Antik Çağ’da Bilimin Kalbiydi, Yanmasıyla Bir Gecede Cahil Bırakıldık: 13 Maddede Bilim Tarihine Yön Veren İskenderiye Kütüphanesi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Bir kütüphane düşünün; bu kütüphanede ve ona bağlı olan müzede dönemin bilinen tüm hayvanları ve bitkilerinin bir örneği olsun, içerisinde farklı bilim dallarına ait okullar bulunsun, rasathane ve botanik bahçesine ev sahipliği yapsın… 

Bilimin gelişmesine çok önemli katkılarda bulunarak tarihe yön veren İskenderiye Kütüphanesi’ni anlatıyoruz, toplaşın!

1. Doğu efsanelerinin neredeyse hepsinde adı geçen ve o dönem bilinen dünyanın yarısını 13 yılda fethettiği söylenen Büyük İskender, M.Ö. 332 yılında girdiği Mısır’da İskenderiye şehrini kurdu.

Mısır’ın ikinci büyük kenti ve en önemli limanı olan İskenderiye’de nüfus hızla arttı; önemli ticaret merkezlerinden birine dönüşen kent son derece modern bir şekilde gelişti.

2. Akdeniz’de başlayan bu güçlü dönem, Büyük İskender’in ölümünün ardından şekil değiştirdi; yönetimi ele geçiren Ptolemaios I. Soter kütüphane ve müze kurarak İskenderiye’yi bir bilim kenti haline getirdi.

Akdeniz’in kalbi olan Mısır’da kurulan bu kentte matematiğin, fiziğin, tıbbın ve astronominin ilk adımları atıldı. Büyük İskender’in aksine sınırları genişletmek gibi bir hedefi olmayan Ptolemaios I. Soter, geleneklere ve dine sadık kalarak halkın takdirini kazandı.

3. Girişinde “Bilim bizi tanrıların gazabından kurtarır” yazan kütüphane, Antik Çağ’ın en büyük koleksiyonuna sahipti; yaklaşık dokuz yüz bin el yazmasına sahip olduğu düşünülüyordu.

Geniş bir çalışan kadrosunun yer aldığı söylenen İskenderiye Kütüphanesi’nde eserler papirüslere yazılıyor ve rulo şeklinde saklanıyordu. Yayınevi görevi gördüğü de rivayet edilen bu bilim merkezinde pek çok medeniyete ait el yazması eserler hazırlandı.

4. O dönemde bilinen tüm hayvanların ve bitkilerin birer örneğinin bulunduğu bu bilim merkezinde rasathane ve botanik bahçesi bulunuyordu; farklı bilim dallarının öğretildiği evler yer alıyordu.

Kompleks bir yapı olan kütüphane ve ona bağlı müze İskenderiye’yi bir cazibe merkezi haline getirdi elbette. Helenistik kültürün temellerinin atıldığı İskenderiye gerek coğrafi konumu gerekse bu kütüphane sayesinde dönemin en ünlü bilim insanlarına ev sahipliği yaptı.

5. Suyun kaldırma kuvvetini keşfeden Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis Arşimet İskenderiye Kütüphanesi’nde mekanik okulunu kurdu.

Farklı branşlardan pek çok bilim insanına ev sahipliği yapan bu komplekste, Arşimet su çekmeye yarayan ve içinde helezon şeklinde silindirler bulunan bir alet olan ‘Arşimet burgusu’nu buldu. Gök cisimlerini resmetmek için gök küreler inşa ettiği rivayet edilen Arşimet, matematik dehası olarak görülüyordu.

6. Her ne kadar onunla başlamasa da geometrinin babası olarak anılan ve İskenderiye’de dünyaya gelen Öklid, kralın isteğiyle en büyük matematik okulunu burada kurdu.

Geometri eğitiminin temellerini oluşturan Stoikheia eserini yazan Öklid, burada pek çok bilim insanı yetiştirdi.

Bu okulun değerli bilim insanlarından biri de Apollonios’tu. Elips ve parabolleri inceleyen ve irrasyonel sayılarla ilgilenen Apollonios, özellikle ay üzerinde çalışmalar yaptı.

7. Farklı branşlardan pek çok bilim evinin yer aldığı İskenderiye, başta Herofilos olmak üzere tıp alanındaki pek çok isme de ev sahipliği yaptı.

Pratisyen hekim ve hoca olarak büyük ün kazanan Herofilos kadavra incelemelerinin yanı sıra beyin ve sinir sistemi üzerinde çalıştı. 

Herofilos’un yanı sıra, şüpheli ölümlerin ardından ölüm nedeninin bulunabilmesi için otopsi yapılması gerektiğini öne süren ve solunum sistemi üzerine araştırmalar yapan Erasistratos da İskenderiye Kütüphanesi’nin önemli isimlerinden biri oldu.

8. Astronomi çalışmalarının da merkezi olan İskenderiye Kütüphanesi’nde Eratosthenes, Batlamyus, Hipparkos gibi pek çok gözlemci eğitim verdi.

Eratosthenes güneş üzerine çalışmalar yaptı; astronomi okulunun önemli temsilcilerinden biri olan Batlamyus optik üzerine incelemelerde bulundu; Hipparkos da değerli gözlemlerle yer aldı.

9. Mekanik okulunda yol uzunluğunu ölçmeye yarayan odometre ve yer ölçümü için kullanılan dioptra gibi aletler bulundu.

İskenderiye Kütüphanesi, içerisinde gerçekleşen bu keşifler ve yer alan bilim insanları sayesinde her dönem farklı grupları ağırladı ve dışarıdan gelen bu insanlara eğitimler verdi.

10. Antik Çağ’ın bilim merkezi olan ve pek çok keşfe ev sahipliği yapan İskenderiye Kütüphanesi hala bilinmeyen bir sebeple yandı ve el yazmalarının neredeyse tamamı acı bir şekilde küle döndü.

Kütüphanenin yakılmasına ilişkin pek çok iddia bulunuyor. Bu iddialar da din ve iktidar savaşı olarak ikiye ayrılıyor:

11. En bilinen iddiaya göre, M.Ö. 47 yılında Sezar’ın Mısır’ı kuşattığı sırada kütüphane zarar gördü ve eserlerin birçoğu yok oldu.

Bunun bilinçli bir yıkım değil de yangın olduğu iddiası bulunsa da, kalan eserlerin şehir hamamlarında yakıldığının rivayet edilmesi ilginçtir.

12. Bir diğer iddia da tabii ki din kaynaklı: İskenderiye Kütüphanesi antik pagan tapınaklarının ve yapılarının imhası sırasında Hıristiyanlar tarafından yakıldı.

Batılı bilim insanları tarafından reddedilse de din kaynaklı diğer iddialar şöyle:

  • Halife Ömer, “Bu kitaplardaki bilgiler Kuran’a aykırı ise haramdır, Kuran’da yazanlarla aynıysa gereksizdir” dedi ve Amr bin As’a emir vererek kütüphaneyi yaktırdı.

  • Kuran’da bulunan bilgilerin başka bir kitapta yer alamayacağını düşünen Selahaddin Eyyubi, pek çok konuda daha geniş kaynakların yer aldığını görünce kütüphaneyi yaktırdı.

13. Amerikalı gökbilimci ve astrobiyolog Carl Sagan’ın “Zamanda geri gidebilseydik, ilk gideceğim yer burası olurdu” dediği İskenderiye Kütüphanesi’nin yerine 2002 yılında Yeni İskenderiye Kütüphanesi kuruldu.

Eskisine benzer şekilde inşa edilse de, yok olan el yazmaları bir daha geri gelmeyeceği için yok olan bu kültürel mirasın ardından ağlayabiliriz!

Sizce İskenderiye Kütüphanesi bir şekilde yok olmasaydı, o bilgilerle bugün neler yapıyor olabilirdik?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
onedio06

Ağzınızdaki baklayı son cümlede çıkarmışsınız.Allahsız lar ispanyanın endülüs katliamını demezsiniz .bugünkü tıp bilim islama karşı sunduğunuz herşeyi bulan müslüman diyarı endülüs katliamı. adamlar kendileri söylüyor endülüsü yaktık 3 kitap unutulmuş onlarla rönesansı yaptık bugüne geldik yazık ettik memlekete diye.hülagü hana ata dersiniz bağdat kütüphabesini yaktırıp tozlarından sarayına harç yapınca ses etmezsiniz çünkü öldürülen müslüman.boşluğa düşmüş saçma sapan çırpınışlar yapıyorsunuz ama bir avuç toprak hepimizi doyurduğunda pişmanlık fayda vermeyecek

Gizli Kullanıcı

Aslında degisen prk bir sey yok sadece yöntemler farklilasti antik cağın yobazlığı genetiksel olarak hala devam ediyor Kitap sansürleri kitapevini yakmaya kalkanlar okadar zaman icinre bu toplum için pekde bir sey degismedi

Gizli Kullanıcı

https://onedio.com/haber/kirsehir-deki-gul-kitapevi-ni-boyle-yagmalayip-atese-vermisler-608133?utm_source=amp&utm_medium=google&utm_campaign=click_comments#user-reactions

chn-metin

Organik hoşaf yapardık biz yine. Bir sikim değişmezdi.

ejderbicim

Bilim ve din çakıştığı zaman

gozluklu-jedi

almanya da bir müze de doğu roma imparatoru 1. jüstinye nin kütüphanenin yokedilmesi emrini içeren bir fermanı var. sebep de alakasız bi şekil de o devirde ki hristiyanlar arasın da ki meshep savaşlarına sebebiyet verdiği inancı. Bu yazmalar islemiyet devrinw kadar yaşansaydı. Benim tahminim korunurdu. Bundan sonraki bu tarz en büyük kayıp Moğol Hakanı Hülagü tarafından o zaman ki halifeliğin merkezi Bağdatı aldığın da yaktığı Abbasilerin yüzlerce yıl topladığı eserlerdir. İslamiyetin bilim ve felsefe yönünden gerilemesinin 2 büyük sebebinden biri bu diğeri Imam Gazali nin felsefenin ölümü adlı kitabı olduğu iddia edilir.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBilimMısırYunanistan
Görüş Bildir