Bilal Erdoğan: 'Ben Türkiye'nin Liderinin Oğluyum Diye Hiçbir Şey Yapmayacak mıyım?'

 > -

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan aktif siyasette yer almak istemediğini, bir hedef olarak görmediğini söyledi. Erdoğan, "Siyaset ailemize yük oldu, iftiraları getirdi" dedi.

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı. Erdoğan, birçok sivil toplum kuruluşunun devlet desteği aldığını söylerken, "Devlet desteği olmadan dünyanın neresinde yaşayabilmiştir kültür sanat? Bu gibi konularla ilgili devletin bu kurumlara destek olması kadar normal bir şey yok. Türkiye'de futbolun arkasında devletin olmadığını düşünelim, futbolu konuşabilir miyiz? Türkiye buna önem veriyor ve destek oluyor" açıklamasında bulundu.

Bilal Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Devlet desteği olmadan dünyanın neresinde yaşayabilmiştir kültür sanat?"

"Devlet, bazı sivil toplum kuruluşlarına kamuya yararlı dernek statüsü veya vergiden muaf vakıf statüsü verir. Bunu neden yapar? Der ki 'ben sana bu statüyü vererek sen kamu hizmetini ikame etme yetkisine benim nezdimde sahipsin. Yani ben sana hizmet edeceğim alanlarda ortak proje sağlayarak destek veririm'. Neden, özellikle topluma dokunan konularda, insanı ilgilendiren konuda devlet ne yapıyor, sosyal hizmet uzmanıyla bir mağduru muhatap ediyor. Ama işin bir de gönüllülerini oraya sevk edebildiğiniz zaman, onların enerjisinin devlete eşlik etmesi dünyanın her tarafında uygulanan meseledir. Kültür-sanat alanı da böyledir, devlet desteği olmadan dünyanın neresinde yaşayabilmiştir kültür sanat? Bu gibi konularla ilgili devletin bu kurumlara destek olması kadar normal bir şey yok. Türkiye'de futbolun arkasında devletin olmadığını düşünelim, futbolu konuşabilir miyiz? Türkiye buna önem veriyor ve destek oluyor."

"Devletin herhangi bir vakfın kasasına para aktarması imkansızdır"

"Okçular Vakfı yıkılmış, yok olmuş, bizim kültürümüzün önemli bir köşe taşı olan bir yerin ihya edilmesiyle başladı. Bir yıkık minare vardı, bir de eski mutfağın duvarları vardı. Oradan yükseldi. Devlet burayı, buraya sahip çıkacak birilerine havale etmek durumunda. Buraya inanan, tarihine, misyonuna inanan birilerine veriyor burayı. Kaynak aktarma değil bunlar, mesela ben diyorum ki turnuva düzenleyeceğim. Kulüpleri bu kadar özel bir mekana getiriyoruz. Bütün bunlar yapılırken diyoruz ki 'gelen sporcularımızın yeme-içme hizmetini sağlar mısınız?'. Bu tür hizmetler. Temizlik güvenlikle ilgili personel koydu belki kendi kurumunda. Para yok. Devletin herhangi bir vakfın kasasına para aktarması imkansızdır. Ortak hizmet protokolü denen mevzuatta karşılığı olan mesele var. Kamu kurumu, kamuya yararlı kurumla ortak proje yapılabilir. Diyelim ki para harcanacak iş var, idare doğrudan kendisi yapar. Bunların hepsinin mevzuatı, kanunu var."

"Ben 10 yıldır restoran işi yapan birisiyim"

"Mesela bir dernekte şunu tartıştık. Filanca hesabımıza şu kadar para yatırmış.Bunu geri verelim mi. Çünkü filancanın şöyle şöyle beklentileri olabilir. Ben bana bağış yapan insanların ne düşünerek bağış yaptığını bilemem ki. 17-25 Aralık'ta 1 tane zimmet ithamı yok. Herhalde o olsaydı, 17-25 Aralık'ın polisleri, savcıları bunu bu işin içine koyardı. Ben Türkiye'nin liderinin oğluyum diye hiçbir şey yapmayacak mıyım? Ben birisinin bir işini çözmek için bir kuruş alıyorsam bu rant amacıyladır. Devletin buna karşı önlemi mal beyanıdır. Ben 5 yıllık süreden daha kısa sürede bu mal beyanını verdim. Ben 10 yıldır restoran işi yapan birisiyim. Amcam ve eniştemle ortak olduğum bir inşaat işi var. Bir ara gemi yapıp sattık ama şu an restoran ve inşaat sadece. Benim için tatmin edici bir para kazanıyorum."

"Ben askerliği Burdur'da 3 hafta yaptım, insanlar bunu kabul etmiyorlar"

"Ben ABD'de 9 yıl yaşadım. 3 yıl orada sigortalı çalıştım. Ben askerliği Burdur'da 3 hafta yaptım, insanlar bunu kabul etmiyorlar. O zaman Cumhurbaşkanı'mıza sordum "Ben er olarak gideyim ne dersiniz". O zaman bana "hakkını kullan" dedi. Benim o hakkım var. Aktif siyasette yer almak istemiyorum. Siyaset ailemize yük oldu, iftiraları getirdi. Şuna inandım bu süreçte, Türkiye'de sivil toplumun güçlenmesi için çalışayım. Siyaset toplumun sinyallerini takip ederek gerekeni yapar. Kişisel olarak kendime siyaseti hedef olarak görmüyorum."

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir