Aptal Yerine Koyuluyoruz! Süpermarketlerin Psikolojimizle Oynayarak Daha Fazla Satın Almaya Zorladığı Hileleri

82PAYLAŞIM

Demek öyle... Artık bizi almak istemediğimiz şeyleri satın almamız için aptal yerine koyamazlar.

Atıklarımız... Ayrı bir gezegeni kaplayacak kadar atık yaratıyoruz.

Salgın sürecini boş verin, alışverişlerimizin bile büyük bir kısmı doğrudan atığa dönüşüyor. Aldıklarımıza olan ilgimiz hızlıca kaybolduğu için kullanmadan yıllarca bekleyen bir çekmece dolusu kıyafet, dolapların arkasına istiflediğimiz aletler... 

Peki, bunları bile bile neden ihtiyacımız olmayan şeyleri almaya devam ediyoruz? Çünkü bir oyuna geliyoruz biz. Bu oyunu bozmazsak cüzdanımız boşalırken evimiz bir atık deposu olacak.

Kıtlıkta değilsek ihtiyacımızdan fazlasını almayı istemeyiz. Değil mi?

O halde bu içerikte bir süpermarketteki davranışlarımızı nasıl yönlendirdiklerini anlayalım. Hiç öyle gizlemeden, bizim daha fazla ürün satın almamızı teşvik edici bazı uygulamalar var.

Süpermarkete adımınızı attığınız anla başlayalım.

Bir marketin girişinde neler olur? Öncelikle renkli, cıvıl cıvıl ambalajlı ürünler ve oraya has, bizi içeride bulunmaya teşvik eden bir koku. Süpermarket gezmekten keyif alanlar bilir, içeride kendinizi mutlu hissetmenizi sağlayacak detaylardır bunlar. Burada olmanın sağlık sunduğunu düşündürecek biçimde meyve, sebze ve doğal ürünler karşılar sizi.

Dünyada taze ekmek kokusundan etkilenmeyen iki kişi var, biri hiç yaşamadı, öteki de zaten onun arkadaşı.

Fırınlar giriş kısmına, sizin izleyeceğiniz yolun üzerine koyulur. Bu sizin oradan ekmek, kurabiye, kek alacağınız anlamına gelmese de soluduğunuz kokular açlığınızı hatırlatır, aç değilseniz de bir şeyler tüketmeniz gerekliliğini düşündürür. Böylece yanından geçip gittiğiniz fırın, şimdiden alışveriş yapmanızı garantiler.

Bir evin temel ihtiyaçlarının derli toplu bulunduğu hiçbir market yoktur...

Sütün olduğu yerde ekmek olmaz, unla tuz ayrı yerdedir ve bunlar sadece ayrı yerlerde değillerdir. Bir de aralarında en az birkaç reyon vardır ki siz sürekli gezinirsiniz, daha fazla vakit geçirerek hedeflendiğiniz reklamlarla karşılaşırsınız. On tanesinden biri sizi yakalasa, ihtiyacınız olmayan o şeyi alıp ilerlersiniz.

Sakin sakin, ağır ağır çalan bir müzikle alışveriş etmek...

Birçok mağazada kullanılan bir tekniktir bu, müzik ne kadar yavaşsa orada bulunduğunuz süre de o kadar uzar. 40 yıl önce yapılan çalışma da bunu destekliyordu, sakin müzikler çalan bir mağazadaki satışlar neredeyse yarı yarıya artıyor, insanlar daha fazla zaman geçiriyor. 

Bir sonraki market alışverişinizde, çalan müziğe kulak kesilin. Bir de, etrafta hiç saat görmeyeceğinizi hatırlatalım. Zaman algınızla kolayca oynanmış oluyor böylece.

Markette neden tüm fiyatlar .99 ile bitiyor? Bu tespitten sıkıldınız muhtemelen ancak durun bir dakika.

Genel görüşün aksine 10 liralık bir ürüne 9.99 etiket basmak onu daha ucuz olarak kodlamamıza yaramıyor. Hatırlamanızı kolaylaştırıyor, çünkü daha karmaşık bir sayı biçimi gördüğünüz için üzerine düşünmeye daha fazla vakit harcıyorsunuz, nihayetinde 10 lira yazan bir üründen daha fazla aklınızda kalıyor.

Marketi şöyle bir turladıktan sonra başına gelip o ürünü alıyorsunuz tabii...

Eh, marketlerde kullandığımız alışveriş arabalarının boyutuna da bir sonrakinde dikkat edersiniz.

Çünkü alışveriş arabamız büyüdükçe bizim de alım miktarımız, en azından "almamız gerektiğini düşündüğümüz miktar" yarı yarıya artıyor. 

Alayım, sonra da kullanılır bu...

diyerek alınan şeyler unutuluyor, ihtiyacımızın olmadığı ve olmayacağı şeyleri alarak hem kendi bütçemizde bir delik açıyoruz hem de israfı arttırarak dünyaya olan sorumluluklarımızı hızlıca unutuyoruz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
65tentavsan

Yerel bir market ;bulunmayan bir ürünü yarı fiyatına etiketliyor.etiketin bulunduğu reyonda muadili ürünleri gerçek hatta üzerinde değerlerle satıyor.Böylece yekünde anlamıyoruz(satış fişine bakmazsak)

birinci-tekil-birey

Fark etmez. Para olmadığı için yarısı zaten kasada kalır. Yaşasın bakkal :)

ysmncnrr

Aç karnına alışveriş yapmayın, insan almayacağı şeyleri bile alıp mutfağın köşesine koyuyor sonra

burakks

girdiğim hiç bir süpermarketin fırın reyonu girişte değildi.

_oishii_

listemi yapar markete öyle giderim bir kaç tanesini dolaşırım hatta. öyle ki bazen ihtiyacım olan ama listeye yazmadığım şeyleri bile almadan dönerim çünkü listedekilerden başka hiç bir şeye odaklanamıyorum otomatik olarak

Görüş Bildir