Direniş Sadece Sokakta mı Olur?
Geçenlerde dijital direniş üzerine bir yazı paylaştım. Yazının altında çok benzer yorumlar vardı:
“Direniş dediğin sokakta olur.”
“Telefona bakmamakla mı mücadele ediyorsunuz?”
“Gerçek hayat başka bir şey.”
Herkesin Direniş Biçimi Aynı Değil
Üstelik o yazının altına yalnızca itiraz edenler değil, teşekkür edenler de geldi. Kanser tedavisi gören insanlar yazdı. Yaşlı insanlar yazdı. Fiziksel olarak sokağa çıkması kolay olmayan, kronik hastalıklarla yaşayan insanlar yazdı. “Benim de buna ihtiyacım vardı” dediler. Çünkü herkesin direniş biçimi aynı değil. Herkes aynı fiziksel koşullara, aynı bedensel güce, aynı hareket alanına sahip değil. Bazı insanlar için hayatta kalmaya çalışırken zihinsel bütünlüğünü korumak bile başlı başına büyük bir mücadele. Sürekli korku, kriz, felaket ve öfke akışı içinde kendi ruhunu tamamen kaybetmemeye çalışmak küçümsenecek bir şey değil.
İlginç olan şu ki insanlar dijital dünyanın davranışlarımızı, ilişkilerimizi, algımızı ve hatta politik reflekslerimizi şekillendirdiğini kabul ediyor ama buna karşı geliştirilen farkındalığı hâlâ “gerçek mesele” saymıyor. Oysa bugün insanların öfkesi de korkusu da dikkati de tüketim alışkanlıkları da büyük ölçüde dijital sistemlerin içinde biçimleniyor.
Sürekli Öfkeli Ama Ne Yapacağını Bilmeyen Bir Ruh Hali
Ben dijital direnişi hiçbir zaman romantik bir “telefonu kapatıp doğaya kaçalım” çağrısı gibi düşünmedim zaten. Daha çok, zihinsel alanını koruma refleksi gibi düşünüyorum. Çünkü sürekli maruz kalan bir zihin, bir süre sonra kendi düşüncesiyle temasını kaybediyor. Ve bu yalnız bireysel bir mesele değil.
Bir toplumun dikkat süresi parçalandığında düşünme biçimi de parçalanıyor. İnsanlar uzun okumuyor, hızlı tepki veriyor. Araştırmıyor, başlığa pozisyon alıyor. Her gün onlarca kriz görüntüsüne maruz kalınca gerçek felaketlerle ilişkisi de köreliyor. Sürekli öfkeli ama sürekli yorgun bir toplumsal ruh hali oluşuyor. Bunun politik hiçbir tarafı yokmuş gibi davranmak bana biraz tuhaf geliyor açıkçası. Çünkü bugün algoritmalar gündem hissini de üretiyor. Neye öfkeleneceğimizi, neyi görüp neyi görmeyeceğimizi, hangi hızda tükeneceğimizi de belirliyor. Sürekli uyarılan, sürekli dikkat sıçrayan bir zihnin uzun süreli dayanışma, örgütlenme ya da derin düşünme kapasitesi de zayıflıyor doğal olarak. Bu yüzden ben dijital farkındalığı küçümseyemiyorum. Telefonla kurduğumuz ilişki artık yalnız kişisel alışkanlık değil çünkü.
Kendi hayatımda da bunu çok net fark ettiğim dönemler oldu. Sürekli çevrimiçi kaldığım zamanlarda yalnızca daha yorgun olmuyordum, daha dağınık düşünüyordum. Daha tepkisel, daha sabırsız, daha huzursuz oluyordum. Bir şey okumaya başlıyorum, iki dakika sonra elim başka uygulamaya gidiyor. Film açıyorum, aynı anda ekran kaydırıyorum. Dinlenmeye çalışırken bile zihnim tam dinlenemiyor çünkü sürekli başka bir uyarana hazır halde bekliyor.
Dijital Farkındalık Eskisinden de Önemli
Sonra fark ettim ki ben yalnızca içerik tüketmiyorum. İçerik tüketme biçimi benim düşünme biçimimi de değiştiriyor. Dijital direniş dediğim şey tam burada başladı benim için. Uygulamaları tamamen silmedim ama her çağrıya anında dönmemeye başladım. Her boşluğu ekranla doldurmamaya çalıştım. Can sıkıntısını hemen öldürmemeyi denedim. Sürekli maruz kalmanın “normal” kabul edilmesine itiraz ettim. Karşı geldiğim fikirleri, düşünceleri paylaşmaya daha çok önem verdim ve desteğimi dijitalde de sürdürdüm.
Direniş elbette sokakta da olur. Ama insanın zihnini sürekli parçalayan, algısını bozmaya çalışan ve bunu normalmiş gibi gösteren bir düzene karşı kendi dikkatini geri almaya çalışması da küçümsenecek bir şey değil bana göre. Çünkü insan neye sürekli maruz kalıyorsa biraz ona dönüşüyor. Sürekli hızlanan, sürekli bölünen, sürekli tepki veren bir zihnin bir süre sonra derin düşünme, gerçekten hissetme ve sahici bağ kurma kapasitesi aşınıyor.
Şu anki sistem insanı susturmaya çalışsa da asıl dikkatini dağıtarak etkisiz hale getiriyor. Bence bir insanın kendi zihinsel alanını korumaya çalışması, sanıldığından çok daha politik bir tavır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

