Bir Anda Değil, Yavaş Yavaş Bitiriyor: Partnerlerin Birbirinden Soğumasına Neden Olan 8 Davranış
Bir ilişkinin bitmesi için her zaman büyük tartışmalar yaşanması gerekmiyor. Bazen unutulan bir söz, sürekli ertelenen sorumluluklar veya önemsenmediğimizi hissettiren küçük davranışlar zamanla birikiyor. İlk başlarda üzerinde durmadığımız bu durumlar tekrarlandığında partnerimize karşı hislerimiz de değişebiliyor. Üstelik çoğu zaman karşımızdaki kişi, bizi ne kadar kırdığının farkında bile olmayabiliyor. Sizler için ilişkilerde zamanla kırgınlık ve öfke birikmesine neden olabilen 8 davranıştan bahsettik. Özellikle çiftlerin günlük hayatında sıkça karşılaşılan bu alışkanlıklar, çözülmediğinde aralarındaki duygusal mesafenin artmasına yol açabiliyor. Gelin detaylara geçelim…
Ev İşlerini ve Ortak Sorumlulukları Sürekli Partnerine Bırakmak
Birlikte yaşayan çiftlerin en sık tartıştığı konulardan biri ev işleri. Başlangıçta küçük bir sorun gibi görünen bulaşık, temizlik veya alışveriş meselesi, bütün sorumluluklar aynı kişinin üzerine kaldığında ciddi bir anlaşmazlığa dönüşebiliyor. Özellikle taraflardan biri sürekli evin düzeniyle ilgilenirken diğeri hiçbir şey yapmıyorsa zamanla kendisini yalnız hissedebiliyor.
Üstelik mesele yalnızca fiziksel olarak yorulmak değil. Yapılması gereken işleri takip etmek, alışveriş listesini hazırlamak ve eksikleri hatırlamak da zihinsel bir yük oluşturuyor. Her şeyi kendisinin düşünmek zorunda kaldığını hisseden kişi, bir süre sonra partnerinin ilişkiye yeterince emek vermediğini düşünebiliyor. Bu nedenle evdeki sorumlulukların dengeli paylaşılması, çiftlerin günlük hayatında sanıldığından daha önemli bir yere sahip.
Partneri İçin Önemli Olan Şeyleri Sürekli Unutmak
Hepimiz zaman zaman bir tarihi veya verdiğimiz sözü unutabiliyoruz. Ancak aynı durum sürekli tekrarlandığında karşımızdaki kişi için farklı bir anlam taşıyabiliyor. Özellikle önemli bir randevunun, birlikte yapılan bir planın veya defalarca konuşulmuş bir konunun unutulması, kişinin kendisini önemsenmemiş hissetmesine neden olabiliyor.
Örneğin partneriniz sizin için önemli olan bir iş görüşmesini veya uzun zamandır heyecanla beklediğiniz bir etkinliği sürekli unutuyorsa zamanla hayatınızla yeterince ilgilenmediğini düşünebilirsiniz. Üstelik unutulan konuyu her defasında yeniden hatırlatmak zorunda kalmak da yorucu olabiliyor.
Kendi Davranışlarını Sorgulamak Yerine Partnerinin Tepkilerini Suçlamak
Bir tartışma sırasında neden üzüldüğünüzü anlatmaya çalışırken “Çok abartıyorsun” veya “Her şeye bu kadar alınma” gibi cevaplarla karşılaştığınız oldu mu? Böyle durumlarda konuşmanın asıl konusu bir anda değişebiliyor. Başlangıçta sizi rahatsız eden davranışı anlatmak isterken kendinizi neden kırıldığınızı açıklamaya çalışırken bulabiliyorsunuz.
YourTango’daki yazıda da bu durumun ilişkilerde zamanla kırgınlık birikmesine neden olabileceği belirtiliyor. Çünkü kişinin yaşadığı sorunu konuşmak yerine yalnızca verdiği tepkinin eleştirilmesi, kendisini anlaşılmamış hissetmesine yol açabiliyor. Elbette tartışma sırasında her iki tarafın da davranışlarını değerlendirmesi gerekiyor. Ancak sorunları çözebilmek için yalnızca tepkilere değil, o tepkilerin ortaya çıkmasına neden olan durumlara da bakmak önemli.
En Temel Saygıyı Bile Göstermemek
Bir ilişki ne kadar uzun sürerse sürsün, tarafların birbirine saygılı davranması önemini kaybetmiyor. Ancak bazı çiftler zamanla birbirlerine karşı kullandıkları kelimelere veya konuşma biçimlerine eskisi kadar dikkat etmeyebiliyor. Başkalarının yanında kolay kolay söylenmeyecek kırıcı sözler, evdeki tartışmaların sıradan bir parçasına dönüşebiliyor.
Örneğin partnerinizin düşünceleriyle sürekli alay etmek, konuşurken sözünü kesmek veya rahatsız olduğu bir konuda onu küçümsemek, aranızdaki güveni zedeleyebiliyor. Başlangıçta görmezden gelinen bu davranışlar tekrarlandığında kişi, sevdiği insanın yanında bile kendisini rahat hissedemeyebiliyor. Saygı görmek için sürekli tartışmak veya bunu tekrar tekrar istemek zorunda kalmak da zamanla ilişkinin yıpranmasına neden olabiliyor.
Başkalarının Yanında Farklı, Evde Farklı Davranmak
Bazı insanlar arkadaşlarının veya ailelerinin yanında son derece ilgili ve yardımsever davranırken evde aynı özeni göstermeyebiliyor. Örneğin kalabalık bir ortamda partnerine sürekli yardımcı olan biri, yalnız kaldıklarında bütün sorumlulukları onun üzerine bırakabiliyor. Bu durum da karşı tarafta, gösterilen ilginin gerçekten kendisi için mi yoksa başkalarının gözünde iyi görünmek için mi olduğu sorusunu oluşturabiliyor.
Özellikle evde hiçbir işe yardım etmeyen birinin misafirlerin yanında her şeyle ilgilenmesi, partnerinin kendisini daha da değersiz hissetmesine neden olabilir. Çünkü böyle bir durumda sorun, kişinin ne yapması gerektiğini bilmemesinden çok bu davranışı yalnızca belirli ortamlarda göstermesi gibi algılanabiliyor. İlişkide gösterilen özenin yalnızca başkalarının bulunduğu anlarla sınırlı kalmaması, çiftlerin birbirine duyduğu güven açısından oldukça önemli.
Her Şeyi Söylenince Yapmak ve Hiç Sorumluluk Almamak
Bazı çiftlerde taraflardan biri, yapılması gereken işleri sürekli diğerine hatırlatmak zorunda kalabiliyor. Çöpün çıkarılması, faturaların ödenmesi veya evde eksilen bir ürünün alınması gibi günlük sorumluluklar, ancak defalarca söylendikten sonra yerine getirilebiliyor. Üstelik işi yapmayan kişi bazen ne yapması gerektiğinin kendisine söylenmediğini belirterek sorumluluğu karşı tarafa bırakabiliyor.
Ancak yetişkin iki insanın birlikte sürdürdüğü bir yaşamda, her sorumluluğun tek bir kişi tarafından takip edilmesi oldukça yorucu olabilir. Örneğin evde yemek yapılması gerektiğini fark etmek veya ortak bir ödemenin tarihini hatırlamak yalnızca taraflardan birinin görevi değil. Sürekli hatırlatma yapmak zorunda kalan kişi, zamanla kendisini bir partnerden çok bütün işleri organize eden biri gibi hissedebiliyor. Bu nedenle yalnızca söyleneni yapmak değil, yapılması gerekenleri kendiliğinden fark etmek de ortak yaşamın önemli bir parçası.
Yalnızca Partneri Kırıldığında veya Uzaklaştığında Teşekkür Etmek
Bir ilişkide teşekkür etmek, bazen küçük bir ayrıntı gibi görülebiliyor. Ancak sürekli emek veren ve karşılığında hiçbir takdir görmeyen kişiler için bu durum zamanla önemli bir soruna dönüşebiliyor. Özellikle partnerinin yaptığı şeyleri doğal bir görev olarak gören biri, ancak karşı taraf yorulduğunda veya artık eskisi kadar ilgilenmediğinde teşekkür etmeye başlayabiliyor.
Örneğin yıllardır evin düzeniyle ilgilenen veya ortak planları organize eden bir kişi, emeğinin hiç fark edilmediğini düşünebilir. Ancak bunu dile getirdikten sonra teşekkür duyması da her zaman kendisini iyi hissettirmeyebilir. Çünkü önemli olan yalnızca tartışma çıktığında güzel sözler söylemek değil, günlük hayatın içinde de karşı tarafın çabasını görebilmek. Küçük bir teşekkür veya yapılan bir işin fark edildiğini göstermek, ilişkideki karşılıklı değeri hissettirmeye yardımcı olabiliyor.
Yaptığı Hatanın Ardından İlişkiyi Onarmak İçin Çaba Göstermemek
Tartışmaların ardından özür dilemek önemli olsa da bazen yaşanan kırgınlığı gidermek için daha fazlası gerekiyor. Özellikle aynı davranış defalarca tekrarlandığında, yalnızca özür duymak karşı tarafın kendisini yeniden güvende hissetmesi için yeterli olmayabiliyor. Hatasını kabul eden ancak sonrasında hiçbir şeyi değiştirmeyen biri, partnerinin kırgınlığının devam etmesine neden olabiliyor.
Örneğin daha önce güvenini sarsan bir davranışla karşılaşmış kişi, benzer bir sorunun yeniden yaşanmayacağını görmek isteyebilir. Böyle durumlarda sorunu konuşmak, karşı tarafın duygularını dinlemek ve gerekli değişiklikler için çaba göstermek önem taşıyor. Ancak bazı insanlar özür diledikten sonra konunun hemen kapanmasını bekleyebiliyor. Oysa herkesin kırgınlığını atlatma süresi farklı ve güvenin yeniden kurulması zaman alabiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın