article/comments
article/share
Haberler
Bir Fan Alıp Takmak Yetmiyor: Havalandırma Sistemi Seçerken Bilmeniz Gerekenler

Bir Fan Alıp Takmak Yetmiyor: Havalandırma Sistemi Seçerken Bilmeniz Gerekenler

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Havalandırma sistemi seçerken gözünüz ilk olarak fanın büyüklüğüne veya debi değerine gidiyorsa yalnız değilsiniz. Fakat kanalın uzunluğundan taze hava girişine, fan tipinden atış yönüne kadar sonucu değiştiren başka ayrıntılar da var. Doğru ekipmanı seçmeden önce sistemin nasıl çalıştığını anlamaya yarayan temel noktaları sırasıyla ele alıyoruz.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Bir Fan Alıp Takınca İş Bitmiyor

Bir Fan Alıp Takınca İş Bitmiyor

Havalandırmayı yalnızca “içerideki havayı dışarı atan bir fan” olarak düşünmek işi fazlasıyla basitleştiriyor.

Çünkü fan tek başına çalışmıyor. Kanal hattı, menfezler, panjurlar, filtreler ve havanın içeri girip dışarı çıktığı noktalar aynı sistemin parçaları.

Bu yüzden aynı büyüklükte iki mekâna bakıp “İkisine de aynı fan yeter” demek doğru olmayabilir. Birinde hava birkaç metre sonra doğrudan dışarı çıkarken diğerinde uzun bir kanal hattından, dirseklerden ve farklı ekipmanlardan geçmek zorunda kalabilir.

Mesele her zaman daha büyük veya daha güçlü bir fan bulmak değil. Önce havanın nereden alınacağını, hangi güzergâhtan geçeceğini ve nereye gönderileceğini anlamak gerekiyor.

Farklı havalandırma sistemleri arasındaki ayrım da tam olarak bundan kaynaklanıyor.

Kutudaki Yüksek M³/H Rakamı Tek Başına Yeterli Değil

Kutudaki Yüksek M³/H Rakamı Tek Başına Yeterli Değil

Fanların teknik özelliklerinde gözünüze ilk çarpan değerlerden biri muhtemelen debi olacaktır.

Debi, belirli bir sürede taşınan hava miktarını gösteriyor ve genellikle m³/h ile ifade ediliyor. Rakam yükseldikçe ürün doğal olarak daha güçlü görünüyor.

Ama hava bir kanalın içinde ilerlemeye başladığında iş değişiyor.

Kanal uzunluğu, dirsekler, filtreler, menfezler ve diğer sistem elemanları hava akışına karşı direnç oluşturabiliyor. Statik basınç ise fanın bu şartlar altındaki çalışma durumunu değerlendirmede kullanılan temel değerlerden biri ve Pa ile ifade ediliyor.

Açık ortamda yüksek miktarda hava taşıyan bir fanın uzun ve dirençli bir kanala bağlandığında aynı sonucu vermemesi mümkün.

Bu yüzden yalnızca “Kaç m³/h?” sorusuna değil, “Bu hava hangi dirence karşı taşınacak?” sorusuna da bakmak gerekiyor.

Bir ayrıntı daha var: Fan dışarı hava atıyorsa içeri yeni havanın girebileceği bir yol da olmalı. Yeterli taze hava girişi bulunmadığında fan çalışsa bile gerçek hava akışı sınırlanabiliyor.

Kanal Uzadıkça Fan Seçiminin Kuralları Değişiyor

Kanal tipi fanlar doğrudan havalandırma kanalının içine yerleştirilen fan gruplarından biri.

Asma tavan arasında veya kanal güzergâhı üzerinde konumlandırılabiliyorlar. Yuvarlak ve dikdörtgen kesitli kanal sistemlerine uygun farklı tipleri bulunuyor.

Fakat kanal ölçüsüne bakıp ürün seçmek yine yeterli değil.

Kısa ve düz bir kanal hattıyla aynı çapta ama birçok dirseğe sahip daha uzun bir hat aynı çalışma koşullarını oluşturmaz. Filtre veya menfez gibi ekipmanlar da sistem direncini değiştirebilir.

Bu yüzden kanal tipi fanları değerlendirirken ürün ölçüsünün yanında kanalın toplam yapısına, ihtiyaç duyulan hava miktarına ve sistemin oluşturduğu dirence de bakmak gerekiyor.

Birkaç metrelik düz hatta çalışan çözümün daha uzun ve karmaşık bir kanalda aynı sonucu vereceğini varsaymamak en doğrusu.

Aksiyel Fan Yüksek Debili Olabilir Ama Her Kanal Hattına Uygun Değil

Aksiyel Fan Yüksek Debili Olabilir Ama Her Kanal Hattına Uygun Değil

Aksiyel fanlarda hava, pervanenin ekseni doğrultusunda ilerliyor.

Bu fanlar yüksek hava debisini görece düşük statik basınç koşullarında taşıma karakterine sahip. Kısa ve düşük dirençli hatlarda veya havanın doğrudan dışarı verildiği uygulamalarda bu nedenle uygun seçenekler arasında yer alabiliyorlar.

Fakat yüksek debi tek başına her şeyi çözmüyor.

Kanal uzadığında, dirsek sayısı arttığında veya sisteme hava akışını zorlaştıran ekipmanlar eklendiğinde çalışma şartları da değişiyor.

Bu yüzden aksiyel fan modelleri incelenirken yalnızca katalogdaki maksimum debiye değil, fanın kullanılacağı hattın yapısına da bakmak gerekiyor.Terminolojide sık karıştırılan küçük bir ayrıntı da var: “Aspiratör” ve “vantilatör” birbirinden tamamen ayrı ürün aileleri değil; ikisi de fan ailesi içinde kullanılan ifadeler.

Çatıya Çıkınca Fan Kadar Havanın Hangi Yöne Atıldığı da Önem Kazanıyor

Çatıya Çıkınca Fan Kadar Havanın Hangi Yöne Atıldığı da Önem Kazanıyor

Bazı havalandırma sistemlerinde içeriden çekilen hava kanal hattıyla çatıya taşınıyor ve buradan dışarı veriliyor.

Çatı fanlarında ise yalnızca ne kadar hava taşındığı değil, havanın hangi yöne tahliye edildiği de önemli.

Dikey atışlı modeller havayı yukarı yönlendirirken yatay atışlı modellerde tahliye çatı seviyesinde çevreye doğru gerçekleşiyor.

Bu fark; dışarı atılan havanın pencerelere, taze hava emiş noktalarına veya binadaki diğer açıklıklara yeniden yönelme ihtimali açısından önem kazanabiliyor.

Dikey atışlı çözümler havayı yukarı taşıyarak bu riskin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Bu nedenle çatı tipi aspiratörler arasında seçim yaparken yalnızca debiye değil, tahliye havasının çatıdan hangi yönde uzaklaştırılması gerektiğine de bakmak gerekiyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Fan ve Motoru Kabinin İçine Almak Neyi Değiştiriyor?

Hücreli aspiratörleri diğer bazı fan tiplerinden ayıran temel özelliklerden biri, fan ve motor grubunun yalıtımlı bir kabinin içinde bulunması.

Bu yapı özellikle ses kontrolünün önemli olduğu uygulamalarda tercih sebebi olabiliyor.

Buradaki “hücreli” ifadesi farklı bir hava taşıma prensibinden çok cihazın fiziksel yapısını anlatıyor. Fan ve motor açıkta değil, kabin içerisinde çalışıyor.

Bu nedenle hücreli tip aspiratörler değerlendirilirken ihtiyaç duyulan hava debisinin yanında ses kontrolü beklentisinin de dikkate alınması gerekiyor.

Isı Geri Kazanım Cihazı Aslında Klima Değil

Bu noktada ısı geri kazanım cihazları ile klimanın görevleri zaman zaman birbirine karıştırılabiliyor. Fakat aynı işi yapmıyorlar.

Isı geri kazanım sisteminde içerideki kullanılmış hava dışarı atılırken dışarıdan taze hava alınıyor. İki hava akımı cihaz içerisindeki eşanjörden geçiyor ancak birbirine karışmıyor.

Bu sırada iki akım arasında ısı transferi gerçekleşiyor.

Yani ısı geri kazanım cihazının temel görevi klima gibi ortamı doğrudan ısıtmak veya soğutmak değil. Havalandırma yapılırken dışarı atılan havadaki ısının bir bölümünden yararlanılıyor.

Bu da havalandırma sırasında dışarı atılan havayla oluşabilecek enerji kaybının azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Kısacası ısı geri kazanım cihazını “başka bir klima türü” olarak değil, havalandırma sisteminde farklı bir görev üstlenen ekipman olarak düşünmek gerekiyor.

Sığınak Havalandırması Neden Normal Bir Fan Sisteminden Farklı?

Sığınak Havalandırması Neden Normal Bir Fan Sisteminden Farklı?

Sığınak havalandırmasında konu yalnızca içeri hava vermek veya mevcut havayı hareket ettirmek değil.

Sistemin aynı anda üç temel görevi bulunuyor.

İlki sığınak hacmine taze hava sağlamak.

İkincisi, sisteme alınan havayı zararlı maddelerin tutulmasına yönelik kademeli filtrelemeden geçirmek.

Üçüncüsü ise hacim içerisinde hafif pozitif basınç oluşturmak.

Bu nedenle sığınak havalandırma cihazları yalnızca havayı hareket ettiren standart bir fan gibi değerlendirilmiyor. Hava besleme, filtreleme ve hacim basıncı aynı sistem içerisinde birlikte ele alınıyor.

Banyoda Güçlü Fan Kadar İçeri Girecek Hava da Önemli

Banyo ve tuvalet gibi küçük hacimlerde “daha güçlü fan alalım, sorun çözülsün” yaklaşımı her zaman yeterli olmayabiliyor.

Çünkü fan dışarı hava atarken içeri yeni havanın girebileceği bir yol da gerekiyor.

Kapının altında yeterli boşluk bulunmaması veya başka bir hava transfer noktası olmaması, fanın gerçek hava çekişini sınırlayabiliyor.

Islak hacimlerde panjur ve menfezin malzemesi de ayrıca önem taşıyor.

Boyalı çelik malzemede nem nedeniyle zaman içinde kabarma ve paslanma görülebilirken alüminyum korozyona karşı daha dayanıklı bir seçenek olarak öne çıkıyor.Bu yüzden banyo panjuru modelleri değerlendirilirken yalnızca ölçüye veya görünüme değil, hava geçiş ihtiyacına ve kullanılacağı ortamın koşullarına da bakmak gerekiyor.

Doğru Havalandırma Ekipmanını Seçmenin Yolu Sistemi Bütünüyle Görmekten Geçiyor

Buraya kadar anlatılanların ortak noktası aslında oldukça basit: Havalandırma sistemi tek bir cihazdan ibaret değil.

Aksiyel fanın uygun olduğu bir uygulamayla uzun kanal hattına sahip bir sistem aynı şartlarda çalışmıyor. Çatı fanında tahliye yönü önem kazanırken hücreli aspiratörde kabin yapısı öne çıkıyor. Isı geri kazanım ve sığınak havalandırması ise kendi çalışma amaçları nedeniyle ayrı değerlendirilmesi gereken sistemler.

Doğru seçime ulaşmak için önce ihtiyacı tanımlamak gerekiyor.

Ne kadar hava taşınacak? Kanal hattı nasıl? Sistem hangi dirence sahip? Hava nereden alınacak ve nereye verilecek? Kullanım alanının özel bir ihtiyacı var mı?

Bu sorular netleştiğinde hangi ürün grubunun değerlendirilmesi gerektiği de daha anlaşılır hale geliyor.

Havalandırma Pazarı; kanal tipi fanlardan aksiyel ve çatı fanlarına, hücreli aspiratörlerden ısı geri kazanım ve sığınak havalandırma çözümlerine kadar farklı ürün gruplarını kategori yapısı altında bir araya getiriyor.

Kısacası doğru havalandırma ekipmanını seçerken yalnızca en yüksek debiye veya en büyük fana bakmak yerine sistemin tamamını anlamak gerekiyor.

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın