“Cantillon Etkisi” Nedir? Ekonomiye Yeni Para Girdiğinde Neden Herkes Aynı Anda Zenginleşmiyor?
Karmaşık ekonomik terimleri bir kenara bırakarak Cantillon Etkisi'nin günlük hayatımızı nasıl etkilediğine, satın alma gücü ve servet dağılımı gibi konularda ne kadar etkili olduğuna bakalım!
1. İlk olarak Cantillon Etkisi'nin ne olduğuna bakalım!
Ekonomiye yeni para girdiği zaman para toplumun bütün kesimlerini aynı şekilde etkilemez. Daha derine inerek anlatalım! Kavramı ortaya koyan Richard Cantillon, zamanında bizlere paranın sadece miktarla ilgili olmadığını gösterdi. Yani paranın ekonomiye nasıl girdiği ve kimlerin eline ilk olarak geçtiği de çok önemli.
Mesela piyasaya yeni para sürüldüğünde bu para ilk olarak bankalara, finans kuruluşlarına, kamu harcamaları aracılığıyla belirlenmiş olan işletmelere ya da kredi kullanan kişilerin ellerine ulaşabilir. Sonra bu kişiler, fiyatlar daha yükselmeden parayı kullanarak mal, hizmet ya da yatırım araçları satın alabilir. Ama paraya geç ulaşan insanlar aynı ürünü daha yüksek fiyata almak zorunda kalabilir. Yani paranın ekonomiye giriş sırası ve dağılım biçimi insanların kazançlarını ve kayıplarını etkiler.
2. Peki, yeni para ilk kimin elinde toplanır?
Burası çok önemli! Mesela merkez bankası bankacılık sistemine likidite sağladığı zaman ya da bankalar yeni krediler verdiği zaman bu kaynaklara erişebilen kişiler harcama yapma imkânı kazanır. Büyük şirketler yeni yatırımlar yapar, gayrimenkul alır ya da üretim kapasitelerini artırır. Finansal piyasalara erişimi olanlar ise hisse senedi, tahvil ya da başka varlıklar satın alabilir.
Şimdi, bunların karşısında sabit maaşla çalışan bir kişi yeni para yaratıldığında maaşında herhangi bir artış görür mü? Hayır, göremeyebilir. Yani yeni paranın varlığı herkese aynı fırsatı sunmuyor. Paraya erken ulaşanlar, fiyatlar ve ücretler değişmeden önce avantaj elde edebiliyor.
3. Aklınıza fiyatların neden aynı anda yükselmediği sorusu gelmiş olabilir...
Ekonomiye yeni para girdiği zaman bütün ürünlerin fiyatları aynı gün ve aynı oranda yükselmez. Para, ekonominin farklı alanlarına farklı zaman dilimlerinde yayılır. Ayrıca her sektörün bu gelişmeye tepkisi farklı olabilir.
Yine örnek verelim... Yeni krediler ilk olarak konut piyasasında kullanılıyorsa evlere olan talep artar. Hâliyle konut fiyatları diğer fiyatlardan daha hızlı bir şekilde yükselebilir. Aynı zaman diliminde marketteki gıda fiyatları da farklı nedenlerle farklı hızlarda değişebilir. Üretim kapasitesi, ithalat maliyetleri, tüketici talebi ya da satıcıların fiyat belirleme davranışları süreci etkiler.
4. Maaşlar fiyatların gerisinde kalır mı?
Ekonomide fiyatlar yükselmeye başladığında çalışanların maaşları her zaman aynı hızda artmaz. Çünkü maaşlar belirli aralıklarla, sözleşmeler, bütçeler ve işveren kararları esas alınarak güncellenir. Tabii maaşa birkaç ay sonra zam yapılsa da bu artış, yaşanan fiyat yükselişini telafi etmeyebilir. Aynı zamanda çalışanların pazarlık gücü, işverenlerin mali durumu ve iş gücü piyasasındaki koşullar da ücretlerin ne kadar hızlı değişebileceğini etkiler.
5. Son olarak, zenginlerle dar gelirliler arasındaki farkı nasıl etkilediğine bakalım.
Gelir ve servet dağılımındaki farkları anlamak için çok önemli bir kavramdır. Varlıklı kişiler genellikle gayrimenkul, hisse senedi, işletme sahipliği ya da farklı yatırım araçları üzerinden ekonomik gelişmelere erken tepki verebilir. Yeni para ve kredi koşulları belirli varlıkların fiyatlarını yükselttiği zaman bu varlıklara önceden sahip olan kişiler servet artışı yaşayabilir.
Dar gelirli kişilere baktığımızda ise gelirlerinin büyük bölümünü kira, gıda, ulaşım ve faturalar gibi zorunlu harcamalara ayırdıklarını görüyoruz. Yatırım yapacakları fazla kaynak bulamayabilirler. Tabii ki her varlıklı kişi kesinlikle kazanır ya da dar gelirli kişiler kesinlikle kaybeder diyemeyiz. Bu durum ekonomik koşullara ve kişilere bağlıdır.
Yine de yeni paranın dağılımındaki eşitsizliklerin mevcut servet farklarının büyümesine katkıda bulunabileceği unutulmamalıdır!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın