Az Bilinen Enteresan Bilgilerde Bugün: ''Boykot'' Kavramının Ortaya Çıkış Hikayesi!

98PAYLAŞIM

Hayatta öyle kavramlar vardır ki çok sık duymamıza rağmen kökenini nadiren merak ederiz. ''Boykot'' da böyle bir kelimedir ve adının kökenini herhangi bir dilden çok bir şahısa borçlu olan enteresan bir terimdir.

Sanayi Devriminin meyvelerinin toplanmaya başlandığı 19. yüzyılın ikinci yarısında, eskiden farklı modern bir dünyayla karşılaşırız.

Dünya ekonomisi artık sömürgelerden ibaret değildir. Üretim ve özellikle de her alanda makinelere dayalı seri üretim bu devrin esas yeniliği idi.

Makineleşme ve fabrikaların ortaya çıkışıyla, o makineleri kullanacak işçilere olan ihtiyaç da arttı.

Eskiden el işçiliği belirli bir ustalık gerektirirken, makineleri kullanmak buna oranla öğrenilmesi daha kolay bir şeydi. Dolayısıyla her alandaki işçi sayısı hızla arttı. İşçi sınıfının ortaya çıkışı beraberinde birtakım yeni eğilimleri de beraberinde getirecekti.

Böyle bir ortamda vücuda gelen ''boykot'' uygulamasının, adının bir şahıstan aldığını söylemiştik. O şahıs emekli bir deniz subayı olan ''Charles Cunningham Boycott'' idi.

Charles Boycott 1873'te ordudan emekli olmuştu ve İrlanda'daki büyük çiftliklerin bir nevi idaresini üstlenmişti. Yani oradaki topraklarda düzeni sağlayıp üretimi idare ediyordu. Bazı arsa kiracısı çiftçilerle arsa sahipleri arasında aracılık yapıyordu. Araziler zengin lordlara aitti ve Boycott onlar adına  bölgede gayet yetkili ve söz sahibi bir konumdaydı.

Çiftçiler genellikle toprakları yıllık olarak kiralıyorlardı ve bu üretimlerinden elde ettikleri kazançla geçinmekteydiler. Fakat hasadın verimsiz olduğu dönemlerde işler iyi gitmiyordu.

1880'lere gelindiğinde durum tam da böyle olmuştu. İlkim koşulları nedeniyle üretim düşmüştü ve çiftçilerin kazancı arazi kiralarını ödemeye dahi yetmiyordu. Fakat Charles Boycott çiftçilere ılımlı yaklaşmadığı gibi kiraların arttırılmasını istedi. Ödeme yapamayanlar araziden tahliye ediliyorlardı. Bu durumda çaresiz kalan çiftçiler Arazi Birliği Başkanı seçilen siyasetçi Charles Parnell'e başvurdular.

Ahali Boycott'a öfkeliydi ve onu mevcut yangını körükleyerek arttıran acımasız birisi olarak görüyorlardı.

Arazi Birliği Başkanı Charles Parnell şu tavsiyeyi verdi: ''Eğer bir adam sizi arazilerinizden çıkmaya zorluyorsa, ondan sakınmalısınız ve onu nerede görürseniz, yolda, caddede, çarşıda-pazarda, onu tek başına bırakın ve görmezden gelin.''  Halk da bu tavsiyeye uymaya başladı ve boykot da bu şekilde ortaya çıktı.

Herkes Charles Boycott'u görmezden geliyordu. Kendi hasadı için çalışacak bir çiftçi bile bulamamış ve İrlanda dışından işçi tutmak zorunda kalmıştı.

İnsanlar Charles Boycott'u tamamen dışlamışlardı. Fakat bu fiil hiçbir şiddet ve kanlı bir sonuç da içermiyordu. Sadece bazı insanların durumdan rahatsızlıklarını dile getirme şekliydi. Devamında olay İngiltere gazetelerinde duyuldu ve yayılmaya başladı.

1880'de gazeteci James Redpath, bu durumu bir kelimeyle isimlendirmeyi düşündü. Charles Boycott'un dışlanmasından hareketle bir ara ''dışlamacılık (ostracism)'' kelimesini düşündüyse de bunu beğenmedi. En sonunda olaya baş karakterini isminden hareketle ''Boycott'' adının verilmesini uygun buldu. Böylece bu kavram oluştu ve diğer dillere de geçerek günümüzdeki konumuna erişti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
feyk

pek cok kelimenin ilginc ve derin hikayeleri oluyor. etimoloji bu acidan zevkli ve renkli bir alan.

Görüş Bildir