Bir Şarkı, Bir Aşk ve Koca Bir Müzik Tarihi: Roxanne
Bugün rock tarihinin altın sayfalarına doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Konumuz; bas gitarın ritmiyle kalbimizi hızlandıran, The Police grubunun efsanevi şarkısı Roxanne. Ancak bu şarkı sadece radyolarda çalınan bir hit değil; arkasında sefalet, tesadüfler, yasaklar ve sinema dünyasına uzanan devasa bir hikaye barındırıyor. Hazırsanız, 1977 yılının puslu ve loş Paris sokaklarına ışınlanıyoruz!
Her büyük efsane gibi, Roxanne’in doğuşu da hiç pırıltılı bir yerde başlamadı.
Her büyük efsane gibi, Roxanne’in doğuşu da hiç pırıltılı bir yerde başlamadı. 1977 yılında, henüz kimsenin tanımadığı The Police grubu, Paris’in arka sokaklarındaki ucuz bir otelde kalıyordu. Grubun beyni Sting, otel odasının penceresinden dışarı baktığında, Paris'in arka mahallelerindeki zorlu yaşam mücadelelerine ve gecenin loş ışıklarına şahit oldu. Bu melankolik manzara, Sting’in zihninde imkansız ve çaresiz bir aşk hikayesinin kıvılcımını çaktı.
Rastlantı Eseri İsim Bulundu
Şarkının temelleri kafasında atılmıştı ancak bu hayali karaktere bir isim gerekiyordu. Sting, kaldıkları otelin eski lobisinde yürürken duvarda asılı olan bir tiyatro afişine rastladı. Afiş, Fransız edebiyatının ölümsüz klasiklerinden Cyrano de Bergerac oyununa aitti. Oyundaki büyük ve ulaşılmaz aşka ilham veren kadının adını gördüğü an Sting’in gözleri parladı: Roxanne. Şarkının adı artık hazırdı ve müzik tarihinin en çok haykırılan nakaratlarından birine dönüşecekti.
Stüdyoda Komik Kaza Yaşandı
Grup stüdyoya girip şarkıyı kaydetmeye başladığında, müzik tarihinin en komik 'mutlu kazalarından' biri yaşandı. Şarkının hemen girişinde tuhaf, uyumsuz bir piyano akoru duyulur ve ardından Sting’in kahkahası yükselir. Kayıt sırasında arkasındaki piyanonun kapağının açık olduğunu fark etmeyen Sting, yorgunluktan piyano tuşlarının üzerine oturdu!
Medya Şarkıyı Sansürledi
Ancak şarkının kaderi ilk başlarda hiç de parlak görünmüyordu. Dönemin katı kurallara sahip müzik endüstrisi, şarkının işlediği sokak temalı dramatik aşk hikayesine karşı mesafeli yaklaştı. Şarkı 1978 yılında piyasaya sürüldüğünde, İngiliz yayın devi BBC tarafından derhal sansürlendi ve radyolarda çalınması yasaklandı.
Amerika Engelleri Tamamen Yıktı
İngiltere’de kapılar yüzlerine kapanırken, şarkının bir kopyası Amerika’daki bağımsız yerel radyo istasyonlarının eline geçti. Amerikalı DJ'ler şarkıdaki o benzersiz ritme bayıldı ve 'Roxanne'i günde onlarca kez çalmaya başladı. Amerika'da dalga dalga yayılan bu çılgınlık üzerine, The Police 1979 yılında şarkıyı İngiltere’de yeniden piyasaya sürdü. Bu kez sansür duvarları yıkıldı; şarkı listelerde hızla tırmandı ve grubu küresel bir süperstarlığa taşıdı.
Farklı Ritimler Fark Yarattı
Peki, Roxanne’i bu kadar özel ve ölümsüz kılan neydi? O dönem kasıp kavuran düz ve sert punk rock akımının aksine, The Police şarkıda reggae ritimlerini rock müzikle harmanlamıştı.
Başarı Listelerde Ölümsüzleşti
Bugün 'Roxanne', Rolling Stone dergisinin 'Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı' listesinde gururla yer alıyor. Bir otel odası penceresinden bakarken başlayan, yanlışlıkla piyanoya oturulan bir stüdyo kazasıyla şekillenen ve sansürleri yıkarak zirveye oturan bu parça; bize gerçek sanatın hiçbir yasakla engellenemeyeceğini kanıtlamaya devam ediyor. Ne dersiniz, bu satırları okuduktan sonra gidip bir kez daha 'Roxanneeee!' diye bağırmanın tam sırası değil mi?
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın