da savaşmaktan hiç, çekinmiyorsun, ki bu konuda epey yol aldın. Durmak yok, savaşmaya devam bu ataerkil evrende!

"Virginia Woolf" çıktı!

İçgüdüsel kadınsın sen, tek başına ayakta durabilmenin romanını yazmışsın zaten. Kendini biliyorsun, sınırlarını da biliyorsun, ki o sınırları da sen çiziyorsun. Asla kırılgan ve ağlak bir kadın değilsin ayrıca: Omuzları hiçbir zaman düşmüyor! Son olarak erkek gibi kadın değil; kadın gibi kadınsın :)

"James Joyce" çıktı!

Dünyanın en karmaşık insanı olman muhtemel. Nereden nereye bağlayacağın şüphelidir, beynin ise çıfıt çarşısı. Konuştuklarından, söylediklerinden anlayabilene aşk olsundur. Ama bu demek değil ki, sen safi saçmalıyorsun. Sadece insanlar seni anlayabilecek kadar zeki değil. Hani vardır ya zamanının 50 sene ilerisinde olan insanlar, heh sen işte onlardan birisin!

"Albert Camus" çıktı!

Bu dünyada anlamlı hiçbir şey yok sana göre. Her şey saçma, her şey alakasız. İnsanların isteklerini ölümüne gizlemesi ve arzularını bastırması ise ikiyüzlü bir tutum ve komik. Sen bunların farkında olduğun için yalın ve yalansız yaşıyorsun. İnsanlarsa sana bu yüzden adeta bir "yabancı" gibi davranıyor, ki olması gereken sensin; yani sen bir antitez değil, tezin bizzatihi kendisisin. Ama yine de fark etmez, sen bunları da takmıyorsun!

"William Shakespeare" çıktı!

Sen tam bir aşk insanısın. "Ekmeksiz susuz yaşarsın aşksız asla", ki bu sözü mecazi değil, gerçek anlamıyla anlıyorsun. Bun sebebi ise basit, ötekiler gibi aşk yaşamaktan, ama böyle iliklerine kadar yaşamaktan bahsediyorum, asla korkmuyorsun. Aşkın her biçimini de tecrübe ettiğini de söylemek gerek: Karşılıksızını, arzulusunu, ihaneti, sadakati de. Ama sana damga vuransa "İmkansız"ıydı hiç şüphesiz.

"Gabo Marquez" çıktı!

Dünyanın en eğlenceli yeri, senin kafanın içi. Orada öyle büyük bir dünya var ki, bu devranın tüm duyguları, tüm insanları, tüm hikayeleri, varsa diğer alemlerin tüm sırları da sığabilir oraya. Bu yüzden, senin dışındaki dünya yavan geliyor sana ve hiç çıkmak istemiyorsun beyninin eğlence parkından. Bu yüzden yüzyılların yalnızı olmaktan içten içe haz alıyorsun!

"Charles Bukowski" çıktı!

Seni anlatan en doğru kelime: Kopuk. Kafan hep "bi' dünya"dır. Zaten bu dünya ayıkken çekilebilecek yer değil. Cinsellikse senin için olmazsa olmaz. Ancak bu saf arzularından ileri gelmiyor pek tabii. Bu, senin karşı cinsi kutsama biçimin bir nevi. Fazla da anlam yüklemeye gerek yok buna aslında, oluyorsa oluyordur ;) İpinle kuşağınsa pek bi' güzelmiş, ey Beat kuşağının en kopuk insanı :)

"Stephen King" çıktı!

Dünyanın en gizemli yerlerinden birisi de senin kafanın içi. Herkes aynı nefesi alıyor, aynı şartlarda yaşıyor; ancak bu şartlar senin içinde nasıl değişiyorsa, farklının farklısı düşünceler çıkıyor ortaya. Sırrı ve gizemi seviyorsun ayrıca, burası kesin. Bir şeyleri çözmekse senin için adeta bir takıntı. Dünyayı da çözülmesi gerek bir bulmaca gibi görüyorsun bu bakımdan. Bundandır hep gizemli fikirlerin ve düşüncelerin!

"J. R. R. Tolkien" çıktı!

Senin bu dünya ya da öte dünyayla çok alakan yok. Senin işin bunların tam "orta"sındaki "dünya" ile. Bu ortadaki dünyanın en büyük vaları sensin. En kötüsü Sauron da senden, en iyisi olan Gandalf da. Renkli dünyanda çok mutlusun ve sana dokunmasalar orada bin yıl yaşarsın eflerinle, insanlarınla, hobbitlerinle...

"Victor Hugo" çıktı!

Senin için vazgeçilmez kavramlar: "Eşitlik, Özgürlük ve Kardeşlik". Eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünyayı hayal ettin zaten hep. Bunlar için devrim yapılacaksa yapılır, zaten "Zamanı gelmiş bir fikir kadar, güçlü bir şey yoktur" demelerin hep bundandır. Güzel günleri hayal etmek romantiklikse, evet romantiksin sen: Hatta romantik devrimci!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bahadir-ender-semercioglu

James joyce

ismail-eser

Harbiden de hasta olduğum adam çıktı ve yorumlara bakınca da ilk sanırım, Albert Camus =) Bu arada Yabancı romanını tavsiye ederim, sonu muhteşemdi, edebi olarak... Bu dünyada anlamlı hiçbir şey yok sana göre. Her şey saçma, her şey alakasız. İnsanların isteklerini ölümüne gizlemesi ve arzularını bastırması ise ikiyüzlü bir tutum ve komik. Sen bunların farkında olduğun için yalın ve yalansız yaşıyorsun. İnsanlarsa sana bu yüzden adeta bir "yabancı" gibi davranıyor, ki olması gereken sensin; yani sen bir antitez değil, tezin bizzatihi kendisisin. Ama yine de fark etmez, sen bunları da takmıyorsun!

serayaksu

Onedio'nun en güzel 5-10 testinden biri. Şimdi ya "Bu testi Aynştan gelse çözemez allahıma kitabıma, evet şimdi daha önce 5 milyon kere gördüğünüz bu örüntüde sıradaki sayı ne?" ya da "Çorap olsan hangi ünlü seni giyerdi?" testi koyuyorlar. Virginia Woolf çıktım bu arada.

bburcubilgin

Anton Çehov... Benden başka da pek çıkan yok sanırım

gri-en-soguk-renktir

"Virginia Woolf çıktı! İçgüdüsel kadınsın sen, tek başına ayakta durabilmenin romanını yazmışsın zaten. Kendini biliyorsun, sınırlarını da biliyorsun, ki o sınırları da sen çiziyorsun. Asla kırılgan ve ağlak bir kadın değilsin ayrıca: Omuzları hiçbir zaman düşmüyor! Son olarak erkek gibi kadın değil; kadın gibi kadınsın :)" Testte hangi cinsiyetten olduğumuzu seçmiyoruz, bu sonuç bir erkeğe çıksa nasıl olurdu acaba merak ettim :D

Başlıklar

AşkEvlilikŞarapSavaşaşk
Görüş Bildir