Çöle 4 Milyon Ağaç Diktiler Ama Hesap Tutmadı: 60 Yıl Sonra Bin Pişman Etti
İsrail’in Necef Çölü sınırında 1960’lı yıllarda başlatılan iddialı ağaçlandırma projesi, aradan geçen 60 yılın ardından büyük bir pişmanlığa dönüştü. Çölleşmeyi önlemek amacıyla dikilen 4 milyon Halep çamı ile oluşturulan ülkenin en büyük yapay ormanı Yatir, iklim krizini yavaşlatmak yerine bölgedeki sıcaklığı daha da artırdı.
İklim değişikliğiyle mücadelede ağaç dikimi küresel bir strateji olarak görülse de Yatir Ormanı'nda elde edilen veriler ezber bozdu.
Weizmann Bilim Enstitüsü araştırmacılarının 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü incelemelere göre:
Orman, parlak renkli çöl zeminine kıyasla daha koyu bir renk oluşturduğu için güneş ışığını ve radyasyonu daha fazla emiyor.
Emilen bu enerjinin ısıya dönüşüp atmosfere salınması, ağaçların karbondioksit emerek sağladığı soğutma etkisinden daha ağır basıyor.
Araştırmacılar, ormanın net bir soğutma etkisi gösterebilmesi için en az 200 yıl geçmesi gerektiğini, ancak ağaçların o kadar süre hayatta kalıp kalamayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Ağaçların sulanmadığı veya gübrelenmediği Yatir’de, son yıllarda artan aşırı kuraklıklar nedeniyle ciddi kayıplar yaşanıyor.
Bazı bölgelerde çam ağaçlarının yüzde 80'i kuruyarak öldü. Ortalama ömürleri 80 yıl olan Halep çamlarının bölgede doğal yollarla fidan verip yenilenemediği; kuraklık ve otlatmanın yeni yetişen çamları yok ettiği belirtiliyor.
Weizmann Enstitüsü’nden Eyal Rotenberg, 'Buradaki ağaçlar uçurumun kenarına itilmiş durumda' diyerek mevcut çam türlerinin iklim krizine karşı dirençsiz kaldığını ifade ediyor.
Çevreciler ve uzmanlar, çölleşmeyle mücadele adı altında yapılan ağaçlandırmanın bölgedeki özgün ekosisteme zarar verdiğini savunuyor.
İsrail Doğayı Koruma Derneği (SPNI), doğal otlak ve çalılık alanlara ağaç dikilmesinin; yerde yuva yapan nadir kuş türlerini, kertenkeleleri ve küçük memelileri yaşam alanlarından ettiğini belirtiyor.
Öte yandan, ormanlaştırma projelerinin insani ve siyasi boyutu da tartışılıyor. Bölgedeki hak savunucuları, ağaçlandırma ve yeni yerleşim projelerinin, geleneksel hayvancılıkla uğraşan yerel Bedevi topluluklarının arazilerine el konulması için bir araç olarak kullanıldığını öne sürüyor.
Ağaçlandırma çalışmalarının tamamen durdurulması yerine tür değişikliğine gidilmesi gerektiğini savunan uzmanlar, Halep çamı yerine çöl şartlarına daha uyumlu ağaçların dikilmesini öneriyor.
Uzmanlar, kökleri 10 metre derinliğe kadar inebilen ve aşırı sıcaklara dayanıklı olan akasya, ılgın ve İsa'nın Dikenli Hünnapı gibi yerli türlerin tercih edilmesi halinde hem ekosistemin korunabileceğini hem de iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir yapı elde edilebileceğini belirtiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın