Bir Tuhaf Kolonya Hikayesi
Kolonya deyip geçme.
Bir şişe camın içine sıkışmış gibi duran o berrak sıvı, aslında zamanın kendisidir. Parmak uçlarımızdan hafızamıza doğru yürüyen, görünmez ama inatçı bir yolculuktur kolonya. Çocukluğumuzdan beri tanıdığımız, çoğu zaman kapı girişlerinde “dur bakalım” diye bizi karşılayan o küçük ritüel… Birkaç damla gibi görünür ama içine sığdırdığı şey, bazen bir ömürdür.
Bayram sabahlarını hatırla. Daha güneş tam yükselmeden, evin içinde bir telaş…
Ütülenmiş kıyafetlerin hışırtısı, mutfaktan gelen şerbetli tatlı kokusu ve kapının yanında hazır bekleyen o kolonya şişesi. O gün kolonya başka kokar. Aynı limon, aynı alkol değildir artık; içine sarılmalar karışmıştır, “hoş geldin”ler, “ne kadar büyümüşsün”ler… Elden ele dolaşırken sadece hijyen değil, neşe bulaştırır. Avucuna dökülen o serinlik, aslında kalbine değen bir sıcaklıktır. Kolonya o gün, evin en sessiz ama en coşkulu ev sahibidir.
Ama hayat sadece bayramdan ibaret değildir.
Bir de cenaze evleri vardır. Kapı yine açılır, yine bir şişe uzatılır sana.
Ama bu kez kolonya bambaşka bir dil konuşur. Aynı şişe, aynı sıvı… Ama kokusu ağırdır. İçine sinmiş bir sessizlik vardır, bir kabulleniş. İnsanlar konuşamaz, kelimeler yetmez; işte o an kolonya devreye girer. Bir avuç dökülür, eller titrek… Sanki “başın sağ olsun” diyemeyenlerin yerine o söyler. Soğukluğu bu kez ferahlatmaz; aksine, insanın içindeki boşluğu daha da belirgin kılar. O koku, hafızaya bir mühür gibi basılır. Yıllar sonra bile aynı kokuyu aldığında, bir odanın sessizliği geri gelir.
Kolonya sadece bir sıvı değildir; duyguların taşıyıcısıdır. Bayramda çoğalan kalplerin, cenazede eksilen hayatların tanığıdır. Neşenin de hüznün de aynı şişede buluşabildiği nadir şeylerden biridir. Belki de bu yüzden bu kadar bizdendir. Çünkü biz de öyleyiz: Aynı kalpte hem kahkaha hem gözyaşı taşıyabilen insanlar…
Ve düşün: Kaç ev gördü o şişe? Kaç kapıdan geçti, kaç ele değdi? Kaç hikâyeye sessizce eşlik etti?
Biz fark etmeden, o hep oradaydı. Geleni karşılayan, gideni uğurlayan, bazen bir başlangıcın, bazen de bir sonun kenarında duran sadık bir tanık gibi…
Kolonya deyip geçme.
Bazen bir insanın hafızasında, bir şehrin bütün sokaklarından daha derin iz bırakır. Çünkü bazı kokular vardır; sadece burnuna değil, doğrudan kalbine ulaşır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

