Atatürk İmzalı Bonesi ve Her Yıl Doğurttuğu Çocuklarla Anıtkabir Ziyaretiyle Bir Cumhuriyet Kadını: Banu Çiftçi

-

Bugün size bir doktordan daha fazlası olan ve yaptıklarıyla göğsümüzü kabartan kadın doğum uzmanı Op. Dr. Banu Çiftçi'yi anlatacağız.

Doğuma ve ameliyatlara Atatürk imzası taşıyan bonesiyle giriyor...

"Meleklerim" dediği doğumunu yaptırdığı çocuklarla her yıl Anıtkabir'i ziyaret ediyor...

Gönüllü olarak gittiği Afrika'da hem kadınlara hem de bebeklere yardım ediyor, toplumun yaralarını sarıyor...

Kadın doğum uzmanı Op. Dr. Banu Çiftçi'den bahsediyoruz...

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzmanlık eğitimini Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda tamamlayan Banu Çiftçi, yurt dışında eğitimlerine devam etti.

Çeşitli organizasyonlarla 2012 yılında ilk kez Afrika'ya gitti, ardından 2015'te Kongo DC, 2016'da Uganda'da gönüllü doktor olarak çok sayıda hastayı muayene etti ve ameliyatlar yaptı.

Birçok farklı projede yer almasına ortam hazırlayan Kızılay Merkez Kadın Kolları Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundu.

Yalnızca hastaları iyileştirmekle kalmadı; toplumun da kanayan yaralarını sardı. Toplanan bağışlarla su kuyuları açılmasına, hastane yaptırılmasına, tarım köyleri kurulmasına vesile oldu.

Birçok farklı projede yer almasına ortam hazırlayan Kızılay Merkez Kadın Kolları Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundu.

Yalnızca doktor ve iyilik elçisi olarak değil, kendini başka alanlarda da geliştirdi: Radyo televizyon sunuculuğu eğitiminin ardından TRT Okul'da Anne Çocuk programını sundu.

Türkiye'nin dört bir yanında 'Başarı, Sınavlar ve Hayata Dair' konulu konferanslar verdi, kadın sağlığına yönelik olarak kurumlar, okullar ve belediyelerle iş birliği yaparak seminerler düzenledi.

2017'de TEDx Bahçeşehir'de 'Kadın', Tedx Hacettepe'de 'Çocukluk Halinizi Unutmayın' başlıklı konuşmalar yaptı ve izlenme rekorları kırdı.

Ve bu yıl 'Hamilelik ve Doğum' kitabını çıkardı.

On parmağında on marifet olan Op. Dr. Banu Çiftçi sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanıyor, Instagram ve YouTube hesaplarında alanında bilgiler paylaşıyor...

View this post on Instagram

🌸 🌸SUNK COST FALLACY🌸 🌸 Hayalindeki mesleği yapamayanlar; sıfırdan başlayın... Kaç yaşında olursanız olun, asla geç değil... Benim bu yaşımda başlayacağım, mesleğimle ilgisi olmayan bir doktora daha var mesela... 🌸 İstediği, hayalini kurduğu bölümü kazanamadı, bazı kardeşlerim... Daha önce de yazmıştım; lütfen pes etmeyin, tekrar tekrar deneyin daha çok çalışın. Bir kaç yıl bir kayıp değil, hiç önemli de değil, yıllar sonra geriye baktığınızda buna güleceksiniz ve “keşkeler” başlayacak. 🌸 Mesleğiniz hayatının ortalama 35 yılını, 24 saatinizin ortalama 9 saatini kaplayacak. Lanet okuyarak yapmak var, bir de aşkla yapmak var... 🌸 Kazanç mı kriterin? Aşkla yaptığında, bunun adı çalışmak değil, eğlenmek olacak. Ve bir de bakacaksın ki güzel de para kazanıyorsun; asıl amacın para değil keyif olarak yola çıktın çünkü... 🌸 Peki... Bir üniversiteye başladınız ama size göre olmadığını hissediyorsunuz. (O kadar zaman, emek harcadım ama...) 🌸 Mesleğinizin size göre olmadığını, sevmediğinizi fark ettiniz, (Onca yılımı harcadım ama...) 🌸 Sinemada bir filme girdiniz, beğenmediniz (O kadar para verdim ama...), 🌸 Bir ilişkiniz var ama mutlu değilsiniz (O kadar emek, sevgi harcadım ama...) 🌸 Bir proje hazırladınız ama yürümüyor... (O kadar para, zaman harcadım ama...) 🌸 Yani herhangi bir şeye çok fazla zaman, para, enerji hatta sevgi yatırımı yaptınız ama yürümüyor... 🌸 “Sunk cost fallacy” diye bir kavram var. “Batık masraf yanlış inancı” diye çevirebiliriz. 🌸 Diyor ki; buna “batık yatırım” diye bakmayın, bu yanlışa düşmeyin. Bir an önce bırakın, son verin!!! Daha fazla batar, daha fazla zarar edersiniz. En kısa sürede yanlış olanı, batık olanı terk edin. Yeni bir yatırıma yelken açın. 🌸 Sevebileceğin bir meslek için... belki de seni bekleyen daha doğru insan için yer aç. O berbat filmden çık. 🌸 Bir şey kaybetmez, tam tersi kazanma olasılığını arttırırsın... Belki de henüz keşfetmediğin, seni bekleyen başka yollar var. 🌸 Hatırlar mısınız, “Mr. Nobody” filminde geçen şu cümleyi: “Hiçbir seçim yapmadığınız müddetçe kalan tüm olasılıkları mümkün kılarsınız.” 🌸 Seçim, seçim, seçim... Mutluluk bile bir seçim.....

A post shared by Op. Dr. Banu ÇİFTÇİ (@dr.banuciftci) on

Hastalarına bir doktordan ziyade bir yakını gibi davranıyor ve herkese kendisini özel hissettiriyor...

View this post on Instagram

“Kıymetli Bebek” 🐣🐣 Asistanlığımda sezaryen gerektiren durumlardan biri de “kıymetli bebek”ti... Zor elde edilen gebelikler kastediliyordu. Örneğin arka arkaya gebelik kaybı sonrası olan, daha önce bebek kayıpları olan ya da tüp bebek tedavisiyle elde edilen gebeliklerde “kıymetli bebek” söz konusuydu. Hiç riske atılamayacağından, (!) bu gebelere asla normal doğum şansı verilmez, sezaryen randevusu oluşturulurdu. Yıllar geçince, mesleki deneyim arttıkça, pratiklerimiz, bakış açımız da değişiyor. Şu anki uygulamamdaysa kıymetli bebeklere tam tersi, özellikle normal doğum şansı verilmesi gereken bebekler olarak bakıyorum. Fotoğraftaki doğum gibi...(Anneyle beraber ıkınıyoruz)... Çok zor elde ettiğimiz bir gebelikti bu. Tüp bebek tedavisiyle oldu. Yani daha döllenme bile olmadan yumurtaları topladığım ve bebişi rahme yerleştirdiğim günü hatırlıyorum. Yani tüm bebeklerim gibi o da çok kıymetliydi...😍😍 🐣🐣 Bu bebiş büyüdü, normal doğum kararı aldık ve beklemeye başladık. 40. haftasına geldi ve rahim kasılmalarıyla doğum başladı. Çok da güzel ilerledi ve bebiş normal doğumla epidural anestezi ve doğum kesisine de gerek kalmadan dünyaya geldi. Yani yine bilinenin aksine “Tüp bebekle elde edilen gebeliklerde doğum illa sezaryenle olmalıdır.” kanısı doğru değil. Tıbbi olarak normal doğum için uygunsa bu bebeklere de normal doğum şansı verilmeli. Allah tüm anne adaylarının hepsi çok kıymetli olan bebişlerini sağlıkla kucağına aldırsın 🙏🙏🐣🐣

A post shared by Op. Dr. Banu ÇİFTÇİ (@dr.banuciftci) on

Vajinal doğumu desteklediği gibi, anne adaylarının isteklerine saygı gösteriyor...

View this post on Instagram

💞🐣 5 dk. arayla, biraz önce doğdu bu meleklerim ama ikiz değiller, aynı anda gelip benim iki ayağımı bir pabuca sokma peşinde olan yaramazlar sadece🐣🐣 🐣🐣 Bugün sabah zaman aşımı ve ilk gebeliği olan anneyi yatırıp doğumu başlattık. Önce ilaç sonra suni sancı verdik. Gayet güzel doğum ilerliyordu. Bu arada bugün yarın doğumu beklediğimiz, yine ilk gebeliği olan bir gebemin, ultrasonda suyunun yok denecek kadar azaldığını görünce onda da hemen doğumu başlatma kararı aldım ve normal doğum için hastaneye yatırdım. O’nun da hiç açıklığı olmadığı için ona da önce ilaçla rahim ağzı olgunlaşması sağlanıp sonra suni sancı verdik... İki anne adayının da ilk doğumuydu... 🐣🐣 İlk yatırdığım anne adayını artık ıkınma için doğumhaneye aldığım sırada, ebe hanım koşarak yanıma geldi ve ikinci yatırdığım hastanın tam açık olduğunu söyledi. Nasıl olur, dedim daha 2 saat önce suni sancısını başladık ve açıklığı daha 3 cm olmuştu. Sabaha karşı ancak bekliyordum. 🙈🐣 Neyse onu da hemen doğumhaneye indirttim ve masaya alır almaz ikinci ıkınmada ellerimdeydi bebiş... Yani diğerinin sırasını kaptı aceleci yaramaz (sol kolumdaki kız olan)... Tabii hemen kordonu kesilmeden annesinin tenine... Epizyotomi (doğum kesisi) açmadığımızdan dikişi de yoktu ve hemen kanama kontrolünü yapıp doğumhanedeki yan odaya geçtim ve önlüğümü bile giyemeden ikinci bebiş de elimdeydi (sağ kolumdaki erkek olan)... Aynı şekilde hoop hemen annenin göğsüne... Tamam normal doğumun zamanı belli değil dedik ama doktorunuza böyle heyecanlar yaşatmaya da gerek yoktu yani yaramazlar. Anne adaylarım hep sorardı hocam aynı anda başka doğum da olursa diye... O da oldu...😊😊 🐣🐣 Normal doğum, doğum korkusu, suni sancı, göbek kordonunun kesilme zamanı, doğum kesisi vb. doğumla ilgili her sorunuzun cevabına profilimdeki linkteki videolarımdan ulaşabilirsiniz... Allah tüm anne adaylarına sağlıkla kucağına almayı nasip etsin🙏🙏 🐣🐣 #drbanuciftcininmelekleri Fotoğraf için teşekkürler sevgili @sengulpalli

A post shared by Op. Dr. Banu ÇİFTÇİ (@dr.banuciftci) on

Her yönüyle tam bir cumhuriyet kadını olan ve kendi ayakları üzerinde herkesi mutlu ederek duran Op. Dr. Banu Çiftçi'yi ayakta alkışlıyoruz! 👏

View this post on Instagram

👩🏻‍⚕️🌺 Gönül isterdi ki bugün gerçekten bayram olsun... Tüm sağlık çalışanlarının bayramı, yürekten dökülen sözcüklerle kutlansın... ☘️ Ama birbirimizi kandırmayalım; Ne sağlıkçılar bayram kutluyor ne de sağlıkçı olmayanlar gerçekten sağlıkçıları bırakın kutlamayı, değer veriyor... Ne bugün ne de başka bir gün... 🍀 Bir doktor olarak benim açımdan; Ne zaman ki doktor-hasta GÜVEN ilişkisi, tekrar olması gerektiği haline geri döner, İşte o gün, kutlama günüdür... Ne zaman ki hasta doktoruna; doktor hastasına tekrar GÜVENİR, Ne zaman ki sistem, (siyasetten, medyaya tüm katmanlarıyla) doktor-hasta ilişkisinin üzerinden elini çeker, her fırsatta bu ilişkinin üzerine oynamaz, Ne zaman ki canını emanet ettiğin aslında en kutsal olan ilişki, mahkemelerden hastane koridorlarına geri taşınır, Ne zaman ki doktor ve tıp, elinden gelenin fazlasını yapsa da daha yukarıda yaradan faktörünün de olduğu hatırlanır, Ne zaman ki işini doğru yapmadığını düşündüğün kamu veya özelde başka bir çalışana saldıramadığın, darp edemediğin, öldüremediğin gibi doktora da bunu yapma hakkını kendinde bulmazsın ya da aklına getirmezsin, İşte o zaman bayram olur ve o gün kutlanır... Ve o gün öyle güzel bir gün olur ki her gün kutlanır; doktoruyla, hastasıyla ☘️ Ben, içinde bulunduğumuz tüm bu koşullara rağmen ümidimi koruyorum. Farkındaysanız, tek ümit ettiğim ve hayalini kurduğum şey GÜVEN; doktorun hastasına, hastanın doktoruna GÜVENmesi, başka bir şey değil. Bir gün olacak çünkü öyleydi, ben o günleri yaşadım ve hatırlıyorum, çok güzeldi. Dünyadaki tüm dengeler şu an zaten insanların birbirine GÜVENini bozmak üzerine oynamıyor mu? "En yakının bile seni arkandan vurabilir", düşüncesine. ☘️ Genç kardeşlerim, hep motivasyon yazılarıma alışık olduğunuzu ve garipsediğinizi biliyorum. Ben hiç bir zaman bu koşulları inkar etmedim. İnkar edilemez boyutta zaten şu an. Ama ben şunu söyledim; Dünyanın en kötü koşulları da olsa sağlığına kavuşturduğunuz ve bunun kıymetini bilen bir hastanın gözündeki memnuniyet ve minnet tüm bunlara değiyor ve doktorluğun dünyanın her yerinde dilini de bilmeseniz yapabileceğiniz en kutsal ve sizi manevi tatmine ulaştıracak en güzel meslek olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

A post shared by Op. Dr. Banu ÇİFTÇİ (@dr.banuciftci) on

Dünya sizin gibi iyi insanlar sayesinde güzel, ellerinize sağlık hocam! 🙏

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
irem-ozgumus

Kalbinin güzelliği yüzüne yansımış resmen, ne güzel,ne iyi kadınsın sen !

ozturk-sadri-alisik

dünyaya fazlasın hanım abla, iyileri çabuk harcarlar aman Allah korusun

rouje

Çok mutlu oldum umarım aynı seviyeye ulaşabilirim:)

ramsey_bolton

işte... tüğ diken. göz pınar. idealizm uzmanlık.

eexorcist

kadın tam bir melek gülmeyen fotosu çok az yetişemediği yer yok ayrıca iyi şoför :)))))) nadir bulunan özellik

Başlıklar

2016InstagramTRTTürk KızılayıYoutubeannehamilelik
Görüş Bildir