Daha İlkokul Zamanlarında Feleğin Çemberinden Geçtiğimizi Gösteren 13 Yaşanmışlık

-

İlkokul eğitimi, belki de şu an bile karakterimizi şekillendiren en önemli süreçlerden biriydi. Hepimiz o sıralardan, o okullardan geçerken hemen hemen aynı şeyleri yaşadık. Şimdi dönüp bakınca az buz şeyler görüp geçirmemişiz arkadaşlar. Bakın bazıları aşağıda yazıyor:

1. Varlığını daha önce bilmediğimiz canlılarla pek de dostane olmayan bir şekilde tanıştık

Bitlenmek, her çocuğun kaderi gibi bi şey. Bunu ancak annesi tarafından kafasına gaz yağı boca edilenler anlar. Bir de o iğrenç kokulu şampuanlar vardı ki offf off! Üstelik daha saçlarınızın incecik tarakla yolunmasından bahsetmedim bile.

2. Adresini bile bilmediğimiz bir köydeki ev ile ilgili uzun süre sorumlu tutulduk.

Sağa, sola bakıp "Acaba hangi ev bu ya?" diye aradıysanız bizimlesiniz! Köyü olanlar neyse de, olmayanlar için epey zor bir durumdu.

3. Kızılay kolu olunca kendimizi anında genel cerrah gibi hissettik.

Özellikle teneffüslerde "Biri düşse de tentürdiyot götürsem" diye sağı solu kesen bir çocuk gördüyseniz, bilin ki o Kızılay koludur.

4. Yerli malı haftasında konuyu tam bilemediğimiz için Çikita muz götürdüğümüz de oldu.

Öğretmen diyor ki "Ahmet sen muz getir". Babana "Öğretmen muz istedi" diyorsun, adamcağız işten çıkınca manava uğrayıp ithal Çikita muz alıyor. Herkes Anamurlu değil ki muzun hasını alsın!

5. Okulun folklör, koro ya da spor faaliyetlerine katılınca derslerden yırtmanın serseri mutluluğunu yaşadık.

Çakallık ciğerlerimize ta o zamandan işlemiş işte, yapılacak bir şey yok.

6. Duvardaki tarih şeridine bakıp bakıp "Vay anam vay neler dönmüş ya!" diye derin düşüncelere daldık.

Ateş bulunuyor, olaylar gelişiyor. Yok o da yetmiyor, onun cilalısı çıkıyor hadi bi daha... Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürütüyor, bu sırada Fransızlar boş durmuyor ALLAH ALLAH BEEE!!!!

7. Harçlığımızın yetmediği zamanlarda ekmek arası patates ya da tost yiyemediğimiz günler oldu; simite talim ettik.

Ayran içmek bile bazen lüks kaçıyordu. Bakın hamburger konusuna falan hiç girmiyorum dikkat ederseniz!

8. Yan sıradaki çocuğun beslenme çantasından çıkan haşlanmış yumurta, kokusuyla sınıfın infilak etmesine sebep olurdu.

Bunu düşünürken bile burnuna o müthiş(!) koku gelen elini kaldırsın!

9. Elmadan, armuttan, çilekten, şekerden ve havuzdan bahseden problemler sayesinde soruna bir türlü odaklanamadık, kafa gitti.

İnsan oraya fasulye yazar, kereviz yazar ne bileyim başka bir şey yazar. Neden yaz tatilini dört gözle bekleyen çocukları üzdünüz örtmenim?

10. Öğretmen tahtayı silmek için yan sınıftan silgi alınması gerektiğinde bizi seçerse kendimizi şanslı hissettik

Koskoca öğretmenin elçisi olmak kolay değil. Nerden baksan vekil tayin etmiş, onu temsil ediyorsun.

11. Ne anlattığını bilmediğimiz şiirleri okumamız güçlensin diye tekrar tekrar okuyup ezberledik

Hala daha aramızda durup dururken bu şiirleri söyleyen 30 yaşında eşek kadar insanlar var :(

12. Annelerimizin çuvalla aldığı kışlık patatese artık başka bir gözle bakmaya başladık

Çünkü en güzeli onları oyup oyup boyamaktı. Bu işte başarılı olan çocukların her biri, şu an tasarımcı olmuştur herhalde.

13. En güvendiğimiz arkadaşlarımız tarafından öğretmene yaranılmak uğruna gammazlandık

Sınıf başkanı dediğin kaymakam gibi, vali gibi adamdı tabi be!

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
umut-turan4

Liseden öncesi yok bende. Seneye liseyi de unuturum neyse thats my life fuck the past hey to future

herasyoi

Ben orta okula kadar sınıf başkanı seçilirdim ama var ya tam politikacı gibi fişeklerdim milleti beni seçsinler diye. Sonra da tam bir otoriteyle hükmederdim dsklfghflkg

kalemine

nerdeyse 30 yaşında olup hala şiiri anımsayıp mırıldanan kişi benim :)

huwomenist

bi de çubuklar ve fasulyeler vardı haaa abaküste..fişler vardı hergün 100 tane yazmak zorunda olduğumuz.defter kenarlarını süslemek vardı kırmızı kurşun kalemi olan şanslıydı..özledim ne diyim..

koray-polat

11. Hala aklımdadır "yediyordu elif kağnısını, kara geceden, geceden" El kadar çocuğum, yediyordu ne demek, kağnı nedir, hiç haberim yok. Anlamadan okuyorduk. Hala bilmem 'yediyordu'nun anlamını.

herasyoi

Bak ben de anımsadım şimdi ahahahaha

Başlıklar

ÖğretmenTürk Kızılayıyumurta
Görüş Bildir