Bugün Dünya Otizm Farkındalık Günü! Peki Biz Otizmin Ne Kadar Farkındayız?

-

Senelerdir iç içe yaşamamıza rağmen, son senelerde sosyal medya ve televizyon programlarıyla ancak farkına varabildiğimiz otizm, çok hassas ve özel bir konudur. Bugün de Dünya Otizm Farkındalık Günü. Peki siz otizmin, otizmli çocukların ve onların ebeveynlerinin ne kadar farkındasınız? 

Irk, dil, din ve coğrafya tanımayan otizm hakkında bilinmesi gereken en önemli şey, genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir gelişimsel bozukluk olduğudur.

Beynin ve sinir sisteminin yapısını ya da işleyişini etkileyen bir sürecin sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor otizmin. Genetik temelleri olabileceği gibi, çevresel faktörlerle tetiklendiği görüşü de hakim. Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle yada ailenin ekonomik koşullarıyla ise hiçbir ilişkisi yoktur.

Dünyada her 20 dakikada bir çocuk otizm tanısı alıyor.

Erkek çocuklarında kız çocuklara oranla 3-4 kat daha fazla görülen otizmin bu nedenle erken dönemde teşhisi ve kontrol altına alınması, hem otizmli bireyin yaşam kalitesi ve hayat karşısındaki duruşu hem de ailesi açısından son derece önemlidir.

Otizmli çocukların dış görünüşlerinde diğer çocuklara göre hiç mi hiç fark yoktur. Peki bir kişinin otizmli olduğunu nasıl anlarsınız?

Uzmanlar teşhisi iki temel noktaya ayırıyor; ”Sosyal İletişim ve Etkileşim Sorunları” ve “Tekrarlayan/Takıntılı Davranışlar ve Sınırlı İlgi ya da Etkinlikler”. 

Sosyal iletişim sorunları, ismini söylediğinde bakmamak, göz kontağı kurmamak, arkadaşlık ilişkisi geliştirememek, kişilerin ilgisine kayıtsız kalmak, konuşma başlatamamak, sohbet sürdürememek, bazı sözleri anlamsızca tekrarlamak, arkadaşlarının oyunlarına katılmamak gibi belirtilerken; 

Tekrarlayan ve takıntılı davranışlar ise, bazı objelere aşırı ilgi duymak, mesela çamaşır makinesini saatlerce izlemek, düzenine ve rutinlerine aşırı bağımlı olmak, ani düzen değişikliklerine aşırı tepki vermek sallanmak ya da çırpınmak, ayak ucunda yürümek, belli ses, doku yada koku gibi duyusal uyanlara karşı aşırı tepkili olma yada tepkisiz kalma gibi davranışlardır.

Tek ihtiyaçları özel ve sıkı bir eğitim.

Özellikle ebeveynlerin, çocuklarının hareketlerinde, kaç yaşlarında olurlarsa olsunlar, bir değişiklik fark etmeleri durumunda, bu durumu reddetmeyip en yakın zamanda bir uzmana gitmeleri gerekmekte. Asla vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım ve eğitim almanın, otizmli çocukların hayatında ne kadar büyük bir fark yarattığı tartışılmaz bir gerçek.

Bugün sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri de otizm;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arven

Öncelikle normal, sağlıklı bir çocuğa bakmak bile yeterince zorken böyle özel çocuklara sahip olup onlara gözü gibi bakan ebeveynleri kutluyorum. Gerçekten çok özverili müthiş insanlar. Otizmli bağırsak florasıyla ilgili bir bağlantısı olduğu ve tedavi edebileceği, tamamen ortadan kaldıramsalar bile çok büyük bir oranda azaltılabileceği konusunda bir makale okumuştum. Yani uzmanlar beslenmeyle otizmi doğrudan ilişkilendiriyor. Bağırsaklarla beyin fonksiyonlarının bir bağlantısı olduğu gibi.. Tamamen organik beslenme, kesinlikle hazırgıda, şekerli vb şeyler kullanmama, hatta plastik teflon vs doğal olmAyan gereçlerle yemek hazırlamamak ve en önemlisi organik ev yoğurdu tüketimi gibi.. Bilemiyorum tabii otizmin tipine göre mi sonuç veriyor.

Başlıklar

Sosyal Medya
Görüş Bildir