Biraz da O Derdini Anlatsın! İstanbul'la Konuşma Fırsatınız Olsaydı Size Neler Anlatırdı Hiç Merak Ettiniz mi?

-

Bazen deniz kenarına oturup İstanbul'a karşı derdini anlatırken bulur insan kendini. O da sessiz sessiz dinler. Dinler ama kendi dertlerini de içine atar. Bazen keşke konuşsaydı diye de düşünürüz. İşte biz de İstanbul'un dili olduğunu varsaydık ve konuşabilseydi bize neler anlatırdı diye düşündük. Fakat biraz İstanbul'un duygusallığı üzerinde. Onu üzen şeyler varmış. Bize onları anlattı. Dinleyelim bakalım Aziz İstanbul bize neler diyecek?

Keyifli okumalar! 

Merhaba ben İstanbul. Çok zengin bir geçmişim ve birçok kültürü içinde barındırmış bir tarihim var. Ben çok renkliyim anlayacağın.

7 tepe üzerinde bu zamana kadar zor da olsa var olmaya çalışıyorum. Neden var olmaya çalışıyorum meselesine gelince de hemen anlatayım.

Bilmem biliyor musun beni elde etmek için çok uğraştılar. Çok savaşlar gördüm ve çok çektim geçmişte. Haliyle bir de yaş eklenince iyice yoruldum.

Yoruldum ama hiçbir zaman şu anki gibi yorulmamıştım. Son zamanlarda 1 yılım sanki 10 yılmış gibi geliyor artık bana.

Böyle gri gri şeyler döktüler üzerime. Onlar döktükçe ben eğildim, onlar döktükçe ben ölüme biraz daha yaklaştım. Yıllardır bu ağırlıklarla yaşıyorum, yaşamaya çalışıyorum.

Döktükleri şeyin adına da beton diyorlar. İşte beni öldüren şey o! Ben eskiden çok güzeldim ama artık güzelliğimden eser kalmadı. Bu betonların da hiç göze hitap eden yanı yok ki. Bu ısrar niye Allah aşkına?

Önceden beni ben yapan, nefesim dediğim ağaçlarım vardı. Şimdi onlar da yavaş yavaş yok oluyor. İyice nefesim tükeniyor yani. Ya soruyorum size beni hiç mi sevmediniz?

İnsan hiç sevdiğinin nefesini keser mi? Bakın sadece benim için demiyorum. Benim nefesim size de iyi geliyordu. Kendimden çok sizi düşündüm ben.

Neyse, bu arada ben çok misafirperverim. Bunu zaten her yıl karşıladığım binlerce insandan görebilirsin.

Tamam gelene kapımız elbette her zaman açık ama benim de bir kapasitem var. Artık adım atacak yer neredeyse yok. İnsanlar burada yaşarken sanki işkence çekiyorlarmış gibi geliyor bana.

Hadi tamam geldiniz. Gelen de bana iyi bakmıyor ki. Bazen leş gibi kokar oldum. Görmüyor musunuz ne kadar acı çektiğimi? Ben yorulmayayım da kim yorulsun?

Bir de diyorlar ki İstanbul bilmem kaç sene sonra yok olacak. Bunları duyup duyup üzülüyorum. Ben yok olmamak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Peki sen yapıyor musun?

Bak ne güzel tarihi yerlerim var, herkesin kıskandığı güzellikte bir boğazım var. Hiçbir yerde bulamayacağın manzaralarım var.

Benim göz göre göre yok olmamı izleyecek misin? İzlemeyeceğini biliyorum çünkü insan sevdiğine kıyamaz. Kıymayın efendiler, bana kıymayın. Diyeceklerim şimdilik bu kadar.

Bugün bu konuları biraz duygusal olduğum için açtım ama eğer sohbetimi sevdiysen bir dahaki sefere güzel şeylerden bahsederiz ne dersin? 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

♥♥♥

enk-capital

Beni alan Fatih'in Allah belasını versin. Yunanların elinde kalsam şimdi bana nasıl özenirlerdi falan derdi bence.

mely

gayrimüslim azınlıklar gittiler. aahh nerede o eski istanbul dediğiniz kişiler gayrimüslimlerdi zaten. şimdi her yer arap dolu barbaros şansal dediydi bokunda boğulacaksın diye.

reycim

merhaba ben insan. ne yazıkki yaratılmışların en bencili en vahşisi en pisi ennn eniii. maalesef her şey benimmiş gibi sırf kendi çıkarlarım için her şeye zarar verme hakkını kendimde buluyorum. yeri geliyo dini kullanıyorum yeri geliyo siyaseti yeri geliyo başka sebepler buluyorum kendimde. doğaymış hayvanmış bitkiymiş eşyaymış tarihmiş hiç fark etmez , her türlü kırıp geçiriyorum. hatta yeri geliyo insanı bile kırıp geçiriyorum hakkını gasp ediyorum. ne yazıkki böyleyim. özür dilerim doğa özür dilerim hayvan özür dilerim bitki özür dilerim eşya ve özür dilerim masum insan.. asla affetme bizi. biz yaratılmışların en vahşisiyiz. sakın affetme ve hakkını al bizden inşallah . .

emine-sude-colayir

İstanbul herşeyiyle güzel bir şehir. Bu 15 tatilde gittim 4 gün kaldık ama 4 yıl gibiydi. Muhteşem bir şehir, manzarası, havası, hayvanı... Ama sevmediğim şeyler oldu, insanlar her yere hiç utanmadan çöp atıyor, her yere bina yapıyor. Hala düşünüyorlar "Ne yapabiliriz?" diye, bunun g e r i d ö n ü ş ü yok. Bakıyorum her yere, gemilerden iğrenç tonda simsiyah dumanlar yükseliyor. O kadar martı var uçuyorlar o simsiyah dumanın yanında yavaşça düşmeye başlıyorlar denize iniyorlar kendini toparlıyorlar yine uçuyorlar. Yani hayvan bile dayanamıyor o havaya. Bu durdurulamaz, imkansız bir şey.

ates86

İstanbula ilk defa gittin heralde

Başlıklar

İstanbul
Görüş Bildir