Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bu Yaz Tatilinde Alanya'ya Gitmeniz İçin 11 Sebep

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Binlerce yıllık tarihi, Akdeniz ve Anadolu kültürlerinin karışımından oluşan kültürü ve mimarisi ile Alanya, tatilini bu beldede geçirmek isteyenlere sayısız seçenekler sunar. 100 kilometreyi aşan sahilindeki eşsiz plajlarının yanında kent, tarihe meraklı olanları fazlasıyla tatmin ediyor, doğa aşıklarını ise mest ediyor. Torosların eşsiz yaylaları, yüksekleri ve serin havayı denize tercih edenler için. Sapadere Kanyonu ise özel ilgiyi hakediyor...

1. Kleopatra Plajı

Yaklaşık 2 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Geniş bir kumsalı vardır. Denizin derinliği kıyıdan üç-dört adım sonra insan boyuna ulaşır. Alanya’nın en gözde plajıdır; yaz aylarında on binlerce kişiyi ağırlar. Güneşin batışı, plajda muhteşem bir manzara yaratır.

2. Damlataş Plajı

Tarihi yarımadanın batısında, Damlataş Mağarası’nın önündeki kıyıdadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Kumsal sırtını yarımadanın eteklerine dayamıştır. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra Akdeniz’de çıktığı bir sefer sırasında Alanya’ya uğramış ve bu koyda denize girmiştir. Kleopatra Koyu’nun özelliği suyunun berraklığıdır.

3. Oba (Portakal) Plajı

Kent merkezinin doğu kıyısında yaklaşık 1 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Arkada Toroslar’ın görkemli yamaçları yükselir. Zaman zaman 100 metreyi bulan geniş kumsalları vardır. Çayların denize döküldüğü kesimlerde serin tatlı suya girilir.

4. Ulaş (Emirgan) Plajı

Alanya’nın beş kilometre batısında ve karayolu kenarındadır. Kayalık bir burun üzerinde piknik yeri olarak düzenlenmiştir; merdivenle inilen kıyıdaki koy plajdır. Deniz ve plaj kumdur. Plaj, günübirlik geziye çıkan teknelerin de uğrak yeridir. 

Çevre maki türü bitkiler, çiçekler ve ağaçlarla süslüdür.

5. Tersane

Kemerli beş gözden oluşan tersane, gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlanıp, inşa edilmiştir. Alanya Tersanesi, Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesidir. Tersanenin bir yanında mescit öteki yanında muhafız odası bulunur. Gözlerden birinde de zaman içinde körlenmiş bir kuyu vardır

6. Seyir Terası

Alanya Seyir Terası, Alanya’yı kuş bakışı ve net olarak göre bileceğiniz, Alanya’nın kuzeyin de yayla yolunun sağında ve solunda yer alan bir mesire, dinlenme ve piknik yeridir. Alanya’nın merkezinden 3,5-4 Km uzaklıktadır.Yolun 1,5 Km kadarı şehir içinden düzdür. Fakat geri kalan yol rampa ve virajlıdır. Gerçi son yıllarda yapılan otoban yolu sayesinde yol daha aşağıya çekilmiş ve daha az virajlı bir yoldan seyir terasına çıkılması sağlanmıştır.Toros dağları üzerinde bulunan Seyir Terası denizden yüksekliği 650 metredir. Alanya’yı bu yükseklikten, kuş bakışını andıran görünümü ile izlemek muhteşemdir

7. Kızılkule

Kentin sembolü olan sekizgen planlı yapı 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. İnşaat sırasında belli bir yükseklikten sonra taş blokları kaldırmak güç olduğu için üst kısmı pişmiş kırmızı tuğlalarla yapılmış ve bu nedenle Kızılkule adını almıştır. Denizden gelecek saldırılara karşı limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yapılan Kule, yüzyıllar boyunca askeri amaçla kullanılmıştır.

8. Alanya Kalesi

Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir. Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400’e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır.

9. Toroslar ve Yaylalar

Yaz aylarında yaylaya çıkmak ve yazı yaylada geçirmek bin yıllık Yörük Türkmen kültürünün parçasıdır. Geçen yüzyıla kadar köyler baharla birlikte boşalır ve yaylalara çıkılırdı. Toros dağlarının yüksekliği 1000 metreyi aşan düzlüklerinde keçi kılından yapılmış çadırlar kurulur, bir yandan sürüler otlatılırken bir yandan da peynir ve yağ üretilir, halı ve kilim dokunurdu. Günümüzde çadırların yerini  modern konutlar aldı. Çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanları, derin vadileri, bulutların içine giren zirveleri ve zirvelerden taşıp gelen akarsuları ile Toroslar, doğanın eşsiz güzelliklerini saklar. Yaylalar, yerli ve yabancı turistlerin de uğrak yeridir; günübirlik piknik alanlarında eski Türkmen gelenekleri hala yaşıyor.

10. Alanya İskelesi

Alanya'nın merkezinde Kızılkulenin ve Kalenin hemen altındaki bölgedir . Akşam üstü Alanya İskelesinde çayınızı yudumlayıp muhteşem manzarayı izleyebilirsiniz .

11. Oba Çayı

Akdeniz’e dökülen Oba Çayı’nın çıktığı Kadıpınarı mevkiinde su kenarında piknik alanları vardır. Çam ve çınar ağaçlarının gölgesi her zaman serindir. Alanya’nın tarih öncesi çağlardaki ilk yerleşimine ev sahipliği yapan Kadıini Mağarası buradadır. Kadıpınarı’ndaki kır lokantalarında alabalık tercih edilen yemektir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
savas-caglar

Dünyanın sayılı cennetlerinden

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

MısırTercihtatlı
Görüş Bildir