Görüş Bildir

Bireylerin Kendilerini Toplumsal Hayattan Çekip Tamamen Eve Kapandıkları Hikikomori Hastalığının Ayrıntıları

Anasayfa > Cool

Kimi zaman hepimiz insanlardan, dışarıda olup bitenden uzaklaşmak ve evimize kapanıp öylece zaman geçirmek isteriz. Bazı insanlar ise girdikleri bu izolasyon döneminden asla çıkmıyor. Japoncada hikikomori olarak adlandırılan bu eve kapanma ve toplumdan uzaklaşma durumuyla ilgili ayrıntıları merak ediyorsanız içeriğimize buyurun. 👇

Kaynak: https://www.iflscience.com/brain/hiki...

Bazen dış dünyanın stresinden, baskılarından kaçmak istememiz çok normal.

Bazen dış dünyanın stresinden, baskılarından kaçmak istememiz çok normal.

Ara ara kısa süreli olarak kendimizi geri çekmek, akut stres tepkilerini azaltabiliyor ve bitkinliğin üstesinden gelmemize yardımcı olabiliyor. Aynı şekilde ergenlik dönemindeki gençlerin kendilerini evlerine tecrit ederek avutması da bu önemli gelişim döneminde kimliklerini keşfetmelerine yardımcı olabiliyor.

Ancak bazı insanlar bile isteye girdikleri bu tecritten çıkmamayı tercih ediyor.

Ancak bazı insanlar bile isteye girdikleri bu tecritten çıkmamayı tercih ediyor.

Dışarı çıkıp hayata yeniden karışmak yerine yıllar boyunca ısrarlı bir şekilde evlerinde kalıyor, kendilerini geri çekiyor ve sevdiklerine, kendilerine destek olmak isteyen insanlara sıkıntı veriyorlar. Japonya’da oldukça yaygın olan bu davranış kalıbına, ‘içeri çekilme’ veya ‘hapsedilmiş olma’ anlamına gelen hikikomori deniyor.

Japon gençliğinde sosyal olarak aşırı geri çekilme sorunları ilk 90’lı yıllarda öne çıktı.

Japon gençliğinde sosyal olarak aşırı geri çekilme sorunları ilk 90’lı yıllarda öne çıktı.

1990’larda Japonya birçok gencin hedeflerine ulaşmasını engelleyen ekonomik bir duraklama dönemine girmişti. Birçok genç bulundukları durumdan duydukları utancı gizlemek için evlerine saklandı. Bazıları bir daha dışarı çıkmadı. Bu gençler, akıl hastalığı teşhisi için gereken kriterleri sağlamamalarına rağmen aşırı ve sıkıntılı bir geri çekilme hâlinde olunca, Japon psikiyatr ve profesör Tamaki Saito, bulundukları durumu ‘geri çekilmek’ anlamına gelen hiki ve ‘içeride olmak’ anlamına gelen komori sözcüklerini birleştirerek tanımladı.

Hikikomori şu anda bir akıl hastalığından ziyade sosyokültürel bir akıl sağlığı olgusu olarak görülüyor.

Hikikomori şu anda bir akıl hastalığından ziyade sosyokültürel bir akıl sağlığı olgusu olarak görülüyor.

Japon nüfusunun en az %1,2’sinin (yaklaşık 1 milyon insan) bu sıkıntıdan muzdarip olduğu düşünüldüğünde, hikikomorinin aslında önemli bir sosyal ve sağlık sorunu olduğu görülüyor. Japonya’da ortaya çıkan bu durum zamanla diğer ülkelerde de görülmeye başlandı. Hikikomori terimi, günümüzde dünya çapında bu duruma uyan herkesi tanımlamak için kullanılıyor.

Hikikomoriyi tanımlayan belli başlı özellikler var.

Hikikomoriyi tanımlayan belli başlı özellikler var.

Önemli sosyal ilişkilerini sürdürmeyi kesmiş, büyük bir sıkıntı içerisinde olan veya fonksiyonel bozukluk yaşayan (örneğin, biriyle etkileşime girmek zorunda kalabilecekleri durumlardan kaçınıyor veya kendileriyle baş başka kalmayı tercih ediyorlarsa) ve en az altı ay boyunca evlerine kapanıp fiziksel olarak kendini diğer insanlardan izole edenler hikikomori hastası sayılıyor.

Hastalar fiziksel izolasyonun yanı sıra sosyal dünyadan psikolojik olarak da kopuklar.

Hastalar fiziksel izolasyonun yanı sıra sosyal dünyadan psikolojik olarak da kopuklar.

Hastanın okul veya iş gibi aktif sosyal iletişim beklentisinin olduğu yerlere gitmesi imkânsızdır. Evlerinden çıksalar bile etraflarındaki insanlardan sosyal olarak kopuk hâldedirler. Sotokomori olarak adlandırılan hikikomori hastaları evlerinin dışarısında bazı faaliyetler gerçekleştirebilirken insanlarla nadiren etkileşime geçer. Kimileri interneti dünyaya açılan bir pencere olarak kullanabilir ama çoğunlukla başkalarıyla etkileşime girmezler.

Travma etkisine sahip utanç ve başarısızlık deneyimleri hikikomoriyi tetikliyor.

Travma etkisine sahip utanç ve başarısızlık deneyimleri hikikomoriyi tetikliyor.

Önemli sınavları geçememek ve sevilen bir iş bulamamak gibi durumların, Japonya’nın kültürel değer sisteminin toplumsal istikrar baskısını artırması ve insanları başarısızlık hâlinden toplumdan utanmaya sevk etmesiyle travmaya dönüşüyor. Hikikomorili insanlar, toplumun kendileri için belirlediği ‘normal’ yoldan çıkarak yeniden travma yaşamaktan kaçınıyor.

Yapılan bir araştırmaya göre hastalar toplumun kendilerini unutmasını istese de geride bıraktıkları dünyayı unutamıyorlar.

Yapılan bir araştırmaya göre hastalar toplumun kendilerini unutmasını istese de geride bıraktıkları dünyayı unutamıyorlar.

Bu yüzden de çevrim içi oyunlar ve sosyal medya aracılığıyla ‘sosyal ölüm’ biçimini benimseyerek pasif bir şekilde dünyayı gözlüyorlar. Uzmanlar ayrıca hikikomorinin otizm, depresyon, sosyal kaygı ve agorafobiyle olası bağlantılarını keşfetmeye çalışıyor.

Hikikomori hastalarının benimsediği yaşam biçimi ailelerini de feci şekilde etkiliyor.

Hikikomori hastalarının benimsediği yaşam biçimi ailelerini de feci şekilde etkiliyor.

Hastaların ailesi, çocuklarının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için yıllarca çalışıyor. Ekonomik olarak ihtiyaçları karşılandığından yardım almak zorunda kalmıyorlar. Akıl sağlığı ile eğitim ve sosyal yardım kurumları daha önemli olarak nitelendirilen sorunlarla ilgilendiğinden aileler çocuklarıyla ilgilenmek zorunda kalıyor ve istemeyerek de olsa bu kısır döngünün bir parçası oluyorlar.

Hikikomori küresel olarak kabul edildikçe durumun yaygınlaşması olası.

Hikikomori küresel olarak kabul edildikçe durumun yaygınlaşması olası.

Buna karşılık olarak daha iyi bir tedavi seçeneği ihtiyacı öne çıkacak. Şu anda hastalığın tedavisi fiziksel aktiviteler gerçekleştirerek, sosyal etkileşim kapasitesi yeniden oluşturularak ve işe girilip çalışarak kademeli bir şekilde yapılıyor. Tüm aile fertlerinin katıldığı terapiler de test edilen tedavi yöntemleri arasında.

İyileşme sürecinde hastalar yeteneklerini keşfedip bunları toplumun kabul edeceği şekillerde ifade etmeye çalışıyor.

İyileşme sürecinde hastalar yeteneklerini keşfedip bunları toplumun kabul edeceği şekillerde ifade etmeye çalışıyor.

Örneğin, Japon sanatçı Atsushi Watanabe, hikikomoriden kurtulmak için sanat ve sosyal aktivizme başvurmuş. Hikikomorinin doğası gereği yardıma erişim pek mümkün görünmüyor. Devam eden koronavirüs salgını da düşünüldüğünde, bu hayat biçimi insanlar için uygun bulunabilir. Zira birçoğumuzun evden çalıştığı dönemde, karantina kuralları ve işleyişi nedeniyle birçoğumuz enfeksiyon, işten çıkarılma korkusu ve sosyal ortamlardan uzaklaşmak nedeniyle kabuğumuza çekildik. Dolayısıyla bu durum kalıcılaşması ve kimileri için geri dönülemez hâle gelmesi mümkün.

Salgın sırasında aşırı ve kalıcı sosyal geri çekilme olasılığının farkında olmak gerek.

Salgın sırasında aşırı ve kalıcı sosyal geri çekilme olasılığının farkında olmak gerek.

Birçok genç şu anda umutsuzluğa kapılmış hâlde olabilir, yeni bir başlangıç yapmak için umutsuz olabilir ve hedeflerine asla ulaşamayacağını düşünüyor olabilir. Salgın yüzünden işini kaybedenler daha fazla utanç duymamak ve acı çekmemek için toplumsal hayattan uzaklaşabilir. Bir de ülkemizin içinde bulunduğu koşulları düşünürsek, bu durumun ayyuka çıkması ve gençlerin çoğunda görülmesi de olası. İnsanların toplumla bağlantısını koparmamak için gerektiği takdirde yardım alması sağlanmalı.

Bu içeriklere de göz atabilirsiniz 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
9
8
3
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?