article/comments
article/share
Haberler
Bu Yıl da Sezonla Vedalaşma Günleri…

etiket Bu Yıl da Sezonla Vedalaşma Günleri…

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Kuzey Ege’den başlayarak önümüzdeki haftadan itibaren oteller ve plajlar yavaş yavaş boşalmaya başlıyor. Yani kocaman bir sezonun gelişini de gidişini de çok anlayamadan, onu doğru dürüst yaşayamadan uğurlama aşamasına geçtik.

Mayıs, haziran ve hatta temmuz ayını durgun geçiren 2026 turizm sezonu, ağustosun sayılı günlerinde Ayvalık, Çeşme ve Bodrum gibi daha çok iç pazara ve gurbetçi misafirlerimize bağlı destinasyonlarda hareketlense de bu tablo maalesef kimsenin yüzünü tam anlamıyla güldürmedi.

Kısacası sezonun başı da, ortası da pek parlak geçmedi. Sonu da öyle görünüyor.

Çünkü Ege sahillerindeki otellerin güncel eylül doluluk oranları yaklaşık %20–30 bandında seyrediyor. Özellikle iç pazara ve gurbetçiye dayalı bölgelerdeki tesisler ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Peki Bu Yıl Neler Yaşandı?

Peki Bu Yıl Neler Yaşandı?

🧳 Turist sayısı beklentilerin altında kaldı, beklenen gurbetçi de gelmedi.

Pandemi öncesinde gelen, hatta sezon içerisinde birkaç kez Türkiye’ye tatile gelen misafirlerimiz, “Çok pahalısınız” diyerek rotalarını İspanya’ya, İtalya’ya ve Yunanistan’a çevirdiler. Kimileri ise tatil yerine doğrudan memleketlerindeki baba evinin yolunu tuttu.

💸 İç turizmde beklenen hareketlilik oluşmadı.

Üç-dört günlük, iki yetişkin ve bir çocukla yapılacak ekonomik ölçekli bir tatilin konaklama, ulaşım, yeme-içme ve diğer harcamalarıyla birlikte toplam maliyeti birçok aile için oldukça yüksek seviyelere ulaştı. Özellikle popüler sahil destinasyonlarında ortaya çıkan fiyatlar, tatili birçok aile için ciddi bir bütçe kararına dönüştürdü.

🌍 Bu sezon maalesef gündem tatil değildi.

Ekonomi, siyaset ve jeopolitik gelişmeler gündemin merkezindeydi. İran, İsrail ve Amerika eksenindeki gelişmeler izlenirken; altın, dolar, euro, borsa ve petrol gibi ekonomik göstergelerdeki hareketlilik takip edildi.

Tatil ise birçok kişinin gündeminde ister istemez arka sıralara düştü.

📈 Maliyet ve kur dengesi turizm sektörünü yordu.

Oteller uyguladıkları fiyatlardan memnun değil. Döviz kurlarının seyri turizmcinin yüzünü güldürmezken, yüksek enflasyon maliyetleri her geçen gün biraz daha yukarı taşıdı.

⚠️ Panik fiyatlamalar, istikrarı bozdu ve “pahalı destinasyon” algısını güçlendirdi.

Esnaf, restoranlar, çarşılar ve beach club’lar sezonun kısaldığını görerek haftalık, hatta günlük fiyat değişiklikleriyle sezonu kurtarmaya çalıştı. Fiyat istikrarı oluşmadı; bu durum, “Türkiye pahalı” algısını daha da güçlendirdi.

Anlayacağınız, bu sezon yaz güneşi gibi hepimizi yaktı geçti.

Anlayacağınız, bu sezon yaz güneşi gibi hepimizi yaktı geçti.

Ve şimdi yavaş yavaş sezonla vedalaşmaya hazırlanıyoruz.

Önümüzde yeni sezonun gelmesi için yaklaşık 8–9 uzun ay var.

Bu süreçte kim ne yer, ne içer, çarkları nasıl döndürür, orası şimdilik belirsiz.

Ama turizmciler antrenmanlıdır.

Bir yolunu bulur, ayakta kalır ve gelecek yazın güneşiyle, deniziyle, kumuyla bir şekilde yeniden kucaklaşır.

Biz Turizmcilerin “Keşke”leri…

Biz Turizmcilerin “Keşke”leri…

Biz turizmciler çok isterdik ki;

Rakibimiz olarak gördüğümüz İspanya, İtalya ve hatta Yunanistan ile kıyasıya yarışalım.

Onlar gibi turist yoğunluğundan şikâyet etmesek bile, en azından sezon sonunda:

“Bu yıl da amma çok turist geldi!”

diyerek tatlı bir yorgunluk yaşayalım.

Keşke, zaman zaman dışladığımız o gurbetçilerimiz, farklı araç modelleri ve yabancı plakalarıyla yollarımızı eskisi gibi hareketlendirseydi.

Keşke euronun değeri, yüksek enflasyon karşısında turizm sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesine biraz daha yardımcı olsaydı.

Keşke turist, İtalya’daki pizzayı, Almanya’daki birayı veya Hollanda’daki kahveyi kendi ülkesindeki fiyatın bir tık altında ülkemizde tüketebilseydi.

Ve keşke Avrupa bu kadar sıcak bir yaz geçirmeseydi.

Eski yıllardaki gibi yağmurlu, serin bir yaz yaşasalardı da bizim pırıl pırıl güneşimize, sıcak denizimize ve güzel plajlarımıza hasret kalsalardı.

Gördüğünüz gibi ortada çok fazla “keşke” var.

Ve galiba sektör olarak artık bu keşkelerin üzerinde ciddi ciddi düşünmemizin ve bu keşkelerden de bir şekilde kurtulmanın yollarını hep birlikte bulmamızın zamanı geldi.

NETİCE…

NETİCE…

Netice  2026 sezonu biz turizmciler için gri tonlarda başladı, giderek antrasite dönüştü ve şimdi yavaş yavaş sona yaklaşıyor.

Gelecek sezon için hep birlikte:

“Allah kerim.”

diyoruz.

Elbette bazen kadere inanmak ve teslim olmak gerekir.

Ama yaşadığımız tablo sadece kader değil.

Biraz vizyon eksikliği, biraz beceriksizlik, biraz plansızlık ve belki de bu güzel ülkenin eşsiz turizm değerlerini hâlâ gerektiği kadar anlayamamak ve doğru yönetememek…

Bunların hepsinin politik ve siyasi atmosferin dışında muhakkak  konuşulması gerekir.

Artık Türkiye’nin yüksek turizm değerleriyle önemli bir destinasyon olduğundan kimsenin şüphesi yok. Ama mesele yalnızca sahip olduğumuz değerler değil; onları nasıl yönettiğimiz.

Rekabet içinde olduğumuz ülkelerin standartlarıyla yarışabilsek…

Plajlarımız yeterli, ulaşılabilir ve uygun fiyatlı olsa; devlet politikalarıyla korunsa ve yönetilse…

Fiyatlarda belli bir standart ve istikrar sağlansa…

Bir yabancı turist için havaalanından otele, otelden çarşıya, plaja ve gezip görülecek yerlere kadar ulaşım konusunda belirli standartlar oluşturulsa…

Fiyat etiketleri sadece yasal bir zorunluluk olduğu için değil, gerçekten şeffaflık ve güven vermek amacıyla kullanılsa…

30–40 yıl önce sahip olduğumuz misafirperverliği, güler yüzü, yardımseverliği ve hatta empatimizi yeniden hatırlasak…

Her şeyi modernleştirmeye çalışmak yerine, bu toprakların özgün ve tarihî değerlerini turizmin merkezine koyuyor ve bunları doğru şekilde sunuyor olsaydık…

Eylül Fırsatlarını Unutmayın… ☀️

Eylül Fırsatlarını Unutmayın… ☀️

Eylül ayında;

💰 Fiyatlar düşer.

🌿 Sokaklar sakinleşir.

🌊 Dalgalar küçülür.

🏖️ Plajlar boşalır.

💙 Deniz güzelleşir.

🍳 Kahvaltı sofraları zenginleşir.

Kalabalıklar azalır, telaş diner.

Ege ve Akdeniz sahilleri, yazın en güzel yüzünü göstermeye başlar.

Deniz hâlâ sıcaktır.

Güneş hâlâ cömerttir.

Ama bu kez sahilde havlunuzu koyacak yer aramak zorunda kalmazsınız.

İşte tam da bu yüzden;

Eylül, yazın bittiği ay değil, Ege ve Akdeniz’in gerçek güzelliğinin başladığı aydır.

Şimdi önümüzde uzun bir kış var.

Soğuk günler, kapalı gökyüzü, yağmurlar ve uzun bekleyiş…

O uzun kış başlamadan önce, bavulunuzu hazırlayın. 🧳

Bir kez daha denize girin. 🌊

Bir Ege sabahında uzun bir kahvaltı yapın. 🍳

Akşamüstü güneşini sahilde izleyin. ☀️

Ve yazı bitirmeden önce kendinize küçük bir iyilik yapın.

Eylül fırsatlarını kaçırmayın.

Çünkü bazen tatilin en güzel zamanı, herkesin eve döndüğü zamandır.

Eylül’ün tadını muhakkak çıkarın. 🌿☀️🌊

Yakup DEMİR

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Web

YouTube

Instagram

X

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam