Çocuğunuza Matematiği Nasıl Sevdirebilirsiniz?
Matematik denildiğinde arkasına bakmadan kaçan bir nesil yetiştirmek istemiyorsanız sayıların o soğuk yüzünü bir kenara bırakıp eğlenceli dünyasına adım atmanız gerekiyor. Peki matematik çocuklara nasıl sevdirilir? Detaylarına birlikte bakalım!
Matematiği bir dersten ziyade hayatın bir parçası olarak göstermelisiniz.
Çocuklar soyut bilgiyi anlamakta bazen zorlanır ama gerçek hayat örneklerini hemen yakalar. Market alışverişinde toplam hesap yapmak, mutfakta ölçü kullanmak veya para üstü hesaplamak matematiği somutlaştırıp görünür hale getirir. Özellikle küçük yaşlarda günlük hayat bağlantısı kurulan bilgiler çok daha kalıcı olmakta. Matematik bir anda okul tahtasından çıkıp gerçek dünyaya karışır. Sayılar da korkutucu olmaktan çıkar.
Alışveriş sırasında bütçe hesaplamalarını maceraya çevirin.
Market reyonları arasında dolaşırken fiyat karşılaştırması yapmak harika bir pratik alanı esasında. En sevdiği atıştırmalığın fiyatını diğer markalarla kıyaslamasını isteyerek ekonomi ve oran orantı dünyasına ilk adımını atmasını sağlayabilirsiniz. Kasaya gitmeden önce sepettekilerin toplam tutarını tahmin etmeye çalışsın çoçuğunuz. İndirim oranlarını hesaplamak da yine yüzde kavramını kağıt üzerinde görmekten çok daha etkileyici bir yöntem. Paranın değerini ve sayıların gerçek hayattaki karşılığını bu sayede çok daha hızlı kavrayabilir.
Masa oyunları ile strateji geliştirmenin matematiksel yönünü keşfetmesini sağlayın.
Kutu oyunları çocukların hem sosyalleşmesini hem de farkında olmadan matematiksel düşünmesini sağlıyor. Zar atmak ve gelen sayıya göre ilerlemek basit bir işlem gibi görünse de olasılık hesaplarının da temelini oluşturuyor. Strateji gerektiren oyunlarda birkaç adım sonrasını planlamaları mantık yürütme becerisini geliştirmiş olur. Kazandığında veya kaybettiğinde yaşadığı heyecan öğrenme sürecini çok daha kalıcı hale getirir. Matematik sadece okulda öğrenilmiyor.
Hata yapmayı dünyanın sonu gibi göstermeyin.
Birçok çocuk matematikten işlem zor olduğu için değil, hata yapmaktan korktuğu için uzaklaşıyor. Kendi çocukluğunuzdan da hatırlayabilirsiniz. Sürekli doğru cevap baskısı hisseden çocuk beynini öğrenmeye değil savunmaya geçiriyor. Halbuki matematik deneme ve yanılma ile gelişen bir alan. Yanlış yapılan işlem bazen doğru cevaptan daha öğretici bile olabiliyor. Unutmayın, rahat hisseden çocuk daha cesur düşünmeye başlar!
Çocuğun hızını başkalarıyla asla kıyaslamayın.
Her çocuğun öğrenme ritmi farklı en nihayetinde. Bazısı işlemleri hızlı çözer ama problem yorumlamada zorlanır, bazısıysa tam tersidir. Sürekli başka çocuklarla kıyaslanan çocuk matematiği gelişim alanından ziyade daha çok bir tehdit alanı gibi görmeye başlar. Tam da bu sebeple özgüven düşüklüğü yaşaması ihtimaller dahilinde. Çocuğun kendi gelişimini fark etmesini sağlarsanız daha motive edici olursunuz. Dün yapamadığını bugün yapabiliyor olması en güçlü ilerleme göstergesi.
Müziğin içindeki ritim ve sayısal düzeni fark etmesini sağlamalısınız.
Müzik aslında sayıların kulağa hoş gelen bir şekilde dans etmiş hali. Sevdiği bir şarkının ritmini birlikte tutarken vuruşları saymak matematiksel zekanın kapılarını aralar. Notaların sürelerini ve aralarındaki boşlukları fark ettiğinde aritmetik işlemlerin ne kadar doğal bir akışı olduğunu anlar. Enstrüman çalsa da çalmasa da melodilerin içindeki matematiksel örüntüleri yakalamak onun için büyük bir keşif olur.
Teknolojiyi ve eğitici uygulamaları doğru bir amaç için kullanabilirsiniz.
Tablet ve telefonları sadece vakit geçirmek için değil matematiği sevdirmek için birer araç olarak kullanabilirsiniz. Oyunlaştırma yöntemiyle hazırlanan matematik uygulamaları sıkıcı tekrar yöntemlerini de ortadan kaldırmış olur Renkli grafikler ve aşamalı görevler sayesinde çocuk başardıkça daha fazlasını yapmak ister. Puan kazanmak veya karakterini geliştirmek gibi unsurlar öğrenme sürecini eğlenceli bir maratona dönüştürür. Dijital dünyanın sunduğu bu imkanları doğru yöneterek onun ilgisini canlı tutabilirsiniz.
Başarıyı sadece yüksek not olarak tanımlamayın.
Bazı çocuklar bir problemi çözmek için saatlerce uğraşır ama sonunda doğru cevabı bulur. İşte aslında gelişim tam da orada yatıyor. Sabır göstermek, tekrar denemek ve pes etmemek matematikte çok önemli beceriler. Sadece sınav sonucuna odaklanmak bu emeği görünmez hale getirir. Çocuğun çabasını fark etmek taktir edin.
Merak duygusunu canlı tutacak sorular sorun.
Çocuklara meraklarını cezbedecek sorular sorarak analitik düşünmelerini sağlayabilirsiniz. Üstelik bunlar klasik ders sorusu gibi hissettirmeyeceğinden beyin doğal olarak tahmin yapmaya ve hesaplamaya başlar. Matematik böyle anlarda zihinsel bir keşif oyununa dönüşür. Çocuk eğlenirken düşünmeyi öğrenir.
Küçük zaferlerle matematiği daha sevilebilir bir hale getirebilirsiniz.
Çok zor sorularla başlamak çocukta başarısızlık hissi yaratıyor. Önce çözebileceği seviyede sorularla ilerlemek özgüveni güçlendiriyor. İnsan beyni başarı hissini seviyor zira küçük kazanımlar motivasyonu fazlasıyla katlıyor. Çocuk yapabiliyorum duygusunu yaşadıkça matematiğe yaklaşımı değişiyor. Sonra daha zor konular bile gözünde ulaşılmaz görünmüyor. Çünkü artık elinde güçlü bir şey oluyor, kendine güvenmeye başlıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın